YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8336
KARAR NO : 2022/12245
KARAR TARİHİ : 11.10.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
No :
İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; ilk derece mahkemesince ilâmda yazılı nedenlerle davalı … yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacılar ile davalı …. A.Ş. ile davalı … İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı … yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacılar ile davalı …. A.Ş. ile davalı … İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi ve de davalı …. A.Ş. vekili tarafından duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek temyiz istemlerinin süresinde olduğu, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11/10/2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı …. A.Ş. adına Av. … ile davacılar adına Av. … ve davalı … adına Av. … geldiler. Diğer davalılar adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacılar, davacı eş için 98.210,74 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, çocuk Berkay için 10.000,00 TL maddi 15.000,00 TL manevi, diğer çocuklar … için 15.000,00‘er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmişlerdir.
II-CEVAP
Davalılar davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince davalı … yönünden husumet nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden davacı eşin maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı çocuk Berkay’ın maddi tazminat isteminin Kurum ödemeleri ile karşılandığından bahisle reddine, davacı eş lehine 20.000,00 TL, davacı çocuk Berkay lehine 15.000,00 TL, diğer davacı çocuklar lehine 10.000,00‘er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar, davalı …. A.Ş. ve davalı … İnş. San. ve Tic. A.Ş. tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince davalıların istinaf başvurularının esastan reddine, davacıların istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı … yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davacı eşin maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı çocuk Berkay’ın maddi tazminat isteminin Kurum ödemeleri ile karşılandığından bahisle reddine, davacı eş lehine 20.000,00 TL, davacı çocuklar lehine 15.000,00‘er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle hüküm altına alınan manevi tazminatların az olduğunu, davalı … yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,
Davalı …. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkilinin kusursuz olduğunu, kazanın meydana gelmesinde işçinin tek ve tam kusurlu olduğunu, müvekkili şirket ile diğer davalı … şirketine birlikte %50 oranında kusur verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin işlem ve eylemleri ile kaza arasında illiyet bağı olmadığını, ceza dosyası ve o dosyada alınan kusur raporu değerlendirilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, dosyaya sunulan kusur bilirkişisi raporuna dayanılarak tanzim edilen aktüerya hesap bilirkişi raporunun yerel mahkeme kararına esas teşkil etmesini kabul etmediklerini, müteselsilen sorumlu tutulmalarının doğru olmadığını, müteveffanın ve davacının bakiye ömrü ve destekten faydalanma sürelerinin olması gerekenden fazla belirlendiğini, müteveffanın aktif döneminde de emekli olarak çalıştığını, bu sebeple net asgari ücretten asgari geçim indirimi dışında bir de emekli olduktan sonra sosyal güvenlik destek primi ödeyerek emekli maaşları kesilmeden aktif çalışma hayatına devam ettiği için brüt asgari ücretin %7,5’u oranında (191,88 TL) Sosyal Güvenlik Destek Primi kesilmesi gerektiğini, manevi tazminatların fazla olduğunu, zarar gören müteveffanın dava konusu kazanın oluşmasına ve artmasına etkili olan eylemleri nedeni ile TBK Md. 52 gereğince kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarları yönünden hükmedilen faiz oranı, faiz türü ve faizin başlangıç tarihi konusundaki hükmü de temyiz ettiklerini, davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığını,
