YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10059
KARAR NO : 2022/15329
KARAR TARİHİ : 01.12.2022
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava 5510 sayılı Kanun’un geçici 7/1’inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan, mülga 506 sayılı Kanun’un 79/10 hükmü uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut davada; davacı, 17.08.2000-24.07.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitini istemiştir. Davacının 02.11.2009-02.08.2010 döneminde davalı iş yerinden bildirimleri bulunmaktadır. Davanın kısmen kabulüne ilişkin önceki karar Dairemizin 28.11.2018 tarihli ilamı ile; davacının kim tarafından işe alındığı, çalışırken kimden emir ve talimat aldığı, iş yerinde hangi işlerde çalıştığı, çalışma arkadaşlarının kimler olduğu, ücretini nasıl aldığı, çalışma şeklinin nasıl olduğu hususlarında beyanı alınarak eksik hususların davacıya açıklattırılması, dava konusunun somutlaştırılması, iş yerindeki çalışmanın tüm yılı mı kapsadığı yoksa hasat dönemine göre mevsimlik olup olmadığı,yıl boyunca iş yerinde hangi işlerin yapıldığının etraflıca araştırılması,iş yerinde mevsimine göre kaç işçi çalıştırıldığı dönem bordroları da celp edilerek belirlenmesi, davacının beyanında belirtilen kişilerin tanık olarak dava ile ilgili bilgi ve görgülerine başvurulması yönlerinden bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Somut dosyada, bozma ilamından sonra verilen beyan dilekçesinde ve davacı 17.08.2000 tarihinde davalı şirkette işe başladığını, kendisini fabrika sahibi …’ın işe aldığını, usta başı …, …, … ve …dan (soy ismini bilmiyor) talimat aldığını, kayısı temizleme, işleme, paketleme işi yaptığını ve çavuş olarak çalıştığını, ekip sorumlusu olduğunu, ekibinde 25-30 kişi çalıştığını, o dönem iş yerinde 200 kadar işçinin çalışmakta olduğunu, iş yerindeki çalışmanın sürekli olduğunu beyan etmiş ve kendi dönemindeki çalışma arkadaşlarının kimler olduğunu belirtmiştir.
Dosyada daha önce dinlenen …, …, … davacının talep edilen dönemde çalıştığını beyan etmişlerdir. Ayrıca … ve … iş yerinde 2000 yılında çalışmaya başladıkları halde kurum denetiminden sonra bildirimlerinin yapıldığını, davacının ve arkadaşlarının bu dönemde sigortasız çalıştıklarını belirtmekle hizmet cetvellerinde işe giriş tarihlerinin 02.11.2009 olduğu ve tanık Gülcan’ın 02.08.2010 tarihinden sonra bildiriminin bulunmadığı görülmektedir.
Somut dosyada bozmadan sonra bazı tanıklar dinlenilmiş ise de, davacının beyanında belirttiği bazı kişilerin daha önce tanık olarak dinlenildiği bazı kişilerin ise dinlenmediği görüldüğünden, davacının iş yerinde emir ve talimat aldığını ve birlikte çalıştığını belirttiği kişiler tanık olarak dinlenilmeli, davacı çavuş olarak çalıştığını belirtmekle ekibinde çalışan kişiler sorulmak suretiyle bu kişilerin beyanı alınmalı, dinlenen tanıklara ait hizmet cetvelleri celp edilmeli, davalı iş yerinden denetim tarihine kadar bildirimlerin az olması, denetim tarihinden sonra sigortalı sayısının artmış olması ve dosyada dinlenen tanık anlatımlarından iş yerinde her dönemde bildirilenden daha fazla işçi çalıştığının beyan edilmesi karşısında iş yerinin kapsam ve kapasitesi de değerlendirilmeli, kurum denetim tarihi öncesi ve sonrasına ilişkin iş yeri üretim ve kapasitesinde değişiklik olup olmadığı irdelenmeli, elde edilecek sonuç değerlendirilmek ve dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgeler incelenmek suretiyle karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 01/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.