YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7739
KARAR NO : 2022/13470
KARAR TARİHİ : 01.11.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
No :
Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı … iş yerinde 18/07/2017 tarihinde ve 07/11/2017 tarihinde olmak üzere 2 kez iş kazası geçirdiğini ileri sürerek 18/07/2017 tarihli ilk iş kazasından dolayı , 100,00 TL tedavi gideri, 100,00 TL ulaşım ve ortopedik malzeme gideri, 610,34 TL iş göremezlik tazminatı ve 20.000,00 TL manevi tazminatın, 07/11/2017 tarihli ikinci iş kazasından dolayı 100,00 TL tedavi gideri, 100,00 TL ulaşım ve ortopedik malzeme gideri, 89.098,08 TL iş göremezlik tazminatı, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince 18/07/2017 tarihli ilk iş kazasına ilişkin olarak 410,34 TL iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat, 5.000,00 TL manevi tazminat ile 07/11/2017 tarihli ikinci iş kazasına ilişkin olarak 88.898,08 TL iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, her iki kazada da müvekkilinin bir kusuru olmadığını, kazaların davacı kusurundan kaynaklandığını, davacının kalender makinesi kapalı vaziyette iken işlemleri gerçekleştirmesi gerektiğini bilmesine ve bu hususta her türlü eğitimi almasına rağmen, kendi sağlığını ve güvenliğini riske atacak şekilde ve işverenin talimatına aykırı surette çalışmasını sürdürdüğünü, müvekkili şirket tarafından davacıya iş sağlığı ve güvenliği talimatları uyarınca gerekli tüm koruyucu ekipmanların teslim edildiğini, davacı kendisine teslim edilen koruyucu iş eldivenini kullansaydı iş kazasının meydana gelmeyeceğini, davacıya izafe edilen %20 oranındaki kusurun az olduğunu, davacı işçinin dikkatsizliği ve tedbirsizliğinin çok kısa bir süre içinde iki kez iş kazası geçirmesinden de anlaşıldığını, müvekkili yönünden illiyet bağı bulunmaması ve kaçınılmazlık söz konusu olmasından dolayı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur oranının belirlenmesinin teknik değil hukuki bir konu olması nedeniyle doğrudan mahkeme tarafından tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının bilirkişi tarafından tespit edilmesi nedeniyle kararın bozulması gerektiğini, dosya kapsamında alınan tek kusur bilirkişi raporunun, 25/12/2019 tarihli ve makine mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor olduğunu, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında hükme esas alındığı bildirilen raporun hangi tarihli olduğu ve kim tarafından tanzim edildiğinin dahi hatalı surette belirtildiğini, kusur raporunu tanzim eden bilirkişinin İş Sağlığı ve İş Güvenliği alanında uzman olmadığını, maluliyet oranı kesinleşmediğini, … kurumu ilgili ihtisas dairesinden maluliyet oranının tespitine dair rapor alınması gerektiğini, davacının maluliyetten kaynaklı bir kazanç kaybı bulunmadığını, tam tersine davacının aldığı ücret arttığı için bir kaybı olmadığını, manevi tazminatların fazla takdir edildiğini ileri sürmüştür.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosya kapsamından, ilk derece mahkemesince bir adet kusur raporu alındığı, hükme esas alınan 25/12/2019 tarihli bu bilirkişi kusur raporunun makine mühendisi iş güvenliği uzmanı tarafından düzenlendiği, raporda her iki iş kazası yönünden değerlendirme yapılarak her iki iş kazasında da davacının %20, davalının %80 oranında kusurlu oldukları yönünde görüş bildirildiği, davacının sürekli iş göremezlik oranının hem kurum sağlık kurulu hem de Yüksek Sağlık Kurulu tarafından değerlendirildiği, her ikisinde de davacının sürekli iş göremezlik oranının 18/07/2017 tarihli ilk iş kazasından dolayı %0, 07/11/2017 tarihli ikinci iş kazasından dolayı %10,20 olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
… Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Diğer yandan, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir.
5510 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde İş kazasının 4 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 nci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği bildirilmiştir.
5510 sayılı Yasa’nın 18 nci maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19 ncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı; iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir.
5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesine göre “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar … Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme … Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Öte yandan; iş kazalarında olay, İş Hukuku ve … ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş aktinden doğan işçiyi gözetme ( koruma ) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur.
İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.
Somut olayda, davalının aşamalarda Kurum Sağlık Kurulu ve Yüksek Sağlık Kurulu tarafından belirlenen sürekli iş göremezlik oranlarına itirazları bulunduğu dikkate alınmadan yukarıda açıklanan prosedür iştilmeksizin sonuca gidilmesi hatalı olduğu gibi davacının iş kazalarını geçirdiği iş kolunda uzmanlığı bulunmayan tek makine mühendisi iş güvenliği uzmanı tarafından düzenlenmiş bilirkişi kusur raporunun hükme esas alınması isabetsizdir.
İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş, tekstil mühendisi ve makine mühendislerinden oluşacak üç kişilik bilirkişi heyetinden hükme esas alınan kusur raporunu ve Kurum tarafından yapılan tahkikat sonucunda düzenlenen inceleme raporunu irdeleyen ve her iki iş kazası olayını ayrı ayrı değerlendiren yeni bir kusur raporu almak, Kurum Sağlık Kurulu ve Yüksek Sağlık Kurulu tarafından sürekli iş göremezlik oranı konusunda halihazırda raporlar düzenlenmiş olduğunu gözeterek davacının geçirdiği yargılamaya konu 18/07/2017 tarihli ve 07/11/2017 tarihli iş kazalarına ilişkin tüm tıbbi evraklar temin edildikten sonra … Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden sürekli iş göremezlik oranlarının her iki iş kazası yönünden ayrı ayrı tespiti noktasında rapor almak, … Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden alınacak raporla mevcut raporlar arasında çelişki oluşması halinde ise; raporlar arasındaki çelişkiyi … Kurulu’ndan rapor almak suretiyle gidermek, usuli kazanılmış hakları ve yeni bir bilirkişi hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde hükme esas hesap raporunun bilinen(iskontolu)/bilinmeyen(iskontosuz) dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmemesi gerektiğini de dikkate alarak çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, … Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi‘nin davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.