YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9999
KARAR NO : 2022/48
KARAR TARİHİ : 10.01.2022
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma sonrası ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ile davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı vekili, davacının davalıya ait …, …, …, …, … ve …’da bulunan mermer ocaklarında sürekli ve kesintisiz çalışmasına rağmen kuruma eksik bildirilen hizmetlerinin tespitini talep etmiş, mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında davacının 296 gün daha davalı şirket nezdinde hizmetinin olduğuna karar verilmiştir.
Ancak davacının hizmet cetvelinde;
25.04.2008 – 15.07.2008 arasında … işyeri sicil nolu davalı ……Ltd. Şti.
09.09.2008 – 30.11.2008 arasında … işyeri sicil nolu davalı ……Ltd. Şti.
10.01.2009 – 14.01.2009 arasında … işyeri sicil nolu davalı ……Ltd. Şti.
16.01.2009 – 20.02.2009 arasında … işyeri sicil nolu davalı ……Ltd. Şti.
27.02.2009 – 30.05.2009 arasında … işyeri sicil nolu davalı ……Ltd. Şti.
24.06.2009 – 05.08.2009 arasında … işyeri sicil nolu davalı ……Ltd. Şti.
15.08.2009 – 08.02.2010 arasında … işyeri sicil nolu davalı ……Ltd. Şti.
24.07.2010 – 30.09.2010 arasında … işyeri sicil nolu davalı ……Ltd. Şti.
16.10.2010 – 28.02.2010 arasında … işyeri sicil nolu dava dışı … İnş….Ltd. Şti.
05.05.2011’den sonra da dava dışı başka işyerinden bildirimlerinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesinin 2. fıkrasında; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Davacı tarafça, davacının davalıya ait …, …, …, …, … ve …’da bulunan işyerlerinde çalıştığının beyan edilmesi, yukarıda yazılı bir kısım çalışmalarının … ve …’te bulunan işyerlerinden bildirilmesi karşısında, kabule konu 296 günlük hizmetin hangi işyerlerinde geçtiği belirlenmeksizin, infaza elverişsiz şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
2- Davacı taraf, davacının hizmet cetvelinde 16.10.2010 – 28.02.2010 arasında görünen … işyeri sicil nolu dava dışı … İnş….Ltd. Şti.’nden bildirimlerin gerçek olmadığını, bildirim yapan şirketin …’da olup davacının …’ya o tarihlerde hiç gitmediğini, çalışmalarının gerçekte davalı şirkette geçtiğini beyan ettiğinden; gerçek işverenle kurum kayıtlarında işveren olarak görünen kişilerin de belirlenip davaya katılımları sağlanarak, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılması, bir başka anlatımla, davanın sübutu, kanıtlama yükümlülüğü ve verilen kararın infazı açısından, husumetin tüm işverenlere birlikte yöneltilmesi zorunludur.
Yukarıdaki bilgiler ve mevcut duruma göre; 30.09.2010 sonrası dönem yönünden davacının çalışma iddiası usulüne uygun şekilde araştırılmalı, 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesi uyarınca kurum kayıtlarında 16.10.2010 – 28.02.2010 arası dönemde işveren olarak görünen işverene de yöntemince husumet yöneltilmeli, bu davalının göstereceği deliller de toplandıktan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı ve davalı Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle, BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 10.01.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.