YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9015
KARAR NO : 2023/1355
KARAR TARİHİ : 17.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/191 E., 2021/1257 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/426 E., 2019/113 K.
Taraflar arasındaki prime esas kazançların tespiti ile yaşlılık aylığının bu kazançlar esas alınarak hesaplanması ve ödenmesi gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 1986-1999 yılları arasında T.C … New York Başkonsolosluğunda güvenlik görevlisi (bekçi) olarak iş akdiyle istihdam olunduğunu, çalışılan dönemde davacıdan, sosyal güvenlik primlerinin almış olduğu maaşından SSK tavanı uygulanmaksızın, tamamı üzerinden SSK prim oranlarının tatbiki suretiyle tahsil edildiğini, müvekkilinin bu nedenle yüksek prim ödeme külfeti altında kaldığını, buna rağmen emeklilik döneminde emekli maaşı hesaplanmasında SSK prim ve prime esas kazancında tavan uygulamasının tatbikiyle hesap olunan emekli maaşıyla emekliliğe sevk edildiğini belirtmek suretiyle davacıya tatbik olunan prime esas kazancın ve bu doğrultuda ödenen prim miktarının 1986 ve 1987, 1988, 1989, 1990, 1991, 1992, 1993, 1994, 1995,1996,1997,1998 ve 1999 yıllarında ne kadar olduğunun tespit edilerek yaşlılık aylığının bu kazançlar dikkate alınarak bağlanması gerektiğine karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
II.CEVAP
1.Davalı … vekilinin cevap dilekçesinde davacının, New York Başkonsolosluğunda 01.06.1986 – 28.02.1999 tarihleri arasında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/b maddesine istinaden Türk uyruklu sözleşmeli personel statüsünde görev yaptığını, yurtdışı temsilciliklerinde görevli sözleşmeli personelin, görevi boyunca sahip olacağı mali ve sosyal hakların, Bakanlar Kurulu Kararı’yla yürürlüğe konulan 06.06.1978 tarih, 7/15754 sayılı “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar”a göre düzenlendiğini, sözleşmeli personelin sosyal güvenlikleri yönünden 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4 üncü maddesinin (a) bendi kapsamında sigortalı sayıldıklarını, bu nedenle İdari Yargı yerine iş mahkemesinde açılan İşbu davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, sözleşmeli personelin, İşçi sayılmayan kamu hizmeti görevlisi olması nedeniyle fazla mesai ve puantaj kartları kullanılmadığını, açılan davanın yürürlükteki yasalara, usul ve esaslara aykırı olduğunu belirtmek suretiyle davanın esastan reddine karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
2.Davalı Kurum vekilinin ise, dava konusu uyuşmazlık nedeniyle Kuruma usulüne uygun bir başvuru olup olmadığının re’sen araştırılarak başvuru olmaması halinde davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, 6100 sayılı HMK’nın 317/2 nci maddesi uyarınca ek süre verilmesi ve haksız açılan davanın reddine hükmedilmesi talebinde bulunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Davacının dosyada mevcut ücret bordrolarında belirtilen ve ABD Doları ile yapılan ücret ödemeleri ve “Hizmet Sözleşmesindeki dönemsel ücretlerin, yine aynı dönemde geçerli kur üzerinden TL’sına (Merkez Bankası sayfasından temin edilen ilgili aylardaki kurlar üzerinden) çevrilmesi suretiyle aynı dönemdeki brüt azami sigorta primine esas kazanç miktarları ile mukayese edilmiş ve davacının çalıştığı dönemde, aldığı ücretlerin TL karşılığının dönemsel azami prime esas kazancın üzerinde olması nedeniyle prime esas azami kazancın üstündeki kazancı, sigorta primine dahil edilmemek suretiyle bilirkişi raporunda hazırlanan tabloda 1997 ve 1998 yıllarına ait prime esas kazançları yönünden gerekli hesaplamalar yapılmıştır.
