Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/9152 E. 2022/14201 K. 15.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9152
KARAR NO : 2022/14201
KARAR TARİHİ : 15.11.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
No :

Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen kararın, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
A.Davalı … … … Kurumu Genel Müdürlüğü’nün Temyizi ile Davacıların Manevi Tazminat İstemleri Hakkındaki Hükümler Açısından;
Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8. maddesinin 3. fıkrasına göre, “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanunun 5. maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.
Mülga 5521 sayılı Kanunun, 6763 sayılı Kanun 5. maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.
25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3. maddede, 6100 sayılı HMK’nın Kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, Bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362. maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.
HMK 362/2. maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir”
HMK 366. maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346. madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. – 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir.
Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu Bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 – 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.07000 TL, 01.01.2021tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL’dir.
Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
Somut olay incelendiğinde, davacıların maddi ve manevi tazminat talepleri hakkındaki hükümlerin miktar yönünden yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla, davalı … … … Kurumu Genel Müdürlüğü’nün maddi ve manevi tazminat istemleri hakkındaki tüm hükümlere yönelik tüm temyiz itirazlarının, davacıların ise manevi tazminat istemleri hakkındaki hükümlere yönelik temyiz itirazlarının kesinlik nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
B.Davacıların Maddi Tazminat İstemleri Hakkındaki Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri Açısından;
I-İSTEM
Davacılar asıl ve birleşen dava dosyaları ile eş ve çocuk için 1,00’er TL maddi tazminat, eş için 90.000,00 TL, çocuk için 80.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.

II-CEVAP
Davalı taraf davaya cevabında özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine, eş lehine 80.000,00 TL, çocuk lehine 70.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, manevi tazminatların az olduğunu, sigorta Şirketi tarafından yapılan ödemelerin davacıların uğradığı zarar hesabından düşülmesinin doğru olmadığını, sigorta şirketi ödemesinin sadece davacı eşe yapıldığını, kimin için ne kadar ödeme yapıldığı konusunda açıklık olmadığını, hak sahiplerinin tümünün adına ödeme yapıldığının belirtilmesinin yeterli olmayıp, kimin için ne kadar ödeme yapıldığının belirtilmesi gerektiğini, hesap raporunun hatalı olduğunu, müteveffa işçinin kazanç kayıplarına esas ortalama gün sayısı, çalışma gün sayısının tam yani 365 gün dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, ortalama 334 gün ve yemek bedeline esas fiilen çalışılan gün sayısının da 233 olarak alınmasının hatalı olduğunu, kazanç kayıplarına kusur durumunun uygulanmasının isabetsiz olduğunu, bağlanan ölüm gelirlerinin ilk peşin sermaye değerlerinin %70’inin tenzil edilmesi gerektiğini, 5510 sayılı yasanın 21/4. maddesinin uygulanmamasının da hatalı olduğunu, ayrıca bilinmeyen yıllar için %10 artış yapılarak zarar hesabı yapılmasının da hatalı olduğunu, 60 yaş sonrası yaşlılık aylığı üzerinden hesap yapılmamasının da doğru olmadığını, yeni dönem asgari ücret belirlendiğinden, belirlenen yeni asgari ücrete göre de hesap yapılması gerektiğini, hesaplanan zarardan evlenme indirimi yapılmasını kabul etmediklerini, aksi takdirde yapılan evlenme indirim oranının da yüksek olduğunu, evlenme inidirimi yapılacak ise aynı oranda tahsislerden de indirim yapılması gerektiğni, çünkü evlenme durumunda bağlanan gelirin de kesileceğini, her bir davacı yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerektiğini,
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, sigorta şirketi ödemesinin manevi tazminatlardan indirilmemesinin hatalı olduğunu, manevi tazminatların fazla olduğunu, Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi gereğince tazminattan indirim yapılması gerektiğini, kusursuz olduklarını ileri sürmüşlerdir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre; davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
