YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8509
KARAR NO : 2023/1495
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2879 E., 2021/885 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 21.07.2015
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/521 E., 2019/358 K.
Taraflar arasındaki eksik hesaplanarak ödendiği iddiası ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden belirlenmesi ve fark aylıkların davalı Kurumdan yasal faizi ile birlikte tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, kısmen kabulüne, dair karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, 1982 yılına kadar Milli Eğitim Bakanlığı personeli olarak öğretmenlik yaptığını, 1982 yılından sonra Dışişleri Bakanlığı Strazburg Konsolosluğu’nda Türk uyruklu sözleşmeli sekreter olarak çalıştığını, 2006 yılından sonra Fransız vatandaşlığını kazanması nedeniyle yabancı uyruklu sözleşmeli sekreter olarak çalıştığını, Türk uyruklu çalışmasının dolduğu gerekçesi ile emeklilik için Kuruma başvurduğunu, ancak halen çalışması nedeniyle talebinin reddedildiğini, … 8. İş Mahkemesi’nin 2009/1093 esas sayılı dosyası ile emekli maaşı almasına engel olmadığı yönünde açılan davada, karar verilerek, Yargıtay’ca onandığını, diğer emeklilere göre daha düşük maaş aldığını fark ettiğini, kurum tarafından Dışişleri Bakanlığı bünyesindeki çalışmasının özel işyeri olarak değerlendirildiğini, 2/5 derece-kademeden 14425 gösterge üzerinden aylık bağlandığını, emekli maaşının, sigortalının çalıştığı dönemlere göre 3 dönem şeklinde hesaplandığını, ilk dönemin 31.12.1999, ikinci dönemin 01.01.2000 tarihinden 30.09.2008 tarihine kadar, üçüncü dönemin 01.10.2008 tarihinden sonraki çalışma sürelerini kapsadığını, kurum yazışmalarında emekli maaşı hesap edilirken, çalışılan tüm süre için 01.01.2000 tarihi öncesinde uygulanan gösterge sisteminin kullanıldığını, 4/1-a çalışmalarının ve 1993 yılından önceki emekli sandığı çalışmalarının dahil edilmediğini, yanlış ve hatalı hesaplama yapıldığını belirterek; davacının 01.11.2006 tarihinden bugüne kadar hak etmiş olduğu yaşlılık aylığının ve ferilerinin yeniden hesaplanmasına, eksik ödenen yaşlılık aylık fark ve ferilerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında kendisince yapılan işlemlerin yasaya ve hukuka uygun olduğunu aylığında herhangi bir hatanın bulunmadığını, zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Toplanan delillerin incelenmesinden; davanın, davacıya 01.11.2006 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığının hesaplamasının doğru olup olmadığı, buna bağlı olarak davacıya eksik ödenen yaşlılık aylığı bulunup bulunmadığı ve ödenmesi gereken aylık olup olmadığının tespitine ilişkin olduğu, yasal, yeterli gerekçeyi içerir denetime elverişli ve hükme esas alınan 22.02.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının dava tarihine kadar 675,93 TL aylık alacağının olduğunun, ancak dava devam ederken Mart 2017 döneminde 799,00 TL ödeme yapıldığının,
maaş alacağının bulunmadığının, yapılan geç ödeme nedeniyle toplam 2.408,20 TL yasal faiz alacağının bulunduğunun bildirildiği anlaşıldığından, aylık hesabı ve fark aylık talebi yönünden yargılama sırasına ödeme nedeniyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fark aylık işlemiş faizi yönünden ise davacı ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda 2.408,20 TL istediklerini bildirdiğinden bu miktar esas alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, faize faiz yürütülemeyeceğinden hükmedilen miktara faiz uygulanmamış, faiz yürütülmesine ilişkin talebin asıl talebe göre feri nitelikte olması nedeniyle ayrıca red kararı verilmemiş ve buna bağlı yargılama gideri hükmedilmemiş, konusuz kalan talep yönünden davanın açıldığı tarih itibarıyla davacının dava açmakta haklı olduğu kanaati ile yargılama giderleri davalıya yükletilmiş, ve aylık hesabı ve fark aylık talebi yönünden dava konusuz kaldığından, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fark aylık için davacının 2.408,20 TL. İşlemiş faiz alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davalı vekili, usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine dair karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargılama sırasında kurumca davacının aylık hesabının yeniden yapılarak kurum hatasının düzeltildiği, ödeme tarihi itibariyle davacıya birikmiş aylık farkı 799,00 TL’nin ödendiği, bilirkişi marifetiyle davanın açıldığı tarihe kadar davacının fark aylık miktarının 675,93 TL, bu miktarın işlemiş faizinin ise 2.408,20 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilinin ıslah dilekçesi dikkate alınarak mahkemece karar verildiği, mahkemece hüküm altına alınan vekalet ücretinin dava tarihi itibariyle hak edilen ancak ödeme sebebiyle konusuz kalan alacak ve ıslahla talep edilen alacak miktarı esas alınarak karar verildiği, bu itibarla davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı anlaşılmış ve davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, kurum işlemlerinde herhangi bir eksikliğin veya hatanın mevcut olmadığını, davacının aylığında yapılan düzeltme sonrasında faiz isteminde bulunulamayacağını , buna göre faiz isteminin de reddolması gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya bağlanan aylığın eksik ödenip ödenmediği hususu ile fark aylıklar bakımından davacının aylık alacağı olup olmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…