YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8998
KARAR NO : 2021/15414
KARAR TARİHİ : 06.12.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi
Dava, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı,01.09.2009-31.03.2010 tarihleri arasında geçen sigortalılık süresinin iptaline dair Kurum işleminin iptali ile 01.02.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine ve daha önceden bağlanmış aylıkların ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A- İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dava dışı …’a ait battaniye dokuma işyerinden işe giriş bildirgesi verildiği, primlerinin düzenli olarak ödendiği, bordro tanıklarının davacının …’a ait battaniye dokuma işyerinde yükleme bölümünde çalıştığını bildirdikleri, kaldırma kararı sonrasında dinlenen ve komşulukları kurum kayıtları ile teyit edilen tanıkların da iddiayı doğruladıkları, davacının iptale konu 01.09.2009-31.03.2010 tarihleri arasında fiilen çalıştığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının 01.09.2009-31.03.2010 tarihleri arasındaki hizmetlerinin iptaline ilişkin kurum işleminin iptaline, davacının 01.02.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, dava dışı ….’a ait işyerinde sigortalı çalışan ve hizmetleri iptale konu olmayan…’in davacıyı tanımadığı şeklinde beyanda bulunması karşısında, mahkemece bordro tanığı sıfatıyla dinlenen ve hizmetleri sosyal güvenlik denetmeni raporu gereği iptaline karar verilen, davacının ne iş yaptığı ve nerede çalıştığı konusunda davacı beyanı ile dahi çelişen davacı tanıklarının anlatımlarına itibar olunarak davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, davacının 01.09.2009-31.03.2010 tarihleri arasında, dava dışı ….’ ait 1021220.74 sicilli işyerinden bildirilen hizmetlerinin fiili çalışmaya dayanmadığı, bu nedenle davaya konu hizmet ve aylığı iptal eden Kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesi ile davalı Kurumun istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı vekili, tanıkların birbirini teyit eden anlatımları ile davacının çalışmasının sabit olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalı, çalışmanın geçtiği iddia edilen iş yerine dair düzenlenmiş Kurum müfettiş raporu ve dayanak belgeler varsa dosya içerisine getirtilmeli, yine çalışmanın geçtiği iddia edilen işyerinden bildirimi bulunup iptal edilmeyen bordrolu tanıkların yeteri kadarının beyanlarına başvurulmalı, ilgili işyerinin hangi tarihten itibaren faal olduğu ile çalışma ruhsatı alıp almadığı araştırılmalı, işyeri işvereninin vergi kayıtları irdelenerek çalışan sayısı tespit edilmeye çalışılmalı, komşu işyeri bodro tanıkları ve işverenleri tespit edilerek beyanlarına başvurulmak suretiyle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece yapılacak iş; davacının işyerinde yaptığı işin ne olduğu ayrıntılı olarak sorularak somutlaştırılmalı, tanık anlatımları arasındaki çelişkiler giderilmeli, işyerinde fiilen çalıştığı müfettiş raporu ile sabit olan kısmi bordro tanığı … kendisinin çalıştığı süre içinde işyerinde 5 kişinin fiilen çalıştığını beyan ettiğinden tespite konu dönemde fiilen çalıştığı iddia edilen kişilerin kim olduğu,bordroda ismi geçen ve müfettiş tarafından sigortalılığı iptal edilmesine rağmen davacının çalışmasını doğrulayan diğer kişiler arasında fiilen çalışan olup olmadığı konusunda …’in beyanı alınmalı, işveren …, davacının fiilen çalışması olup olmadığı ,işyerinde çalışıyorsa ne iş yaptığı konusunda dinlenmeli, müfettiş tarafından sigortalılığı iptal edilen diğer kişilerin dava açıp açmadığı araştırılarak, varsa diğer dava dosyaları celbedilip incelenmeli,… Başkanlığı, Vergi Dairesi, Emniyet, Belediye aracılığıyla komşu işyerleri sahipleri ve çalışanları tekrar, ayrıntılı olarak araştırılıp tespit edilerek bu kişilerin de bilgi ve görgülerine başvurulmalı, gerektiğinde resen araştırma ilkesi çerçevesinde araştırma genişletilmeli ve toplanan tüm deliller birlikte göz önünde bulundurularak hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.