Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/8524 E. 2021/14785 K. 24.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8524
KARAR NO : 2021/14785
KARAR TARİHİ : 24.11.2021

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
No : 2019/885-2021/515
İlk Derece
Mahkemesi : … 19. İş Mahkemesi
No : 2018/35-2019/4

Dava, kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili ; müvekkili … aleyhine … … tarafından düzenlenen 07/02/2017 tarih, seri:C sıra 001255 numaralı tutanak gereğince tesis edilen aylık prim ve hizmet belgelerinin verilmesine dair kurum işleminin iptali ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı kurum vekili; süresinde açılmayan davanın reddinin gerektiğini, davacının iş bu davayı açmakta hukuki menfaati olmadığını, kurum müfettişinin ihbar neticesinde denetim yaparak her türlü yasal ve gerçek delilleri toplamış değerlendirilmiş ,kurumun yapmış olduğu işlemin usul ve yasalara uygun olduğunu beyanla yasal dayanak ve delillerden yoksun davanın usul ve esas yönünden reddi ile takip konusu alacağın %10 fazlası ile davacıdan tahsiline, dava masraf ve vekalet ücretini de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece “… SGK denetimi sırasında davacı iş yerinde, dahili davalı …’ ın sigortasız çalıştığının tespit edildiği, bunun üzerine ek prim tahakkuku ve işe giriş bildirgesi verilmesi yönünde kurum işleminin tesis edildiği; denetmen incelemesi sırasında dahili davalının iş yerinde bulunduğunun tutanak ile sabit olduğu, her ne kadar üniversitede okuduğunu ve öğrenme amaçlı bulunduğunu belirtmişse de, yasal staj prosedürü işletilmeden çalışmasının kanuna aykırı olduğu ve yine 07/02/2017 tutanak tarihi itibariyle dahili davalı …’ ın üniversite ders kaydının yapılmadığı … Üniversitesinden gelen müzekkere cevabından anlaşıldığı; aksi ispat edilemeyen tutanak içerisinde iş yerinde kayıtlı başka çalışana rastlanılmadığı belirtilmiş olmasına rağmen, tanık …’ nin iş yerinde olduğunu beyan etmesi durumu ve diğer tanık…’ in iş yerinde fiilen çalışmadığını belirtmesine rağmen, tanık …’nin…’ in çalıştığını beyan etmesi karşısında, tanığın beyanlarının dosya kapsamına uygun olmadığı ve diğer bordro tanığı …’ ın fiilen iş yerinde çalışmamasına rağmen, çalışıyormuş gibi iş yerinden sigortalı gösterilmesi durumu karşısında, davacının bu tür eylemleri yapmaktan geri durmadığı kanısını mahkememizde uyandırmış olup, kurum işleminin yerinde olduğu anlaşılmış,..” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili; söz konusu dava, kurum tarafından kayıt dışı çalıştığı iddia edilen kişinin hak alanını ilgilendirdiğinden, bu kişinin davaya dahil edilmesi beyanın alınması ve bildireceği delillerinin toplanması gerektiğini, yerel mahkemece, … davaya dahil edilmiş fakat diğer iş ve işlemlerden haberdar edilmediğini, yerel mahkemenin usuli olarak söz konusu kişiyi davaya dahil ettiğini, davanın kamu düzenine ilişkin olduğunu, kişinin hak alanını ilgilendireceğinden, bu kişinin gerektiğinde mahkemeye zorla getirtilmesi, beyanın alınması ve delillerinin toplanması gerektiğini, bir an için 2017 Şubat ayında …’ın ders kaydının yapılmadığı düşünüldüğünde, mahkemenin bir başka hususu araştırması gerektiğini dahili davalının kayıtlı olduğu üniversiteye müzekkere yazılması ve söz konusu müzekkerede …’ın 2017 Şubat ayında mezun olup olmadığının sorulması gerektiği, zira yasal staj prosedürünün başlatılabilmesi için öğrencinin mezun olması gerektiğini, bu sebeple yasal staj prosedürünün başlatılmadığından bahisle …’ın kayıt dışı çalıştığından bahsedilemeyeceğini ve davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddesidir. 506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.
İnceleme konusu dosyada;Alo 170 hattına yapılan ihbar ile Sosyal Güvenlik Kurumu denetmenleri tarafından düzenlenen 07/02/2017 tarihli raporda; dahili davalı …’ın davacı işyerinde sigortasız çalıştığının tespit edildiği,rapor kapsamında tahakkuk ettirilen idari para cezasının iptali istemiyle … İdare Mahkemesi 2017/1987 E sayılı dosyasında açılan dava neticesinde verilen 30.04.2018 tarih ve E.2017/1987 K.20218/841 sayılı kararla, …’ın işyerinde çalışmadığı, öğrenci olduğu, boş zamanlarında işyerinde bulunduğu yönünde işyeri durum tespit tutanağında beyanda bulunduğu ve çalıştığının bilgi ve belgeye dayalı ortaya konulamadığından bahisle idari para cezasının iptal edildiği,07.02.2017 tarihli denetim tutanağı gereği Kurum tarafından davacı işverenden 30.01.2017 işe giriş tarihi 07.02.2017 işten çıkış tarihi olmak üzere 9 günlük asgari ücret tutarı üzerinden aylık prim hizmet bildirgesinin verilmesinin 29.06.2017 tarihli yazılı bildirimle istenildiği,davacı tarafından da söz konusu aylık prim hizmet bildirgelerinin verilmesi işleminin iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına göre,07.02.2017 tarihli denetim tutanağında ifadesine başvurulan …,işyerinde ücretsiz olarak meslek öğrenmek amacıyla çalıştığını ifade etmiş ancak bir süre belirtmemiştir. Davacı işveren herhangi bir beyanda bulunmaksızın yukarıdaki tutanağı imzalamıştır.Tanık … duruşmada beyanında, davalı …’ı 2017/Ocak sonunda işyerinde gördüğünü ve yine 1-2 defa gelmek suretiyle muhasebe ile ilgili bilgiler edindiğini ifade etmiştir.Davalı …’ın öğrenci olmakla birlikte bu dönemde okula devam etmediği dosya içeriğiyle belirgindir.Diğer yandan gerek prim hizmet belgeleri ve muhtasar beyannamesinin verilmesine dair yazıların gerekse ek prim ve idari para cezalarına ilişkin tahakkukların davacıya tebliğine ilişkin kayıt ve belgeler dosya içinde mevcut değildir.
Öncelikle,tüm bu tebligata ilişkin kayıt ve belgelerin getirilip 5510 sayılı yasanın 86. maddesindeki kurum nezdindeki itiraz prosedürünün gerçekleşip gerçekleşmediği, Kurum ünitesine itiraz edilip edilmediği,edilmişse itirazların akıbetine ilişkin kararların hangi tarihte davacıya tebliğ edildiği, dolayısıyla idari davanın açılma tarihi, arkasından eldeki davanın açılış tarihleri de gözetilerek tahakkukun idari aşamada kesinleşip kesinleşmediği belirlendikten sonra davanın esasına girilmesi gerekirse bu defa yöntemince komşu işyeri işverenleri ve onların bordroda kayıtlı çalışanları da tespit edilmek suretiyle çalışma olgusunun varlığı ve süresi belirlenmeli bu belirleme kapsamında bu defa tahakkuk tutarlarının tespit edilen sürelerle mütenasip olup olmadığı denetlenmeli,şayet hizmet akdine dayalı bir çalışmanın varlığının tespit edilemesi halinde bunun sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.