Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/8856 E. 2021/16330 K. 21.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8856
KARAR NO : 2021/16330
KARAR TARİHİ : 21.12.2021

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi…Hukuk Dairesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi.. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin … döner sermaye bahçe şubesinde 09.05.1981 tarihinde işe başladığını, iş yerinde çalışmış olduğu süre boyunca tam gün mesaisini yaptığını fakat tam gün mesailerinin yarım gün çalışmış gibi gösterildiğini, bu durumun nedeninin aynı iş yerinde çalışan adı ve soyadı aynı olan… İbrahim kızı isimli müvekkilinin akrabası amca çocuğu olan kişinin olması, anılan kişinin yarım gün çalıştığı halde tam gün sigortalı gösterildiğini, neticeten müvekkilinin tam gün çalıştığı halde yarım gün gösterilmesinin nedeninin tamamen isim benzerliğinden kaynaklandığını, diğer sigortalı olan …’nın yarım gün çalıştığını ve yine müvekkili ile aynı iş yerinde çalıştığını, neticeten müvekkilinin yarım gün çalıştığına ilişin SGK kayıtlarının düzeltilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, kurum kayıtlarının tetkikinde davacının 5510 sayılı yasanın 4/1-a bendine tabi olarak sigortalılığının bulunmadığını; …. T.C. Kimlik numaralı ….’nın … sigorta sicil numarası ile kaydının bulunduğunun tespit edildiğini; davacının iddiası doğrultusunda kimlik bilgilerinde yanlışlık yapıldığına dair ve davacının, davalı iş yerinde çalıştığına dair herhangi bir kayda ve belgeye rastlanılmadığının tespit edildiğini; kurum kayıtlarına intikal etmeyen çalışmaların yazılı belge ile ispat zorunluluğunun bulunduğunu; neticeten davanın yazılı belge ile ispat edilemeyen davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … Rektörlüğü, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili; müvekkil davacının Adana … döner sermaye bahçe şubesinde 09.05.1981 tarihinde işe başladığını, işyerinde tam gün çalıştığı halde yarım gün çalışmış olarak gösterildiğini, ilgili kurumda tam gün olarak çalıştığının tanık beyanları ile sabit olduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesinde, yönetmelikle belirlenen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları, Kurumca saptanamayan sigortalıların, çalıştıklarını, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilâm ile kanıtlayabildikleri takdirde, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayılarının göz önünde bulundurulacağı açıklanmış olup anlaşılacağı üzere çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden bu maddeyle getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. Buna göre; ilgili kişi hakkında işe giriş bildirgesi düzenlenmediği, düzenlenmesine karşın yasal hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmediği, sigortalılık bildirimini içeren dönemsel sigorta primleri bordrosunun/aylık prim ve hizmet belgesinin hazırlanmadığı veya anılan süre içerisinde Kuruma teslim edilmediği, sigorta priminin Kuruma yatırılmadığı, çalışmanın varlığı yönünde Kurum görevlilerince herhangi bir saptamanın söz konusu olmadığı durumlarda, hizmetin varlığını ileri süren kişilerin hak düşürücü süre içerisinde yargı yoluna başvurması zorunludur.Söz konusu hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.
Davacı vekili, davacının, Adana … Ziraat Fakültesi Döner Sermaye İşletmesi bahçe bitkileri bölümünde 09.05.1981 tarihinde işe başlayarak tam zamanlı çalıştığını ancak yarım gün çalışmış gibi gösterildiğini, bu yanlışlığın akrabası olan …’nın hizmetlerinin yarım gün yerine tam gün çalışmış gibi gösterilmesinden kaynaklandığını, akrabası olan … ile aynı işyerinde çalıştığını açıklayarak eldeki davayı açmıştır.
Dosya kapsamına göre, davacının kuruma kayıt ve tescilinin olmadığı, fotokopi halinde sunulan fotoğraflı sigorta sicil kartında, 10498745 sigorta sicil numarası ile işe giriş tarihinin 09.05.1981 yazılı olduğu, 1981 yılı dönem bordrolarında davacının isminin yer almadığı, kurumca gönderilen sigorta sicil kartı döküm bilgilerine göre 10498745 sigorta sicil numarasında davacının kimlik bilgilerinin yazılı olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, sigorta sicil kartı ve sigorta sicil kartı döküm bilgilerinde davacının kimlik bilgilerinin yazılı olmasının sebebi araştırılarak, sigorta sicil kartında yazılı bulunan sigorta sicil numarasının kime ait olduğu netleştirilmeli, davacı hakkında yönetmelikle tespit edilen belgeler ve özellikle işe giriş bildirgesi düzenlenerek Kuruma verilip verilmediği araştırılmalı, davacının talebi de açıklattırılarak iddiası somutlaştırıldıktan sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin, yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesinin, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgisine iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.