Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/7752 E. 2021/15635 K. 08.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7752
KARAR NO : 2021/15635
KARAR TARİHİ : 08.12.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı …Ş. vekilinin tüm, davacı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu, 6183 sayılı Kanunun 35. mükerrer 35. mülga 506 sayılı Kanunun 80. ve bazı maddeleri dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 88. maddesinde düzenlenmiştir.
506 sayılı Kanunun 80/12. maddesi, “sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” hükmünü öngörmüş, 5510 sayılı Kanunun 88/20. maddesi de bazı farklar dışında anılan maddeye paralel düzenleme getirmiş olup, “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” hükmünü öngörmüştür.
Eldeki davada, Dairemizin 17.03.2021 tarih ve E.2019/6236, K.2021/3556 sayılı geri çevirme kararı ile davaya konu ödeme emirlerindeki damga vergisi borçlarının ait olduğu dönem itibariyle davacı …’ın şirket yetkilisi olup olmadığına ilişkin davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarının celbi istenilmiş, … Ticaret Sicil Müdürlüğü, … Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden ilgili hususun sorulması gerektiğini belirtmiş ise de söz konusu eksikliğin tamamlanmadığı, diğer taraftan davacıların, … Şeker Fabrikası’nda çalışan bir kısım işçilerin itibari hizmet sürelerinin tespitine ilişkin açtıkları davalar sonucu tahakkuk ettirilen damga vergisine ilişkin ödeme emrinin iptalini talep ettiği eldeki davada, Mahkemece, davacılardan …’ın şirket yetkilisi olup olmadığına dair araştırma yapılmaksızın karar verilmiş olup yapılan araştırmanın hüküm tesis etmeye elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılması gereken iş, ödeme emrinin ilişkin olduğu 2005/4-2006/8, 2007/4-6, 2008/5,6 ve 11. aylarına ilişkin dönemlerde davacı …’in davacı şirketteki konumu Ticaret Sicil kayıtlarından araştırılarak müştereken ve müteselsilen sorumluluğu olup olmadığı araştırılıp belirlenerek talebi hakkında karar verilmesi gerekirken bu konuda yeterli araştırma yapılamadan hüküm tesisi bozmayı gerektirmektedir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı … vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgili Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.’den alınmasına, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.