Davalı … İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkilinin kusursuz olduğunu, davacılar murisinin kendi dikkatsizliği sonucunda kaza geçirdiğini, müteveffanın mesai dışında eğlence amaçlı iş makinelerini izlemek için tüm iş güvenliği tedbirlerini bir kenara bıraktığını, sigortalının işverene karşı açtığı tazminat dosyası ile varsa ceza yargılamasına ilişkin dosya celbedilip, davaya konu iş kazasının oluş şekli tereddüte meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli, anılan raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde iş güvenliği ve işçi sağlığı konularında uzman bilirkişi kurulundan, yöntemince düzenlenmiş yeniden kusur raporu alınmalı ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, zamanaşımı söz konusu olduğunu, dinlenen tanık beyanlarına karşı sundukları itirazların yerel mahkemece dikkate alınmadığını, hesap raporunda eksik, taraflı ve hatalı hesaplamalar yapıldığını, buna karşılık bu raporun hükme dayanak yapıldığını, bilirkişi kusur raporunda “iş makinesinin çalıştığı alanda güvenlik ve emniyet şeridi çektirmediği, gözetleyici, işaretçi bulundurmadığı, 25 metre yaklaşma uyarısında bulunmadığı, işveren iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izleme yükümlülüğünü yerine getirmediği, işe başlamadan önce riskleri tespit etmediği ve çalışanlarını sahada yeterince kontrol etmediğinden,” bahsedilmiş ise de bu hususların kaza yerinde keşif yapılarak veya olay yeri fotoğrafları ile tespit edilebileceğini, manevi tazminatların fazla olduğunu, faizin haksız fiil tarihinden itibaren işletilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüşlerdir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosya kapsamından hükme esas bilirkişi kusur raporunda davacılar murisinin ölümü ile sonuçlanan yargılamaya konu iş kazasının meydana gelişinde müteveffa sigortalının %30, iş makinesi operatörü davalı …’nın %20, işveren adi ortaklığı oluşturan şirketler davalı …. A.Ş. ve davalı … İnş. San. ve Tic. A.Ş.‘nin birlikte %50 oranında kusurlu oldukları yönünde görüş bildirildiği, aynı kaza olayına ilişkin … 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/214 Esas sayılı ceza dava dosyasında eldeki dosyanın davalısı iş makinesi operatörü … ile … İnş. San. ve Tic. A.Ş.‘nin hem yetkilisi hem de kazanın meydana geldiği inşaatın şantiye şefi olarak görev yapan gerçek kişi … …‘in sanık olarak yargılandıkları, ceza dava dosyasında iki adet kusur raporu alındığı bunlardan ilkinde sanık …’in asli kusurlu, diğer sanık … ve maktülün tali kusurlu oldukları belirtilmişken, alınan diğer üçlü bilirkişi raporunda ise maktülün 1. derecede asli kusurlu, sanıkların 2. derecede tali kusurlu olduklarının belirtildiği, ilk derece ceza mahkemesi gerekçesinde bu raporlardan hangisine itibar edildiği açıkça söylemese de gerekçenin devamında sanıkların kusur oranı dikkate alınarak, haklarında ceza tertip edilirken alt hadden hüküm kurulduğunun açıklandığı, anılan ceza dava dosyasında her iki sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği, iş makinesi operatörü … hakkında verilen mahkumihyet hükmünün açıklanmasının geri bırakıldığı ve itiraz edilmeden kesinleştiği, … hakkında ise temyiz yolu açık adli para cezasına hükmedildiği, sanık …‘ın temyiz ettiği, ceza dava dosyasının halen Yargıtay 12. Ceza Dairesi arşivinde olduğu (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/4635 Esas) anlaşılmaktadır.
İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.
Somut olayda ceza dava dosyası ve bu dosyada alınan bilirkişi kusur raporları değerlendirilmeksizin düzenlenen bilirkişi kusur raporunun hükme esas alınması hatalı olmuştur.
Bölge adliye mahkemesince yapılacak iş, ceza dava dosyasının onaylı, eksiksiz ve okunaklı bir örneğini eldeki dosya arasına celp etmek, ceza dava dosyasının sanıklarından … hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleştiğinin anlaşılması halinde kazanın meydana geldiği iş kolunda yetkin iş güvenliği uzmanlarından oluşan, üç kişilik, hükme esas kusur raporunu düzenleyen heyetten farklı bir bilirkişi heyetinden; ceza dava dosyasını ve o dosyada alınan kusur raporlarını irdeleyen ve raporlar arasındaki çelişkileri gideren bilirkişi kusur raporu almak, usuli kazanılmış hakları ve yeniden bilirkişi hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde bilinen(iskontosuz)/bilinmeyen(iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmemesi gerektiğini gözeterek çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, temyiz yoluna başvuran tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi’nin davalılar …. A.Ş. ve … İnş. San. ve Tic. A.Ş.‘nin istinaf istemlerinin esastan reddine, davacıların istinaf istemlerinin kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz eden tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, davacılar avukatı yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma avukatlık parasının davalı …. ve Tic. A.Ş. Avukatı yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma avukatlık parasının davacılara yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 11/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.