YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8195
KARAR NO : 2021/16107
KARAR TARİHİ : 15.12.2021
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi
Dava, davalı …’nin meslek hastalığının olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirkete ait … bulunan fabrikada muhtelif araçlar için tekerlek lastiği üretimi yapıldığını, davalılardan …’nin iş yerinde 1994 yılından itibaren bambury operatörü olarak çalıştığını, davalının sol omuzunda impingment sendromu rahatsızlığı olduğu tanısının konulduğunu, bu rahatsızlığın diğer davalı kurumca meslek hastalığı rahatsızlığı olarak değerlendirildiğini, davalı … tarafından kurum zararlarının tahsili amacıyla Kocaeli 2. İş mahkemesinin 2015/267 Esas sayılı dava dosyasında dava açıldığını ancak davalı …’deki rahatsızlığın bir meslek hastalığı olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, davalının yaptığı iş itibariyle meslek hastalığına yakalanmasının söz konusu olamayacağını, bambury iş bölümünde çalışan işçilerin en fazla 20-25 kg kadar ağırlığı olan kauçuk maddeleri lift kullanarak terazi bandına atmakta ayrıca fortlif ile çalışma yapmakta, nero bölümünde çalışırken de el transpaleti kullanarak malzeme yüklediklerini, bu nedenle davalı … Yedekçinin sol omzundaki rahatsızlığının meslek hastalığı olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; 5521 sayılı Yasanın 7. maddesine ekleme yapıldığını, bu yasa düzenlemeye göre kuruma karşı dava açılmadan önce müracaat edilmesinin zorunlu olduğunu, davanın esas yönden de haksız olduğunu, diğer davalı … ‘nin sağlık problemleri nedeniyle hastahanede tedavi gördüğünü, kendisinde bulunan rahatsızlığın meslek hastalığından kaynaklı olabileceği şüphesi üzerine … Meslek Hastalıkları hastahanesine başvurduğunu ve burada yapılan tetkik ve tedaviler sonucunda meslek hastalığı olduğu kanısına varıldığını, bunun üzerine kurum kurul raporu ile maluliyet oranının tespit edildiğini, kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, kurumun bu işlemlerine karşı itiraz edebileceğini, itiraz edilmesi halinde Yüksek Sağlık Kurulu’ndan rapor alınacağını, ancak bu doğrultuda bir itiraz gelmediğini, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili …’ nin davalıya ait iş yerinde 1994 yılında çalışmaya başladığını, 2002 yılına kadar üretim makinasında üretim operatörü olarak çalıştığını, daha sonra …. ( hammadde karışım) bölümünde makina operatörü olarak çalışmasını sürdürdüğünü, davacının lastik imalatı kısmında makinaya 15-30 kg arasında değişen lastik sırtı yüklemesi yaptığını, bu işlemleri yaparken el ve omuz kullanarak çalıştığını, bobinleri elle takıp söktüğünü, her vardiyada 10-12 civarında bobin takıldığını, bambury bölümünde 5 ile 35 kg arasında değişen hammaddelerin yüklenmesi işini yaptığını, malzemelerin yerdeki paletlerden elle alınıp tezgah seviyesine kadar kaldırılarak bantlara konulduğunu, bir vardiyada bir işçi tarafından 150 ile 350 adet arasında malzeme konulduğunu, yine makina arızası durumunda ağırlıkları 10 ile 70 kg arasında değişen karışım hamurlarının kanca ile çekilip makinaya yol verildiğini, dava dilekçesinde kol gücü kullanılarak çalışılmadığı, lift caraskal, transpalet ve forklift kullanıldığının ileri sürüldüğünü, oysa davalıya ait iş yerinde lift ve caraskal gibi kol gücünü kullanmayı azaltacak ekipman, araç ve gereçlerin çok yakın bir tarihte kullanılmaya başlandığını, yakın tarihe kadar kol ve beden gücüne bağlı olarak çalışıldığını, davacıdaki hastalığın mesleki hastalık olduğunu, iş yerinde görülen iş ve iş koşullarının etkisi sonucu davacının bu hastalığa uğradığını, bu nedenle haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece davanın kabulü ile davalı …’nin sol omuz impingment sendromu rahatsızlığının meslek hastalığı olmadığının tespitine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi,”…Dosya bir bütün olarak incelendiğinde her ne kadar … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kurum Sağlık Kurulu’nun 20.01.2015 tarih, 0063 sayılı kararında sol omuzda sıkışma sendromunun mesleki hastalık olduğu