Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/8302 E. 2022/39 K. 10.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8302
KARAR NO : 2022/39
KARAR TARİHİ : 10.01.2022

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İlk Derece
Mahkemesi : … 3. İş Mahkemesi

Dava, sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.05.1987 tarihi olduğunun tespitini talep etmiştir.
II- CEVAP:
Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
“Davanın kabulüne,
Davacının sigorta başlangıç tarihinin 01/05/1987 olduğunun tespitine” karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“1-Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda belirtilen ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına,
2-Davanın kabulüne,
Davacının dava dışı … işyeri sicil no’lu … işyerinde 01/05/1987 tarihinde günün asgari ücreti ile 1 gün süre ile çalıştığının ancak sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 10/09/1987 olduğunun tespitine” karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili, salt işe giriş bildirgesi verilmesinin çalışmayı tek başına kanıtlayamayacağı, eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiği ve sair gerekçelerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddelerine göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Tanık beyanları değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren, işçi ve işyeriyle ilişkileri düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça bordrolu, komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar da dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Öte yandan 506 sayılı Kanunun 108. maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan davalar ise, aynı Kanunun 79/10 maddesi kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır.
Somut olayda, Kuruma verilen 01.05.1987 işe başlama tarihli işe giriş bildirgesinde davacıya ait sigorta sicil numarasının 16184938 olarak bildirildiği, ancak davacının daha sonraki çalışmalarının … sigorta sicil numarasında geçtiği, işyerinin … sicil numaralı … Un ve İrmik Fabrikası İnşaatı olduğu, … sicil numaralı işverenin 01.05.1987 tarihinde kanun kapsamına alınan … isimli işveren olduğu, tespiti istenen tarihte dönem bordrosunun verilmediği anlaşılmış, dinlenen tanık beyanları hükme esas alınarak eksik araştırma ve incelemeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece öncelikle davacı asil celp edilerek çalışma şekli, işvereni, kimlerle birlikte çalıştığı, çalıştığı tarihte fabrikanın hangi ünitesinin inşaatının yapıldığı sorulmalı, fabrika inşaatını yaptıran kişiler veya bunların işveren temsilcilerinden çalışmasını bilebilecek durumda olanlar varsa bu kişiler de tespit edilmeli, davacının birlikte çalıştığını beyan ettiği kişiler dinlenmeli, aynı işyerinde çalıştığını beyan eden tanık …’ün, aynı işverenden kuruma verilen işe giriş bildirgesi olup olmadığı sorularak beyanlarının doğruluğu denetlenmeli, işe giriş bildirgesinde yazılı olan sigorta sicil numarasının sonrasında davacı tarafından neden kullanılmadığı kurumdan sorulmalı ve çalışma olgusu her türlü şüpheden uzak somut bir şekilde belirlenmelidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/2 maddesi gereği yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.01.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.