Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/846 E. 2021/11956 K. 11.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/846
KARAR NO : 2021/11956
KARAR TARİHİ : 11.10.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen kararın, feri müdahil Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 13/03/2014 – 03/03/2015 tarihleri arasında davalı şirkete ait … … adresinde 2.000,00 TL ücret karşılığında çalışmaya başladığını, iç mimar olduğunu, çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini, davalı şirkette kesintisiz olarak 13/03/2014 – 03/03/2015 tarihleri arasında kesintisiz olarak hizmet akdiyle ve asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Feri müdahil Kurum vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
“Davanın kabulüne,
1-Davacının 13.03.2014-03.03.2015 tarihleri arası davalı işveren nezdinde kesintisiz asgari ücretle çalıştığının tespitine, ” karar verilmiştir.

B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMİS KARARI:
Fer’i müdahil Kurum vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkemenin ilgili mevzuat hükümlerini göz ardı ederek hüküm kurmuş olmasının hukuk ve yasaya aykırı olup yeniden inceleme yapılmasını gerektirdiğini belirtilerek kararın bozulması istenmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleridir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki davada, ihtilaf konusu olan 2014/3-2014/3 devresinde geçtiği iddia olunan fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Gerçekten kolluk tarafından tespit edilen sadece bir komşu işyeri tanığı ile iki davacı tanığının beyanıyla yetinilerek, çalışma olgusunun varlığı hususunda yeterli ve gerekli araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde kurulan hüküm hatalı olmuştur.
Davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek, ihtilaf konusu dönem içerisinde davalı işyerine ait dönem bordrolarında adı geçen ve davacının çalışmalarını bilebilecek nitelikteki çalışanlar tespit edilmeli, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, … Başkanlığı, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilmeli, belirlenen bu şahısların davacının davalı işyerlerinde kesintisiz ve sürekli çalışıp çalışmadığı hususunda beyanlarına başvurulmalı, çalışma şartları, niteliği, süresi belirlenmeli, çalışma olgusu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya konulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözönünde bulundurulmaksızın, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, fer’i müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 11.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.