Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/9290 E. 2022/12 K. 10.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9290
KARAR NO : 2022/12
KARAR TARİHİ : 10.01.2022

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ilamda belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
HHükmün, feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, feri müdahil Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 22.06.2013 ile 22.08.2014 tarihleri arasında 1.250 TL net ücretle davalılara ait iş yerinde çalıştığının tespitini talep etmiştir.
Mahkemece verilen ilk hüküm ile davanın kısmen kabulüne, davacının 22.06.2013 ve 22.08.2014 tarihleri arasında dahili davalı …’a ait olup davalı … tarafından işletilen işyerinde sigortalı sayılacak şekilde çalıştığının tespitine, diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İlgili hükmün davacı vekili ve Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 2016/18662 Esas 2018/1849 Karar sayılı ilamı ile davacının tüm temyiz itirazlarının reddine karar verildiği belirtilerek, hüküm, feri müdahil Kurum vekilinin temyiz itirazları yönünden bozulmuştur.
Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 22.06.2013-22.08.2014 tarihleri arasında aylık brüt 1.748,47 TL ücretle dahili davalı …’a ait olup, davalı … tarafından işletilen 1079585.026 sicil nolu işyerinde sigortalı sayılmasını gerektirecek şekilde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir. (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Mahkemece, davacının 22.06.2013-22.08.2014 tarihleri arasında çalıştığının tespitine dair verilen hüküm yerinde ise de; ilk hükümde, davacının prime esas kazanç tespiti istemine dair talebinin reddedildiği ve bu kısmın bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiği anlaşıldığından, davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilerek, davacının aylık brüt 1.748,47 TL ücretle çalıştığı yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.01.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.