YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1003
KARAR NO : 2023/1869
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1354 E., 2021/1836 K.
vekili Avukat …
İHBAR OLUNAN : … Madencilik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.
DAVA TARİHİ : 22.12.2017
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/426 E., 2021/13 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminat ile manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 14.06.2016 tarihinde davalıya ait … ili … Mahallesi … mevkiinde bulunan maden tüneli üst ocak içerisinde Jeoloji Mühendisi olarak çalışmakta iken üzerine kaya parçaları düşmesi sonucu iş kazası geçirerek yaralandığını ve sağ bacak diz altından kesilmek zorunda kaldığını, kaza sonucu Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/1024 Soruşturma sayılı dosyasının açıldığını, müvekkilinin davalıdan şikayetçi olmaması üzerine karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğini, müvekkilinin bu kaza sebebiyle %50 oranında sürekli maluliyetinin oluştuğunu belirterek 2.000,00 TL maddi (1000 TL sürekli işgörmezlik, 500 TL geçici işgörmezlik, 200 TL bakıcı gideri, 100 TL protez bedeli, 100 TL protez bakım gideri, 100 TL protez tamir gideri) tazminatın 14.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ve 250.000,00 TL manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği 14.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 29.09.2020 tarihli talep arttırım dilekçesi ile; maddi tazminat talebini 165.590,54 TL olacak şekilde arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, kazanın meydana gelmesinde tamamen davacının kusurlu olduğunu, olayın meydana gelmesinde mücbir sebebin söz konusu olduğunu, düşen parçanın faz yüzeyine yapışık şekilde olduğunu, kendi ağırlığından dolayı kayması sonucu düştüğünü, olayın Gümüşhane’de meydana geldiğini, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, aksi halde haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ,tarafların kusur durumu açısından alınan kusur raporunda davacının %20 oranında kusurlu olduğu, davalı işverinin %80 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, kusur oranı tespitinden sonra hesap yönünden dosyanın bilirkişiye gönderilmesiyle bilirkişi hesaplamasında davacının en son bilinen ücretinin brüt 6.411,90 TL olduğu, 2017 yılı bilinen brüt asgari ücretin 1.777,50 TL olduğu, buna göre davacının ücretinin dönem asgari ücretin 3.61 katı olduğu belirlenerek davacının iş kaybından doğan maddi zararının 99.654,54 TL olduğu, davacının hayatı boyunca kullanacağı protezler ve bunların bakım bedelinin 65.936,00 TL olduğu tespitine yer verildiği,buna göre davacı maddi zararının 99.654,54 TL olduğunun gerektiği,öte yandan bakıcı gideri talebinin incelenmesinde; davacı vekili sağlık kurumunda kaldığı ve taburcu edildikten sonra evinde yatarak tedavi görmesi neticesinde kendisine yapılan yardımlar nedeniyle bakıcı gideri doğduğunu belirttiği, SGK sağlık kurulu kararında ise davacının %50 oranında işgöremezliği olduğu nun beirlendiği ve rapora itiraz olmadığı ayrıca raporda davacının bakıma muhtaç olmadığının bildirildiği ve bu nedenle davacının talep ettiği bakıcı gideri tazminatının reddi gerekeceği, davacının protez bedeli talebinin incelemesinde; 5510 sayılı Kanun’un 63/f maddesi gereği bir iş kazası nedeni ile sigortalının başvuracağı merciinin dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu olduğu bu nedenle davacının tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu sorumlu olduğu halde tedavi giderleri için davalının sorumluluğuna gidilerek tazminata (protez bedeline) hükmedilemeyeceği kanaatiyle protez bedeli, protez bakım gideri ve protez tamir gideri talebinin pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, davacının manevi tazminat talepleri açısından ise; somut olaya göre kaza tarihinde 50 yaşında olan davacının yaşı, davalıya nazaran kusur oranının düşüklüğü, yaşamını bedensel çalışma ile ikame etmesi, sosyal ve ekonomik durumu ve yukarıda bahsedilen ilkeler ışığında manevi tazminat talebinin miktarı ile hakkaniyet gözönüne alınarak, talep edilen manevi tazminattan bir miktar indirim yapılması gerektiği belirtilerek;
Davanın kısmen kabulü ile
1.Maddi tazminat isteminin (geçici iş göremezlik-sürekli iş göremezlik) kısmen kabulüne, 99.654,54 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 14.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2.Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine,
