YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9463
KARAR NO : 2021/15463
KARAR TARİHİ : 06.12.2021
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince verilen kararın, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı Kurum, 04.05.2011 tarihli iş kazasında sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan ilk peşin değerli gelir ve yapılan geçici işgöremezlik ödemeleri nedeniyle oluşan kurum zararının rücuan tahsilini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
%65 işveren, %35 işçi kusurlu kabul edilerek, %69 sürekli işgöremezlik derecesi üzerinden;
“ Açılan davanın kabulüne, dava dışı …’un geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle bağlanan ilk peşin sermaye değeri olan 139.468,91TL’sinin onay tarihi olan 15/05/2017 tarihinden; tedavi masrafları nedeniyle ödenen 240,58TL’sinin sarf tarihi olan 04/05/2011 tarihinden; 7.966,43TL’nin 04/05/2011 tarihinden; 1.312,72TL’nin 30/05/2011 tarihinden; 16,85TL’nin 29/11/2011 tarihinden; 108,81TL’nin 18/04/2012 tarihinden; 133,64TL’nin 15/10/2015 tarihinden; 10,08TL’nin 05/11/2015 tarihinden; 10,08TL’nin 17/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“Davacının ve davalının istinaf isteminin reddine” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı Kurum vekili, sigortalının meydana gelen kazada bir kusurunun bulunmayıp tüm kusurun işverene ait olduğu, davalı vekili, kazalı işçinin tecrübeli ve deneyimli olup diğer bir çalışan tarafından uyarılmasına ve tüm iş güvenliği önlemlerinin alınmasına, iş güvenliği hususlarına hassasiyetle riayet edildiğinin kusur raporunda da yazılı olmasına rağmen verilen kusur oranının fazla olduğu, hesaplamaların hatalı olduğu, sürekli işgörmezlik oranına itirazların dikkate alınmadığı ve sair gerekçelerle kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Dava; 04.05.2011 tarihli iş kazasında sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan ilk peşin değerli gelir ve yapılan geçici işgöremezlik ödemeleri nedeniyle oluşan kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 5510 sayılı yasanın 21. maddesidir.
Rücu davaları kusur sorumluluğuna dayanmakta olup, iş kazasında kusuru olanlar davacı Kurumun rücu alacağından kusurları karşılığında sorumludur. Kusurun belirlenmesinde ise; zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğu, dosya içeriğindeki tüm deliller taktir olunarak belirlenmeli ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, konusunda uzman bilirkişi heyetinden, aynı olay nedeni ile daha önce açılmış ve kesinleşmiş tazminat ve ceza davaları varsa, bu davalardaki kusur raporları ile çelişki oluşturmayacak şekilde kusur oran ve aidiyeti konusunda rapor alınması gereklidir. Kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığının ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının, güncel mevzuat çerçevesinde değerlendirilerek belirlenmesi gerekir.
Eldeki davada, davalı işyerinde mekanik işçisi olarak çalışan kazalı sigortalının, şirkete ait eski model bir araca ait tekerleklere ABS montajı yaptığı sırada 15 tekerleğin işi bitmiş 16. tekerleği sökerken jantla beraber lastiğin fırlayarak çarpması ve işçinin yaralanması şeklinde meydana gelen olayda; alınan bilirkişi raporu ve kazaya ilişkin beyanlarda kazanın meydana gelme sebepleri yeterince ortaya konulamamış olup, teknik olarak tarif edilemeyen oluşa göre alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
Kazanın ne şekilde meydana geldiği, jantın yerinden hangi sebeple fırladığı ve kazalı işçide bu denli bir yaralanmaya sebep olduğu dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Yeni bir bilirkişi heyetinden öncelikle kazanın teknik olarak nasıl meydana geldiği ilim ve fenne uygun olarak belirlenip, denetime elverişli kusur raporu alınmalıdır.
Öte yandan, kazanın meydana geliş biçimi gözetildiğinde 2 adet İnşaat, 1 adet Makine Mühendisinden kusur raporu alınması isabetsiz bulunmuştur. Uzmanlık alanı olmayan inşaat mühendisi bilirkişiler yerine, makine mühendisi veya mekanik, lastik, segman vs. bunların çalışma prensiplerini bilen ehil bilirkişilerden oluşturulacak bir heyetten rapor alınmalıdır.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesinin istinaf istemlerinin esastan reddine dair kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 06.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.