Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/7924 E. 2022/12242 K. 11.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7924
KARAR NO : 2022/12242
KARAR TARİHİ : 11.10.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
No :

İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; ilk derece mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı … Ltd. Şti. tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı … Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11.10.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı … Ltd. Şti. adına şirket yetkilisi …………………… ile davacı asil … ve adına Av. … geldiler. Diğer davalı adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
I-İSTEM
Davacı 02/03/2018 tarihinde asıl dava dosyasını açarak 2016 yılında meydana gelen kazadan dolayı 1.000,00 TL maddi, 2017 tarihinde meydana gelen kazadan dolayı 750.995,91 TL maddi tazminat, aynı davalılara karşı 29/04/2019 tarihinde birleşen davayı açarak 2017 tarihli kazadan dolayı 100.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.

II-CEVAP
Davalılar davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince asıl dava dosyası yönünden 2017 tarihli kazadan kaynaklanan maddi tazminat talebinin davacının talebiyle bağlı kalınarak kabulüne, fazlaya ilişkin maddi istemlerinin vaki feragat nedeniyle reddine, bileşen dava dosyasında 2017 tarihli kazadan dolayı davacı lehine 95.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı … Ltd. Şti. tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı … Ltd. Şti. temyiz dilekçesinde özetle, vincin kenderilerine teslim edilmesinden önce kazanın meydana geldiğini, mahkemece kusur yönünden yaptırılan bilirkişi incelemesi sırasında olay tanığı olarak bildirilen vinç operatörü …’in ifadesi göz önüne alınmak ve bu ifadeye itibar etmek suretiyle değerlendirme yapıldığını, …’ün ifadesine göre kendilerinin meydana gelen iş kazasında kusurlu olduklarının kabul edildiğini, dava dosyasına ibraz edilen …’e ait ses kayıtlarına göre meydana gelen iş kazasında kendilerinin hiç bir kusurlarının bulunmadığını, …’ün huzurda verdiği ifadesinde ise bu ifadenin aksine iş kazasının meydana gelmesinde kendilerinin kusurlu olduğunu beyan etmek suretiyle çelişkili beyanlarda bulunduğunu, hatalı kusur raporuna göre düzenlenen hesap raporunun da hatalı olduğunu, davacının % 67,00 oranında malul olduğu ileri sürülmesine karşılık davacının aynı şekilde 05.03.2016 tarihinde meydana gelen iş kazasında sağ kolu, kalçası ve omurgasının kırılarak ağır şekilde yaralandığını, kolunun kırılması nedeniyle yapılan ameliyatta koluna 10 adet vida ve platin takıldığını bildirmesine karşılık bu kaza ile ilgili doktor raporunun dosyada bulunmadığını, bu kaza nedeniyle maluliyet durumu olup olmadığının açıkça tespit edilmesi gerektiğini, … Bakanlığı işçilik rayiçlerine göre hesaplanan 608.950.75 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken gerçeklere aykırı olarak davacının iddia ettiği ücret üzerinden yapılan hesaplamaya itibar etmek suretiyle hiç bir gerekçe gösterilmeden 794.987.75TL esas alınmak suretiyle maddi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, manevi tazminatın fazla olduğunu, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiş olmasına göre Avukatlık ücret tarifesine aykırı olarak hükmedilen vekalet ücreti kararının da usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosya kapsamından Kurum sağlık kurulu tarafından davacının 2016 tarihli ilk kazadan kaynaklanan sürekli iş göremezlik oranının %0(sıfır), 2017 tarihli ikinci kazadan kaynaklanan sürekli iş göremezlik oranının %67,00 olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır.
… Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Diğer yandan, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir.
5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesine göre “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar … Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme … Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda, davalının aşamalarda Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilen sürekli iş göremezlik oranına itiraz ettiği, buna karşılık ilk derece mahkemesince yukarıda açıklanan prosedürün işletilmediği, davalının aynı hususu istinaf kanun yoluna taşımasına karşın bölge adliye mahkemesince bu istinaf nedeni konusunda bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmış olup, söz konusu hüküm, bu yönleri ile usul ve yasaya aykırıdır.
İlk derece mahkemesince yapılacak iş, davacının 2016 ve 2017 yıllarında geçirmiş olduğu iki farklı iş kazasına ilişkin tüm tıbbi evraklar temin edildikten sonra, davalı … Ltd. Şti.‘nin Kurum Sağlık Kurulu kararına itirazı dikkate alınarak sırasıyla … Kurumu Yüksek Sağlık Kurulu’ndan ve … Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden rapor alınarak farklı tarihlerde gerçekleşen her iki iş kazası yönünden sürekli iş göremezlik oranlarının ayrı ayrı tespit edilmesi, 2016 tarihli ilk kazadan kaynaklanan sürekli iş göremezlik oranının %0(sıfır)‘ın üzerinde tespit edilmesi halinde bunun ikinci kazadan dolayı oluşan sürekli iş göremezlik oranına bir etkisinin olup olmadığı, etkisi var ise derecesinin tespit edilmesi, mevcut raporlar arasında çelişki oluşması halinde ise; raporlar arasındaki çelişkinin … Kurumu İkinci Üst Kurulu’ndan rapor alınmak suretiyle giderilmesinin ardından, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde hükme esas alınan bilirkişi hesap raporundaki bilinen(iskontosuz), bilinmeyen(iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin aynen kullanılması ve değiştirilmemesi gerektiğini dikkate almak ve yine usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle bir karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı … Ltd. Şti.‘nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, … Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalı … Ltd. Şti.‘ne iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, davalı avukatı yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, 11/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.