YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8172
KARAR NO : 2021/15683
KARAR TARİHİ : 09.12.2021
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma kararından sonra davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
11.03.2009 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle açılan bu davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanunun 21. maddesidir.
Eldeki davada mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı işveren İl Özel İdaresi %69, davalı …’in % 1, sigortalı ise %30 kusurlu kabul edilmiştir. Aynı olayla ilgili ceza mahkemesince kesinleşen davada, davalı … asli kusurlu sigortalı ise tali kusurlu bulunmuştur. Ayrıca olayla ilgili iş müfettişi tarafından hazırlanan raporda da, sigortalı %50, dava dışı kamyon şoförü % 25, davalı … % 25 kusurlu bulunurken, işveren ise kusursuz bulunmuştur. Kusur raporlarının, 506 sayılı Yasa, 4857 sayılı Yasanın 77. ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 vd maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 4857 sayılı Yasanın 77. maddesi; “İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar…” düzenlemesini içermektedir. Anılan düzenleme, işçiyi gözetim ödevi ve insan yaşamının üstün değer olarak korunması gereğinden hareketle; salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinilmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemlerin de işveren tarafından alınmasını zorunlu kılmaktadır. İş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar, özellikle kaza mahallinin yeterince aydınlatılıp aydınlatılmadığı ayrıntılı olarak irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır.
Eldeki dava dosyası incelendiğinde bozma gereklerinin yerine getirilmediği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosya içinde bulunan, ceza, tazminat ve özellikle iş müfettiş raporunda belirtilen hususların irdelenmediği, anılan raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmediği gibi, bu raporlarda bulunan farklı kusur oranlarının izahının yapılmadan kusur takdirine gidildiği görülmekle, anılan tüm bu hususlar dikkate alınarak, olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden uygun bir kusur raporu alınarak, raporlar arasındaki çelişkiler giderilerek, sonucuna göre karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
O hâlde, davalılardan … vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 09.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.