Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/9502 E. 2021/16649 K. 27.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9502
KARAR NO : 2021/16649
KARAR TARİHİ : 27.12.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : …Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi

Dava, davacının çakışan sigortalılık sebebiyle, iptal edilen hizmetlerinin geçerli olduğunun tespiti ile kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili … in 1982 yılından başlayıp 2009 yılına kadar çoğu zaman 4-a SSK çalışanı, bir kısım da 4-b tarım Bağ-Kur çalışanı olarak SGK primleri ödediğini, Müvekkilinin 2009 yılı Eylül Ayında Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından SSK 4-a çalışanları toplanarak emekliliğine karar verilmiş, müvekkilinin yaşlılık aylığına da bağlandığını, Davacı müvekkilinin 08.03.2016 tarihine kadar SSK emeklisi olarak yaşlılık aylığı almış ve sağlık hizmetlerinden de yararlandığını, fakat davalı kurum müvekkilinin 01.04.2009-11.08.2009 tarihleri arasında 131 günlük 4-b Bağ-Kur hizmeti olduğu gerekçesiyle çakışan hizmetlerinin iptal etmesi suretiyle yaşlılık aylığını başlanğıç tarihi itibariyle durdurulduğunu, Müvekkilinin 01.04.2009-11.08.2009 tarihleri arasında SSK çalışanı olduğunu, ya … Ziraat Odası ya da … Ziraat odası ya da … Ziraat Odası ya da … İLçe Tarım Müdürlüğünün davalı kuruma bildirimiyle müvekkilinin fındık bahçeleri bulunması sebebiyle müvekkilinin bilgisi ve muvafakati dışında davalı kurum tarafından resen tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tecili sonucun da dava konusu hizmet çakışması meydana geldiği ve dava konusu mağduriyet meydana geldiğin, Bu durumun yaklaşık 7 yıl lsonra davalı kurum tarafından ortaya atılmış bağlanan yaklaşık aylığı durdurulmakla kalmamış ve bağlandığı günden bu yana yasal faiziyle birlikte … İcra Müdürlüğünün 2017/769 esas sayılı icra takibine de konu olduğunu, Tüm bu nedenlerle müvekkili …. bilgisi ve müvufakati dışında 01.04.2009-11.08.2009 tarihleri arasında resen yapılan 4-b tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptali ile 01.04.2009-11.08.2009 tarihleri arasındaki SSK 4-a hizmetinin tespiti suretiyle geçerli hale gelmesini, durdurulan yaşlılık aylığının başlangıç tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II- CEVAP:
Davacının 7813543489 sicil numaralı dosyası üzerinde yapılan incelemeler neticesinde 27.04.1989 tarih 17208 sayılı muhtar kaydına istinaden tescilinin yapıldğı, daha sonra…Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2006/299 esas 2006/210 karar sayılı kararına istinaden tescilinin 4/a çalışmalarına göre düzenlendiğini, davacının 12.08.2009 tarihli tahsis talebine istinaden 01.09.2009 tarihinden geçerli olmak üzere davacıya yaşlılık aylığı bağlandığını, sonrasında davacının 08.03.2016 tarihinde bildirilen yeni 4/b (Bağ-Kur) hizmetine göre yeniden inceleme yapıldığı ve davacının 01.04.2009-11.08.2009 tarihleri arasında 131 günlük 4/a (SSK) hizmeti ile 4/b (Bağ-Kur) hizmetinin çakışması sonucunda son 7 yıllık hizmetinde 4/a kapsamında 1260 günü olmadığından dolayı davacının yaşlılık aylığnın aylık başlangıcı olan 01.09.2009 tarihi itibariyle iptal edilmiş olduğunu, davacının … Ziraat ODası kaydının devam etmesinden dolayı sigortalılığının devam ettirildiği hususlarının tespit edildiğini, Çakışan sigortalılık bakımından davacının önceden başlayan 4/b tarım Bağ-Kur sigortalılığına müvekkili kurumca üstünlük tanınmış olduğunu bunun sonucunda da davacının son 7 yıllık hizmetinde 4/a kapsamında 1260 günü olmadığından yaşlılık aylığının iptal edildiğini, mevzuat ve yargıtay kararları ışığında çakışan sigortalılık bakımından davacının önceden başlayan 4/b tarım Bağ-Kur sigortalılığına üstünlük tanınması işlemi ile davacının son 7 yıllık hizmetinin 4/a kapsamında 1260 günü olmadığnıdan dolayı yaşlılık aylığının iptal edilmesi işlemi usul ve yasaya uygun haksız ve yersiz açılmış olan davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A- İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiştir.
B- BAM KARARI
1-İlk derece mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK’nun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyanla verilen kararı temyiz etmiştir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ:
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinde; davacının 1982-1994 arasında 264 gün 4/a, 1987-2005 arasında 6252 gün 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım Bağ-Kur, 15.10.2005-31.12.2008 arasında 1152 gün 4/a, 1.4.2009-11.8.2009 arasında 131 gün 4/a maddesi kapsamında olmak üzere, 1534 gün 4/a ve 6252 gün 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığı bulunmakta iken, davacıya 7786 gün üzerinden 4/a kapsamında 1.9.2009 dan İtibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, … Ziraat Odası davacının da içinde bulunduğu birkısım kişilerin Ziraat Odası kayıtlarını davalı kuruma göndermesi üzerine, davacının 31.12.2008 de sona eren 4/a sigortalılığının ardına 1.1.2009 dan itibaren tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlatılarak 1.4.2009-11.8.2009 Arası 131 Gün 4/a sigortalılığının iptal edildiği, böylece tabi olduğu son sigortalılığının 1260 günün altına düşmesi nedeniyle aylığının kesildiği anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Kanunun 4/1-a bendinde Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar 4/1-a bendi kapsamında sigortalı sayılmışlardır. Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları da 4/1-b kapsamında sigortalı sayılmışlardır.
Sigortalılık hallerinin birleşmesi başlığı altında 13.2.2011 tarihli 6111 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 53. maddeyi göre, Sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır.
İlgili maddenin 6111 sayılı Kanunla değişiklikten önceki şekli ise; “Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılır.”
Madde 53/2. fıkra: “(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/33 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler.” hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda belirtilen yasal mevzuat çerçevesinde davacının sigortalılık durumu irdelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.