Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/8340 E. 2022/12246 K. 11.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8340
KARAR NO : 2022/12246
KARAR TARİHİ : 11.10.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
No :

İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; İlk Derece Mahkemesince ilâmda yazılı nedenlerle davalı … yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, temyiz isteklerinin süresinde olduğu işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11.10.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davacı adına asil … ve adına Av. … ile davalı … adına Av. … geldiler. Diğer davalı adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
I-İSTEM
Davacı 194.288,47 TL iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat, 233.663,09 TL bakıcı giderindan kaynaklanan maddi tazminat ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalılar cevap dilekçeleri ve aşamalarda verdikleri dilekçelerde özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince davalı … yönünden ihale makamı olduğundan bahisle davanın reddine, diğer davalı şirket yönünden davacı lehine toplam 426.951,56 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalı DSİ‘nin asıl işveren olarak sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürmüştür.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosya kapsamından, Davalı … 22. Bölge Müdürlüğünün dosya içerisinde yer alan 26/09/2012 tarihli sözleşme ile Gümüşhane merkez şehir içi dereleri taşkın koruma inşaatı yapım işini davalı …. Müh. Müt. Mak. San. İth. ve İhr. Tic. Ltd. Şti. ile dava dışı … isimli gerçek kişinin oluşturduğu adi ortaklığa verdiği, davacının adi ortaklığın sigortalısı olduğu, kaza tarihi olan 2015 yılında kalıpçı ustası olarak çalışmakta iken iskeleden düşmesi nedeniyle omurilik kırıkları oluşacak ve bakıma muhtaç kalacak şekilde yaralandığı, … Kurumu tarafından yapılan tahkikat sonucunda düzenlenen inceleme raporunda olayın bir iş kazası olduğu, sigortalının %20, işveren adi ortaklığın %80 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, ilk derece mahkemesince iki adet kusur raporu alındığı bu kusur raporlarında davacının %20, işverenin %80, … Müdürlüğünün ise kusursuz olduğu yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 2.maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.
İş Kanunu’nun 2. maddesinin 7. fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
5510 sayılı Kanun’un 12/6. maddesi ile de asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumlu tutulmuştur.
4857 sayılı Kanun’un 2/7. maddesi ile işçilerin İş Kanunundan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakları, 5510 sayılı Kanun’un 12/6.maddesi ile de Kurumun alacakları ve işçinin … hakkı daha geniş koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde, 4857 veya 5510 sayılı Kanun’dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu.
Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu “müteselsil sorumluluktur”. Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu’nun 2.maddesinin 6.fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler.
Öte yandan asıl işveren ile alt işveren arasında yapılan sözleşme ile iş kazası veya meslek hastalığına bağlı maddi ve manevi tazminat sorumluluğunun alt işverene ait olduğunun kararlaştırılması; bu sözleşmenin tarafı olmayan işçi veya mirasçıları da bağlamaz.
Somut olayda, mevcut belgeler ve yapılan iş değerlendirildiğinde …’nün iş kazasının meydana geldiği iş açısından asıl işveren olduğu belirgin olduğundan adı geçen davalı yönünden ihale makamı olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
İlk derece mahkemesince yapılacak iş, hükme esas alınan bilirkişi kusur raporlarında davalı … Müdürlüğünün kusurunun bulunmadığı, davacının %30, işverenin %70 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, bu konuda davacı tarafın açık itirazları olduğunu dikkate alarak iş kazasının meydana geldiği iş kolunda yetkin iş güvenliği uzmanlarından oluşan üç kişilik yeni bir bilirkişi kurulundan davalı … Müdürlüğünün asıl işveren olduğunu gözetip bu kapsamda adı geçen davalının kusur durumunu da irdeleyen yeni bir bilirkişi kusur raporu almak, alınacak bu yeni kusur raporunda davalı … Müdürlüğünün asıl işveren olarak kabulü durumunda dahi kusursuz olduğu sonucuna varıldığının anlaşılması halinde dahi asıl işveren olması nedeniyle alt işveren olan adi ortaklığın kusurundan dolayı müteselsilen sorumlu olduğunu gözetmek, usuli kazanılmış hakları ve yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi durumunda bilinen (iskontosuz) / bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmemesi gerektiğini dikkate alarak çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, davacı yararına takdir edilen 8400,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.