belirtilmiş ise de Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi ve Adli Tıp Genel Kurulundan alınan raporlarda, …’nin sol omzundaki rahatsızlığın, çalışma koşullarından kaynaklanabileceği gibi bu hastalığın orta ileri yaşlarda da kendiliğinden ortaya çıkabileceği, meslek hastalığı olup olmadığı ve çalışma koşullarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda mevcut belgelerle bunlar arasında tıbben ayrım yapılamadığı belirtildiğinden, illiyet bağının ortaya konulamaması…” gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine dair karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalılar vekilleri istinaf dilekçe içeriklerini tekrarla kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava dosyasından, 04.04.1994–devam tarihleri arasında davacı şirkete ait işyerinde çalıştığı anlaşılan davalı … hakkında … Meslek Hastalıkları Hastanesince 18.04.2014 tarihli düzenlenen rapor ile “sol omuzda impingment sendromu(opere haliyle)” teşhisi konulduğu,6 ay sonrasına kontrol muayenesi verilmesi nedeniyle kontrol sonucu … Meslek Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 05.12.2014 tarihli raporda da aynı tanı yeniden konduğu raporda ayrıca “ meslekte kazanma gücü kaybı oranı hesaplanması uygundur” kaydı konulmuş, davalı kurumun … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Sağlık Kurulu tarafından alınan 20.01.2015 tarihli kararında ise 18.04.2014 tarihli ve 05.12.2014 tarihli raporlar esas alınarak davalı sigortalı hakkında konulan sol omuzda impingment sendromunun mesleki olduğuna,%13 oranında meslekte kazanma gücü kaybı olduğuna,iç kulakta etkileri mesleki hastalık(maluliyet yoktur)dair karar verildiği,Yüksek Sağlık Kurulunun 27.07.2016 tarih 2016/7010 esas 57/10367 karar sayılı raporunda, sigortalı hakkında … Meslek Hastalıkları Hastanesi’nin 18.04.2014 tarih 828 sayılı sağlık kurulu raporu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre değerlendirildiğinde işitme kaybının mesleki olduğuna, maluliyeti gerekmediğine, sol omuz impingment sendromu mesleki hastalık olduğuna meslekte kazanma gücü kayıp oranının düzeltme kaydıyla, Gr 3 VII 3 15=K 15 sol için 15*0,8=12, E cetveline göre %13,1 olduğuna, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına, kontrol muayenesi gerekmediğine karar verilmiş, Mahkemece Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu heyetinden aldırılan 31.07.2017 tarihli ve 424 karar sayılı raporda, …’nin sol omzundaki rahatsızlığın, çalışma koşullarından kaynaklanabileceği gibi bu hastalığın orta ileri yaşlarda kendiliğinden de ortaya çıkabileceği, ayrıca yaptığı işin dışında herhangi bir eyleminden de kaynaklanabileceği, mevcut belgelerle bunlar arasında tıbben ayrım yapılamadığına karar verilmiş, Adli Tıp İkinci Üst Kurulu’ndan alınan 19/04/2018 tarih 611 karar sayılı raporunda, …’nin sol omzundaki rahatsızlığın, çalışma koşullarından kaynaklanabileceği gibi bu hastalığın orta ileri yaşlarda kendiliğinden de ortaya çıkabileceği, meslek hastalığı olup olmadığı ve çalışma koşullarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda mevcut belgelerle bunlar arasında tıbben ayrım yapılamadığına karar verilmiş olduğu görülmektedir.
Her ne kadar Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu ile Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından yapılan değerlendirmelerde anılan rapor ve değerlendirmeler sıralanmakla birlikte söz konusu tespit ve oranlara katılınmadığının somut tıbbi verilere ve gerekçelere dayandırılmadığı,soyut ve belirsiz ifadelerle bir değerlendirmede bulunulduğu anlaşılmakla bu hususta Adli Tıp 2. Üst Kurulundan yeniden rapor alınmak suretiyle ve belirtilen irdelemeler de yapılarak ilgili rapor ve kararlardaki arazlar tanımlanıp bunların mesleki olup olmadığı ve hangi oranda iş göremezliğe yol açtığı hususu açık ve net bir biçimde belirlenmeli aksi kanaatte bulunulduğu takdirde ise somut gerekçelerle bu hususlar açıklanmak suretiyle, tüm raporları irdeleyen ve çelişkiyi gideren rapor tanzimi sağlanarak, Mahkemece sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.