3.Bakıcı gideri talebinin reddine,
4.Protez bedeli, protez bakım gideri ve protez tamir gideri talebinin pasif husumet yokluğundan reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalı tarafın cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasında sunmuş olduğu dilekçelerde bakıcı gideri, protez bedeli, protez bakım gideri, protez tamir gideri ve avans faize karşı itiraz ve def’i ileri sürmemesine rağmen mahkemece re’sen bu alacak kalemleri yönünden red kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, tazminatlara ticari avans faizi uygulanması gerektiğini, manevi tazminat miktarının az olduğunu, yargılama giderleri ve davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5510 sayılı Kanun’un 63/f maddesi gereği, iş kazasına uğrayan sigortalıya Sosyal Güvenil Kurumunca işe el konuncaya kadar sağlık durumunun gerektirdiği sağlık yardımlarını yapma dışında işverene bir yükümlülük getirmediğini belirterek genel sağlık sigortası kapsamında Kurumca karşılanması gereken protez bedeline ilişkin talebin reddinin yerinde olduğu, manevi tazminat yönünden davacının sosyal ve ekonomik durumu, kusur oranları, olayın oluşuna ve maluliyet durumuna göre 100.000 TL olarak belirlenmesinin olaya uygun olduğu, haksız fiile dayalı tazminatlarda yasal faizin uygulanması gerektiği davalının dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte sorumlu tutulmasının isabetli olduğu, davacının bakıma muhtaç olduğuna dair raporunun bulunmaması karşısında davacının bakıcı giderinin reddinde hata görülmediği, davalı lehine hükmolunan vekalet ücreti ve yargılamada giderlerinin belirlenmesinde hata bulunmadığı, gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla davalı tarafın cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasında sunmuş olduğu dilekçelerde bakıcı gideri, protez bedeli, protez bakım gideri, protez tamir gideri ve avans faize karşı itiraz ve def’i ileri sürmemesine rağmen mahkemece re’sen bu alacak kalemleri yönünden red kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, tazminatlara ticari avans faizi uygulanması gerektiğini, manevi tazminat miktarının az olduğunu, yargılama giderleri ve davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 56 ncı maddesi, 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddesi,
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz kapsam ve nedenlerine, bozma kararına uymakla taraflar lehine oluşan ve yeniden incelenme imkanı bulunamayan sebeplerle, kanunun açık hükmüne aykırı görülen sebeplere göre; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Gerek mülga BK’nun 47 nci ve gerekse de olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nun 56 ncı maddesinde hâkimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hâkimin manevi zarar adı ile ölenin yakınlarına verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin Duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda, iş kazası olayının özelliğine, sürekli iş göremezlik oranının niteliğine göre kurşun ve çinko çıkarılan maden işyerinde sigortalı …’nın 14.05.2016 tarihinde 50 yaşında jeoloji mühendisi olarak çalışmaktayken, iki gün önce madende delme ve patlatma işi yapıldıktan ve galeri havalandırıldıktan ve gevşemiş malzemenin düşme tehlikesine karşı tarama işlemi yapıldıktan sonra kaza tarihinde A2 cep galerisi denen yere gelerek numune alımı ve ayna kontrolü yapan davacının bu işlemi yaptıktan sonra aynadan 5-10 m. uzaklaşmışken 1 m2 civarında kaya parçasının sağ ayağına düşmesi ile sağ bacağının diz altından ampute olması nedeniyle %50 oranında sürekli iş göremezlik durumuna girdiğinin tespit edildiği iş kazasında,davalı işverenin %80,kazalının %20 kusurlu bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar doğrultusunda sigortalının uğradığı iş kazasının meydana gelmesindeki kusur durumu,sürekli iş göremezlik oranı,olayın meydana geliş biçimi dikkate alındığında davacı kazalı yararına hükmedilen 100.000 TL manevi tazminatın çok az olduğu açıktır.
O halde mahkemece yapılacak iş, davacı sigortalıya maruz kaldığı iş kazası nedeniyle hakkaniyete uygun ve davacının uğradığı manevi zararla tazminle uyumlu bir miktar manevi tazminata hükmetmekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…