Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/10054 E. 2022/12332 K. 12.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10054
KARAR NO : 2022/12332
KARAR TARİHİ : 12.10.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
No :

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair hüküm verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı Kurum vekili; kurum sigortalısı … …’in davalı … Belediyesinde çalışırken 25.3.2007 tarihinde maruz kaldığı İş kazası sonucu vefat ettiğini, müteveffanın yakınlarına 342.597.36.TL peşin değerli gelir bağlandığını, kurum alacağının tahsili İçin … 10. İş Mahkemesinin 2009/21 Esas nolu dosyası ile dava açılmış ve yapılan yargılama sonucu davalı belediyenin %70 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı Belediyeden 7.566.20.TL.nin ödenmesine karar verildiğini, kararın Yargıtay’dan geçerek onanarak kesinleştiğini belirtilerek kurum zararı 232.251.95.TL gelirin onay tarihi 27.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada, davacı vekili … Turz. İnş. ve Tic. A.Ş., Erdal …, … Müh. İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. ve … aleyhine açtığı 17/05/2013 tarihli dava dilekçesinde özetle; kazalı işçinin yeniden tespit edilen işgöremezlik ödeneğine esas günlük kazancı üzerinden … 3. İş Mahkemesinin 2009/804 E. 2010/644 K. sayılı kararıyla 16/05/2011 onay tarihli 638.243,38 ₺ peşin sermaye değerli ilk gelir bağladığını, ayrıca 08/08/2011 tarihinde ücret farkından dolayı 4.545.15 TL fark geçici iş göremezlik ödeneği ödendiğini, kazalı işçinin tedavi gideri olarak 18/10/2011 tarihli ödeme emri ile 524.88 TL, 12/12/2011 tarihli ödeme emri ile 524.88 TL ve 08/03/2012 tarihli ödeme emri ile 524.88 TL tedavi gideri ödediğini belirterek, kusur yönünden fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, yargılama sonunda belirlenecek kurum zararının gelirin onay, masrafların sarf ve ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasar faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilsen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı … Belediyesi vekili; davanın zamanaşımı süresi geçmiş olması nedeniyle reddi gerektiğini, davacı kurum tarafından … 10. İş Mahkemesinin 2009/21 Esas nolu dosyası ile dava açılan davada mahkemece 7556,20 TL hüküm altına alındığını, hüküm altına alınan 7556,20 TL’nin kuruma ödendiğini, dava konusu alacak için kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu alacağın faizinin ancak dava tarihinden itibaren talep edilebileceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davanın kısmen kabulü ile
1-204.645,86 TL’nin 27/08/2008 onay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı kuruma verilmesine,
2-Fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı … Belediyesi vekili; davanın zamanaşımı süresi geçmiş olması nedeniyle reddi gerektiğini, davacı kurum tarafından … 10. İş Mahkemesinin 2009/21 Esas nolu dosyası ile dava açılan davada mahkemece 7556,20 TL hüküm altına alındığını, hüküm altına alınan 7556,20 TL’nin kuruma ödendiğini davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili, istinaf talep dilekçe içeriğini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, 25.03.2007 tarihinde meydana gelen ve Kurum sigortalısının vefatı ile sonuçlanan iş kazası nedeniyle, hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 26. maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26. maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı, ya da, hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş ise de;Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra, 506 sayılı Yasaya dayalı olarak işverenler aleyhine açılan rücuan tazminat davalarında; süregelen mevcut uygulama dışında, herhangi bir etkileşim ve değişim öngörülmediğinden, Borçlar Kanununun 332/I maddesinde belirtilen işçi-işveren arasındaki akde aykırılık eylemleri ve bu çevrede maddenin 2. fıkrası gereğince işverenin akde aykırı davranışları (işçi sağlığı ve iş güvenliğinin gerektirdiği önlemlerin alınmaması vs.) sonucu, 26/I maddeyle vaki ilişkilendirme, bir bakıma akde aykırı hareketten doğan tazminat davaları hakkındaki hükümlere tabii olmakla; zamanaşımının, süregelen eski uygulamalar gibi, işverenler açısından Borçlar Kanununun 125. maddesine göre belirlenmesi gerektiğine; ayrıca, zararlandırıcı sigorta olayına neden olan 3. şahıslar yönünden ise, Borçlar Kanunun 60. maddesinde öngörülen haksız fiil zaman aşımına tabii olduğunda tereddüt yoktur.
Bu arada, zaman aşımının başlangıcı ise; 506 sayılı Yasada zaman aşımının (özel olarak) düzenlenmediği düşünüldüğünde; genel hükümler çerçevesinde çözüm arama gereği vardır. Gerçekten, Borçlar Kanunun 128. maddesinde: “zaman aşımı, alacağın muaccel olduğu zamanda başlar” denilmektedir. Kurum açısından alacak hakkı; tedavi gideri ile, geçici iş göremezlik ödemeleri yönünden ,sarf ve ödemenin yapıldığı tarihte muaccel hale geleceği, sürekli iş göremezlik geliri yönünden ise; bağladığı gelirin yetkili organ tarafından onaylandığı tarihte ödenebilir hale geleceğinden, muacceliyetin onay tarihi olacağı açıktır. O halde, 26. maddeye ilişkin davalarda zaman aşımı; masraflar için sarf, gelirler için ise, ilk peşin sermaye değerinin başlangıçtaki gelir bağlama onay tarihinden başlatılmalıdır.
Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında, somut olayda, sigortalının ölümünden sonra hak sahiplerine toplam 342.597,36 TL 24/01/2008 onay tarihli peşin sermaye değerli gelir bağlandığı, bağlanan gelirin rücuan tazmini için davalı işveren aleyhine fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 7.566,20 TL’ ilk peşin sermaye değerli gelirin tahsili istemiyle kısmi dava açıldığı, … 10. İş Mahkemesinin 2009/21 E. 2011/535 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, karar verildiği, kararın Dairemizin 12/02/2013 tarih ve 2011/18385 E. 2013/2055 K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, davacı Kurum tarafından aynı davalıya karşı bu defa bakiye ilk peşin sermaye değerli gelirden oluşan kurum zararı olan 232.251,95 TL alacağın,gelirin onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsili talebiyle 26/08/2018 tarihinde eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda davalının ileri sürmüş olduğu zamanaşımı def’inin süresinde olması karşısında, mahkemece zaman aşımı konusunda, herhangi bir irdeleme yapılmaksızın; hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.