Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/8759 E. 2021/15129 K. 01.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8759
KARAR NO : 2021/15129
KARAR TARİHİ : 01.12.2021

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
No : 2020/172-2021/105

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı mirasçıları ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada, 01.01.1993-15.11.2012 tarihleri arasında davalılara ait işyerinde geçen çalışma sürelerinin tespiti talep edilmiş; davacı …’nın yargılama aşamasında 01.04.2017 tarihinde vefat ettiği, bozma sonrası yapılan yargılamada davacı vekili tarafından verilen 28.10.2020 tarihli dilekçe ile vefat nedeniyle vekaletin sona erdiğini bildirerek mirasçılara tebliğ yapılmasını istediği, Mahkemece, aynı tarihli duruşmada, davacı vekilinin mazeretinin kabulüne, davacı mirasçılarına 760,00 TL eksik gider avansını tamamlaması hususunda iki hafta kesin süre verilmesine, kesin süreye uymadığı taktirde davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verileceğinin ihtarına karar verildiği görülmüş; Mahkemece, verilen karara rağmen, davacı vekili tarafından süresi içerisinde gider avansı yatırılmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de verilen kararın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde MK 27/1. maddesi gereğince ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir. Borçlar Kanunu’nun 397. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 513.) maddesi hükmüne göre; aksi sözleşmeden ve işin mahiyetinden anlaşılmadıkça vekil edenin ölümü ile vekalet ilişkisi son bulur. Somut olayda; ölü kişinin karar başlığında yer alması, ölü kişi adına hüküm kurulmuş olması hatalıdır.
Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, her ne kadar Mahkemece, davacı mirasçılarına 760,00 TL eksik gider avansını tamamlaması hususunda iki hafta kesin süre verilmesine, kesin süreye uymadığı taktirde davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verileceğinin ihtarına karar verilerek, davacı vekili tarafından süresi içerisinde gider avansı yatırılmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de; vefat eden davacı mirasçılarına ihtarlı tebligat gönderilmesine karar verildiği ancak mirasçılara değil davalılardan bir kısmına tebligat yapıldığı, mirasçıların davaya dahil edilmediği, mirasçılara davayı takip edip etmeyeceklerinin sorulmadığı anlaşılmakla; Mahkemece yapılması gereken iş, mirasçıların davaya dâhil edilmesinin sağlanması ile uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm kurulmasından ibarettir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı mirasçıları ve davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacı mirasçılarına iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.