Davalı Bakanlık vekilinin rapora beyan dilekçesinde; davacının aylık kazancının, prime esas olmasının ancak üst sınırlar dahilinde kalması ile mümkün olacağını, bilirkişi raporunda bu doğrultuda yapılan değerlendirme ve hesaba bir diyeceği bulunmadığını beyan etmiş ancak bu hesaplamalar dikkate alındığında davacının almış olduğu yurtdışı aylığı üzerinden emeklilik maaşı bağlanmasının kanunen mümkün olmadığını belirtmiş ise de; dosyada mevcut aylık bağlama karan incelendiğinde davacının aylığına esas gösterge rakamının 10725 olarak belirlendiği, davacının sigorta primine esas kazancının azami kazanç olduğu kabul edilerek yaşlılık aylığına esas göstergenin, en yüksek gösterge rakamı olan 15175 olarak uygulanması gerekeceğine dair oluşan kanaatle davanın kabulüne, davacının 01.06.1986-28.02.1999 tarihleri arasında sigorta primine esas kazancın belirtilen tarihler arasındaki yürürlükte olan azami prime esas kazanç miktarı üzerinden bağlanması ve ödenmesi gerektiğinin ve davacıya bağlanan yaşlılık aylığının hesaplanması gerektiğinin tespitine, dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekilleri, verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, “İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, yukarıdaki hukuki açıklamalar ışığında, dosyada davacıya ait ücret bordrolarında belirtilen ve ABD Doları ile yapılan ücret ödemeleri ile hizmet sözleşmesindeki dönemsel ücretlerin, yine aynı dönemde geçerli kur üzerinden TL’ye çevrilmesi suretiyle aynı dönemdeki brüt azami sigorta primine esas kazanç miktarları ile mukayese edilmesi sonucu, davacının çalıştığı dönemde aldığı ücretlerin TL karşılığının dönemsel azami prime esas kazancın üzerinde kalması nedeniyle, (Yargıtay 10.Hukuk Dairesi’nin 25.03.2021 tarih 2020/2260 Esas-2021/4011 Karar sayılı onama ilamı da bu yöndedir.) mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı görülmekle, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri, verilen kararın hatalı olduğunu, buna göre kendileri hakkında davanın reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının prime esas kazançlarının tespiti ile yaşlılık aylığının bu kazançlar esas alınarak hesaplanması ve ödenmesi gerekip gerekmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 297 ve 359 uncu maddesi ile 369 uncu maddesi ile 370 ve 371 inci maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüş olup, mahkemece, davacı bakımından tespiti yapılan prime esas kazanç dönemi içerisinden, davalı Kurumca zaten hali hazırda 01.01.1995-28.02.1999 ve 01.11.1999-31.12.1999 tarihleri arasında kalan dönemde prime esas kazançların dönemin tavan ücretleri esas alınarak aylığın hesabında dikkate alınmış ve miktarının buna göre belirlenmiş olması karşısında bu dönemler bakımından hukuki yarar olmadığının gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davalılar vekillerinin temyiz itirazının aşağıdaki bent kapsamında kabulü ile, temyiz olunan ilk derece Mahkemesi kararının 1 inci bendinin tamamen silinmesi ile yerine ;
“1- Davanın kabulü ile, davacının yaşlılık aylığında esas alınan 01.06.1986 – 28.02.1999 tarihleri içinde 01.01.1990 – 31.12.1994 tarihleri arasında kalan dönemde sigorta primine esas kazancın yürürlükte olan azami prime esas kazanç miktarı olduğunun tespiti ile davacıya bağlanan yaşlılık aylığının bu kazançlar dikkate alınarak kurumca yeniden belirlenmesi gerektiğinin tespitine, 01.01.1995-28.02.1999 ve 01.11.1999-31.12.1999 tarihleri arasında kalan dönem bakımından davacı hakkında prime esas kazanç tavan miktarlarının bildirildiğinin ve aylıkta dikkate alındığının anlaşılması nedeniyle bu dönem hakkında hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine,” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.