YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8364
KARAR NO : 2021/15911
KARAR TARİHİ : 13.12.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi
Dava, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 20.06.1987 olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesince davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi kararının davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili, davacının sigortalılık ilk tescil tarihinin 20/06/1987 tarihi olduğunun kabulü ile bu tarih esas alınarak davacının yaşlılık aylığına kazandığının tespitini istemiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, “01/06/2002 tarihinde 20.06.1987 sigortalılık başlangıç tarihine göre 14 yıl 11 ay 10 günlük sigortalılığı bulunan davacının prim ödeme süresinin dolmasına 10 yıl 20 gün kaldığı anlaşıldığından tahsis talep tarihinde 25 tam yıl prim ödemesinin bulunması ve 50 yaşını doldurmuş olması gerekmektedir. Davacı tahsis talebinde bulunduğu 28.02.2018 tarihinde 12.02.1968 doğum tarihine göre, 25 yıl şartını yerine getirmiş olup 50 yaşını doldurmuş bulunmaktadır. Ayrıca; davanın yasal dayanağının oluşturan 1479 sayılı Yasa’nın 35 ve geçici 10 maddeleri gereğince davacının yaşlılık aylığına hak kazanabilmesi için tahsis talep tarihinde prim borcunun olmaması gerekmektedir. Bu kapsamda SGK’tan gelen yazı cevabında davacının tahsis talep tarihinde prim borcu olmadığı bildirildiğinden davacının sigortalılık süresinin başlama tarihinin 20.06.1987 olduğu tespiti ile tahsis talep tarihi olan 28.02.2018 tarihine göre 25 yıl/9000 gün ve 50 yaş şartını tamamladığı” gerekçesiyle davacı tarafından açılan davanın kabulü ile, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 20.06.1987 olduğunun kabulü ile, davacıya tahsis talep tarihi olan 28.02.2018 itibari ile yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi, “davacının sigortalılık süresinin başlangıcı; davacının 506 sayılı Kanuna tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olan 20/06/1987 tarih olarak kabul
edilmesi gerektiği; 1479 sayılı yasanın 35 ve geçici 10.maddeleri gereğince prim borcu bulunmadığı ve tahsis talep tarihinde 25 yıl tam yıl prim ödemesinin bulunması ve 50 yaşını doldurmuş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu” gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili, davacının 20.06.1987-31.07.1987 tarihleri arasında 40 gün 4/1-a sigortalılığı ve 11.11.1992 tarihinden itibaren de 9470 gün 4/1-b sigortalılığı bulunduğunu, 01.03.2018 tarihindeki tahsis talep ve beyan taahhüt belgesiyle yapmış olduğu talebinin 4759 sayılı Kanuna göre 53 yaşını doldurmadığından reddedildiğini, ilgili kanun gereği davacının son 1260 günlük çalışmasının 4/1-b kapsamında geçmesi nedeniyle işe giriş tarihi olan 20.06.1987 tarihi dikkate alınmadığını, emeklilik şartlarının Bağ-Kur işe başlangıç tarihine göre belirlendiğini, 02.06.1991- 01.12.1992 tarihleri arasında işe başlangıcı olanların 53 yaş şartını sağlaması gerektiğinden; davacının 11.11.1992 tarihinde başlayan ve halen devam eden Bağ-Kur çalışmalarına ilişkin olarak da ilgili şartları sağlamadığından talebinin reddedildiğini, yapılan işlemin ilgili mevzuat ve usule uygun olarak yapılmış olduğunu belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Mahkemece, “01/06/2002 tarihinde 20.06.1987 sigortalılık başlangıç tarihine göre 14 yıl 11 ay 10 günlük sigortalılığı bulunan davacının prim ödeme süresinin dolmasına 10 yıl 20 gün kaldığı, tahsis talep tarihinde 25 tam yıl prim ödemesinin bulunması ve 50 yaşını doldurmuş olması gerektiği, tahsis talep tarihinde 12.02.1968 doğum tarihine göre, 25 yıl şartını yerine getirip 50 yaşını doldurmuş bulunduğundan, davacının sigortalılık süresinin başlama tarihinin 20.06.1987 olduğu tespiti ile tahsis talep tarihi olan 28.02.2018 tarihine göre 25 yıl/9000 gün ve 50 yaş şartını tamamladığından yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğine” dair hüküm kurulmuştur.
Davanın yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı Yasanın tahsis şartlarında kademeli geçişi düzenleyen geçici 10. maddesinin ikinci fıkra hükmü kapsamında; davacının doğum tarihi 12.02.1968 olup, 20.06.1987–31.07.1987 tarihleri arasında 40 gün 506 sayılı yasa kapsamında sigortalılığı, 11.11.1992 tarihinden tahsis talebinde bulunduğu 28.02.2018 tarihine kadar 1479 sayılı yasa kapsamında 9110 gün primi ödenmiş gün sayısı bulunduğu, toplam 25 yıl 5 ay primi ödenmiş gün sayısı bulunduğu, 25 tam yılın dolmasına 15 yıl 4 ay 1 gün bulunması nedeniyle, 1479 sayılı Yasanın geçici 10. maddesinin ikinci fıkrasının j alt bendi uyarınca 53 yaşa tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki maddi ve hukuki olgular uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mah. … Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mah. … Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.