YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8075
KARAR NO : 2022/14185
KARAR TARİHİ : 15.11.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
No :
Dava, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekillerinin istinafa başvurması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesince istinaf istemlerinin esastan reddine dair karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesince verilen karar davalılardan … San. ve Tic. Ltd. Şti vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I- İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 21.08.2015 tarihli iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 40.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
II- CEVAP:
Davalı … San. ve Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının asgari ücretle çalıştığını, olayda müvekkilinin kusuru bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; “Tespit edilen kusur ve maluliyet oranları doğrultusunda, davacının karşılanmayan zararlarının belirlenmesi ile ilgili olarak hesap bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. Bilirkişi … … tarafından teknik ve detaylı düzenlenen 23/11/2019 UYAP havale tarihli bilirkişi raporuna göre; %30,2 davacı maluliyeti ve teselsül hükümleri gereği %90 davalılar kusuruna göre yapılan hesaplamada, rücuya tabi geçici ilk PSD ile iş göremezlik ödemesinin mahsubu ile davacının nihai toplam maddi zararının 270.661,43-TL olduğu hesaplanmış ve taleple bağlı kalınarak 40.000,00 TL maddi tazminatın (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) iş kazası tarihi olan 21/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
Bölge Adliye Mahkemesince özetle “1-Davalılarca yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince Esastan Reddine,
2-İstinaf nedeniyle alınması gereken 2.732,40 TL nispi harçtan peşin alınan 683,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.049,30 TL harcın istinaf eden davalı … Ltd. Şti. taraftan tahsil edilerek hazineye irad kaydına,
3-İstinaf nedeniyle alınması gereken 2.732,40 TL nispi harçtan peşin alınan 684,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.048,40 TL harcın istinaf eden davalı … taraftan tahsil edilerek hazineye irad kaydına,,” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı … San. Ve Tic. Ltd. Şti vekili temyiz dilekçesinde özetle: İş sağlığı ve güvenliği kapsamında gerekli önlemlerin alındığını, olayın meydana geliş şekli nazara alındığında kazanın müvekkili sorumluluğunu doğuracak bir şekilde meydana gelmediğini, kazaya sebebiyet veren halin asansörün gerekli bakımlarının yapılmasının ihmal edilmiş olmasından kaynaklandığını, asansörün bakım ve kontrollerinin bina sahibi ve kiracılar tarafından yaptırılmamış olduğunun bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, halatların değiştirilmesi gerektiğini bilen mülk sahibinin gerekli önlemleri almadığını ve asansör kullanımını devre dışı bırakmadığını, kaza ile arasındaki illiyet bağı 3.kişinin ağır kusuru nedeniyle kesildiğini, ayrıca işçinin tazminata esas alınan ücretinin de yanlış belirlendiğini, işçinin müvekkil şirkette paketleme bölümünde vasıfsız eleman olarak çalışmaya başladığını, aynı zamanda işçinin kaza tarihinde 18 yaşında olup işe başlayalı 22 gün olduğunu, alacağı ücretin asgari ücretin üzerinde tespitinin hayatının olağan akışına aykırı olduğunu, hesaplamaya esas alınması gereken işçi ücretinin, asgari ücret olup tazminat hesaplamasının hatalı yapıldığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenleriyle, kanunun açık hükmüne aykırı görülen sebeplere göre, davalılardan … San. Ve Tic. Ltd. Şti vekillinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- 6100 sayılı HMK nun “yargılama giderlerinin kapsamı” başlığını taşıyan 323. maddesinde yargılama giderlerinin hangi kalemleri kapsadığı tek tek sayılmış, bu madde içerisinde “Başvurma , karar ve ilam harçları yargılama gideri” kapsamında belirtilmiş, “yargılama giderlerinden sorumluluk” başlığını taşıyan 326. maddede “kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerinin, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebileceği” , “yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlığını taşıyan 332. maddesinde ise; “yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği, yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümün hüküm altında gösterileceği,” hüküm altına alınmıştır.
492 sayılı Harçlar Kanunun 15. Maddesinde “Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev’i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır.” 16/1- 1.cümlesinde “Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır.” 28/1-a maddesinde “Karar ve İlam Harcı” düzenlenmiş olup “Karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Şu kadar ki, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan harcın oranı yirmide bir olarak uygulanır. Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez.” Hükümleri yer almaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 14.01.2010 tarihli ve E. 2009/27, K. 2010/9 sayılı Kararında da belirtildiği üzere “Harç, idarece yapılan bir hizmetten yararlananlardan bu hizmet dolayısıyla alınan para, diğer bir deyimle verginin özel ve ayrık bir türüdür. Bu nedenle diğer harçlarda olduğu gibi, yargı harçlarında da kural; harcın, davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını isteyen kişi tarafından ödenmesidir. Ancak yargı yoluna başvurmak, başvuran kişiye bir harç yükümlülüğü yüklediği gibi, başvuranın haklı çıkması halinde bu yükümlülük yer değiştirmekte ve davada haksız çıkan tarafa yükletilmektedir. Bu nedenle nispi harca tabi davalarda, yargılama sonunda ödenecek harç miktarıyla birlikte, harcın gerçek sorumlusu da mahkeme kararıyla belirlenmektedir.”
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda, davacının davalılardan tazminat istemi hususunda teselsül hükümlerine dayanarak tahsil talebinde bulunduğu, ilk derece mahkemesince verilen kararda da bu husus gözetilerek davalıların tazminat alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına hükmedildiği, bu cümleden olarak hüküm ferileri hakkında da kararın niteliğine uygun olarak davalıların müteselsil sorumluluğuna hükmedildiği, böylece Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda da istinaf başvurusu reddolan davalıların tek bir karar ve ilam harcından müteselsilen sorumluluklarına hükmedilmesi gerekirken; davalıların her birinin aynı miktardaki istinaf karar ve ilam harcından ayrı ayrı sorumluluklarına hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, temyiz eden davalılardan … San. Ve Tic. Ltd. Şti vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları ile HMK 369.maddesi kapsamında kanunun açık hükmüne aykırılıklar da gözetilerek, … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince verilen hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi hükmü bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 18/05/2021 tarih ve 2020/2005 E- 2021/1168 K sayılı kararının “2 ve 3 nolu” bendinin silinerek yerine
“2- Davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş olması nedeniyle alınması gereken nispi 2.732,40 TL nispi harçtan peşin alınan ( … San. ve Tic. Ltd. Şti tarafından yatırılan 683,10 TL ile davalı … taraftan yatırılan 684,00 TL harcın toplamı olan) 1.367,10 TL harcın mahsubuyla 1.365,30 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,” rakam ve sözcükleri yazılmak ve devam eden hüküm fıkralarının bu hüküm fıkrasından sonra gelmek üzere teselsül ettirilmek suretiyle, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine, 15.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.