Dosya kapsamından; 27/11/2017 tarihinde meydana gelen iş kazasında davacılar murisinin vefat ettiği, kazanın meydana gelişinde davacılar murisinin %15, aynı kazada vefat eden diğer işçi … …’in %15, davalının %70 oranında kusurlu oldukları, hükme esas bilirkişi hesap raporunda davacılar murisinin ayrıntılı mesai çizelgesindeki yıllara göre fiilen çalıştığı günler, istirahatli günleri, senelik izinli günleri ve hafta tatilleri murisin davalı işyerinde sigortalı olarak çalışmaya başladığı 2009 yılından iş kazasında vefat ettiği 2017 yılında kadar toplanıp 9’a bölünmek suretiyle yıllık ortalama gün sayısı 334 gün olarak belirlendiktan sonra, günlük yevmiyesi 334 günle çarpılarak yıllık ücretinin tespit edildiği, ayrıca yemek bedeline esas olmak üzere murisin işe girdiği 2009’dan vefat ettiği 2017 yılında kadar çalıştığı 9 yılda fiilen çalıştığı günler toplanıp 9’a bölünmek suretiyle ortalama 233 gün olarak çalıştığı tespit edilip bu kadar gün üzerinden tespit edilen ücrete yemek bedeli eklendiği, davacılara bağlanan iş kazası ölüm gelirlerinin ilk peşin sermaye değerlerinin rücu edilebilecek kısmının tespiti sırasında 5510 sayılı yasanın 21/4. madde dikkate alınmadığı, hükme esas alınan hesap raporuda bilinmeyen dönemin hesap raporu tarihi olan 06/05/2019 tarihinden başlatıldığı, bu tarihle 31/12/2019 tarihi arasındaki maddi zarar tutarına arttırım katsayısı uygulanmadan sadece 1. yıl iskonto katsayısı uygulandığı, bundan sonra 2020 yılından başlamak üzere 2020 yılı maddi zararına 1.yıl artırım katsayısı (1,10) uygulandıktan sonra aynı yıla 2. yıl iskontosu uygulanmış, 2021 yılı zarar hesabında 2.yıl artırım katsayısı uygulandıktan sonra aynı yıla 3.yıl iskonto katsayısı, 2022 yılı zarar hesabında 3. yıl artırım katsayısı ve aynı yıla 4.yıl iskonto kat sayısı uygulandığı, bu durumun böylece bakiye ömür sonuna kadar devam ettiği anlaşılmaktadır.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu oluşturmaktadır. Kanunun 55. maddesinde, “Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” hükmüne yer verilmiştir. Adalet Komisyonu’nun 55. madde gerekçesinde; “sosyal güvenlik ödemelerinin, denkleştirme (indirim) işlevi görebilmesi, onun sorumluluğu doğuran olaya sebebiyet verenlere rücu edilebilmesine bağlıdır. Bu kural gereği, rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri; teknik arıza, tam kaçınılmazlık hallerindeki ödemeler, bu tazminatlardan indirilemez. Bağlanan gelirlerin, işçinin kusuru ve kaçınılmazlık gibi nedenlerle rücu edilemeyen kısmı da indirilemez. Bir kısmı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna (müterafık kusura) yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen sosyal güvenlik ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez.” ifadeleri zikredilmiştir.
6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 2. maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır”.
Yine 5510 sayılı Kanunun 21/4. Maddesine göre iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir.
Somut olayda maddi zarar hesaplanırken bir yılın 360 gün olarak dikkate alınması gerekirken ortalama 334 gün üzerinden hesaplama yapılması hatalı olduğu gibi yemek ücreti belirlenirken de hafta sonları hariç tüm yıl üzerinden bir belirleme yapmak gerekirken 233 gün üzerinden yemek ücreti belirlenmesi hatalıdır. Bunlar yanında bilinen/iskontosuz dönemin hesap raporunun düzenlendiği yılın sonuna kadar devam eden dönem olduğu gözetildiğinde; bilinmeyen dönemin 06/05/2019 tarihinden başlatılması ve devamında 06/05/2019-31/12/2019 tarihleri arasındaki maddi zarar tutarına arttırım katsayısı uygulanmadan sadece 1. yıl iskonto katsayısı, 2020 yılından başlamak üzere 2020 yılı maddi zararına 1.yıl artırım katsayısı uygulandıktan sonra aynı yıla 2. yıl iskonto katsayısı, 2021 yılı zarar hesabında 2.yıl artırım katsayısı uygulandıktan sonra aynı yıl maddi zararına 3.yıl iskonto katsayısı, 2022 yılı zarar hesabında 3. yıl artırım katsayısı ve aynı yıla 4.yıl iskonto kat sayısı uygulanarak maddi zararların belirlenmesi de isabetsizdir. Son olarak hükme esas kusur raporunda kazanın meydana gelişinde kendisine %15 oranında kusur izafe edilen diğer müteveffa işçi … …’in üçüncü kişi olduğu gözetildiğinde kurum ödemelerinin rücu edilebilecek kısmı hesaplanan maddi zarar tutarlarından indirilirken 5510 sayılı Yasa’nın 21/4. maddesi gereğince davacılara bağlanan iş kazası ölüm gelirlerinin ilk peşin sermaye değerlerinin %77,50’sinin rücu edilebileceği dikkate alınmadan ilk peşin sermaye değerlerinin %85,00’ine isabet eden kısımlarının indirilmesi isabetsizdir.
Yapılacak iş, davacıların maddi zararlarının tespiti noktasında açıklanan hususların gözetildiği yeni bir bilirkişi hesap raporu almak ve çıkacak sonuca bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine dair kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 15/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.