YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9941
KARAR NO : 2022/51
KARAR TARİHİ : 10.01.2022
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Asıl ve birleşen davalar, yersiz ödenen prim ve idari para cezası ile ferilerinin ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili, ödeme emrinin iptali istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamından sonra yapılan yargılamada, ilamında belirtildiği şekilde asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dairemizin uyulan 23.05.2011 günlü bozma ilamında özetle “… işin yürütülmesi için gerekli oranda işçilik bildirimi yapılıp yapılmadığının tespiti yönünden gerekli inceleme yapılması ve dava konusu idari para cezasının kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi” gerekçeleriyle bozma yapılmış olmasına rağmen mahkemece bozma gerekleri yerine getirilmeyip “davaya konu işlem ile aynı mahiyetteki bir başka idari işlem ile ilgili olarak idari yargıda kesinleşmiş mahkeme kararı bulunması, aradan geçen uzun zaman sebebi ile sağlıklı bir tespitin yapılmasının mümkün olmaması, denetim raporu ile idare mahkemesi kararlarındaki tespitler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, hukuk birliği ve güvenliği ilkesi, usul ekonomisi” gözetilerek bozma gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, … Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 …, 1974, sayfa 395 vd.)
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra, mahkemece, uyulan bozma ilamı gereği, işin yürütülmesi için gerekli oranda işçilik bildirimi yapılıp yapılmadığının tespiti yönünden gerekli inceleme yapılmalı, idari para cezasının kesinleşip kesinleşmediği araştırılmalı ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 10.01.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.