Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/10165 E. 2023/4119 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10165
KARAR NO : 2023/4119
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/203 E., 2019/625 K.
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle Dairemizin 06.02.2019 tarih 2019/155 E. 2019/797 K. sayılı kararı ile bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile bozma ilâmına direnilmiştir.

Direnme kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle, Dairemizin14.10.2020 tarihli ve 2020/1181 2020/6024 K. sayılı kararı ile; bozma ilâmı yerinde bulunarak direnme kararı incelenmek üzere dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.06.2022 tarih 2020/10-634 E, 2022/831 K. sayılı kararıyla, direnme kararının değişik gerekçe ve nedenlerle yerinde olduğuna karar verilerek dosya Dairemize gönderilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacının açılımı Akıldan Matematik Eğimi olan Akılmatik … Bayiliği sahibi olan davalı … ile birlikte Akılmatik kurusu …’un ….. Başakşehir/… adresindeki Akılmatik Genel Merkezinde 2011 yılında Kasım ayında eğitim seminerine katıldığını, müvekkilinin eğitim seminerinden hemen sonra aralakındaki iş akdi gereğince, davalı …’ın sahibi olduğu bir bülümü Akılmatik eğitimi amacıyla sınıf haline getirilen, Kartaltepe Mah. ……../… adresindeki özel ana okulunda 02.12.2011 tarihinden itibaren toplam 11 öğrenciye ders vermeye başladığını, bir süre sonra davalı …’ın ana okulunun kapatması üzerine bu kez yine …’de Özel Pamuk Anaokulunda …’ın kiraladığı bir bülümü Akılmatik eğitimi için sınıf haline getirilen İ……/… adresindeki dairede, müvekkilinin derslerine devam ettiğini, bu durumun 09.06.2012 tarihine kadar toplam 28 hafta sürdüğünü, müvekkilinin toplam 11 öğrenci için belirlenen 3 grubun her birine haftada üçer saatten üç grup için 9 saat ders verdiğini, derslerin kesintisiz 28 hafta sürdüğünü belirterek; müvekkilinin davalı işyerinde çalıştığı süreler üzerinden sigortalılık süresinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … cevap dilekçesinde özetle; davacının Mahkememizin 2012/372 Esas sayılı dosyası ile aynı davayı açtığını, o davada verdiği verdiği cevap dilekçesini aynen verdiğini, kendisinin davacıdan haftada birkaç saatliğine ders aldığını, bunun hiçbir zaman 4 saati geçmediğini, kedisinin öğretmenlik formasyonu olmadığı için, bir resmi veya özel kuruma bağlı olmaksızın minimum saatbaşı ücretlerle ders verdiğini, hiçbir alacağı olmadığını, Akılmatik’in sertifika programına tarafından katılımın sağlandığını ve davacı için tarafından bir dolar ödendiğini belirterek; davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesini sonuç ve istem bölümünde davacının çalışmalarının geçtiğini iddia ettiği sürenin belirtilmediğini, davanın hizmet tespit davası olması nedeniyle davacının dava dilekçesinde talep ettiği dönemi ay, gün ve yıl olarak başlangıç ve bitiş tarihleri de belirtilmek suretiyle açıklamasının gerektiğini, davacının işyerinde devamlı olarak hizmet akdiyle çalışmış olduğunu, resmi, yazılı ve sağlıklı delillre ile ispatlaması gerektiğini, sadece tanık beyanları ile ispatlanamayacağını belirterek; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2013 tarihli ve 2012/376 Esas E.2013/537 K. sayılı kararıyla, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 07.03.2014 tarihli ve 2013/21835 E. 2014/4989 K. sayılı ilamında, resen araştırma ilkesi çerçevesinde Mahkemece; uyuşmazlık konusu dönemde çalışmanın ne şekilde gerçekleştiği, davacının  kendi nam ve hesabına işyeri bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılması (vergi levhası, işyeri ruhsatı, vergi beyannamesi, muhtasar beyananame…v.s), uyuşmazlığa konu dönemin tamamını kapsar şekilde çalışması bulunan bordro tanıklarının resen belirlenerek, beyanlarına başvurulması talep edilen döneme ilişkin bordro tanıklarına ulaşılamadığı takdirde, sigortalı ile birlikte çalışan kişiler ile aynı çevrede işyeri olan işveren, ya da, bu işverenlerin çalıştırdığı kişiler resen saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulması, böylelikle; toplanan ve toplanacak delillerin sonucuna göre, çalışma ilişkisi ve süresi  hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlenerek, davacının çalışmasının, full-time olarak mı, yoksa, part-time olarak mı gerçekleştiği araştırılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 04.12.2017 tarihli ve 2014/346 E.2017/623 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacının 02.01.2012 ile 09.06.2012 tarihleri arasında 25 günlük süre ile davalının yanında 29,55 TL günlük ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmiş; karara karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 06.02.2019 tarihli, 2019/155 E. 2019/797 K. sayılı ilamında;Re’sen araştırma ilkesi uyarınca, Mahkemece; davacının özellikle servis aracı sahibi olması nedeniyle dava konusu dönemi de kapsar şekilde devam eden 4/1-b kapsamında sigortasının da olduğu gözetilerek baskın sigortalılık olgusunun hangi kapsamında gerçekleştiğinn belirlenmesi aynı döneme rastlayan gerçek ve fiili çalışmalardan hangisinin sigortalının hayatında ekonomik olarak baskın çalışma niteliği taşıdığı ortaya konulmak suretiyle değerlendirildikten sonra karar verilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla “…Davacı tanık beyanları ve sabit meslek olarak akıllı makematik öğretmenidir. Kariyer diploma, eğitim-öğretim formasyonu gibi değişik ve nitelikli eğitim ve özellikler gerektiren böyle bir meslek karşısında sadece ekonomik koşullar ile ticari olmayan kendine ait bir araçla servis hizmetini de yapan davacı için baskın mesleğinin ve geçim kaynağının öğretmenlik olduğu hususu ülkemiz gerçekleri ve hayatın olağan akışı ile belli olup bu husus bozmadan önceki kararda tartışılmıştır.

Bu nedenlerle mahkememizin önceki kararının yerinde olduğu buna uygun vicdani kanı ile kesin olarak anlaşılmış ve ısrar kararı verilerek aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur….” gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının 02/01/2012 ile 09/06/2012 tarihleri arasında 25 günlük süre ile davalının yanında 29,55 TL günlük ücret ile çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı SGK vekili, mahkemece verilen kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu, davanın kısmen kabulü nedeniyle vekil ile temsil edilen Kurum lehine vekalet ücretinin hükmedilmemiş olması nedeniyle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Hukuk Genel Kurulu Kararı
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.06.2022 tarih 2020/10-634 E, 2022/831 K. sayılı ilâmı ile; “…Görüldüğü üzere söz konusu yasal düzenlemelere göre 01.10.2008–01.03.2011 dönem yönünden 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin 1 inci fıkrasını gereğince ilk önce başlayan sigortalılık esas alınmalı, 01.03.2011 tarihinden itibaren ise anılan maddede 6111 sayılı Kanunla yapılan değişiklik gözetilerek hizmet akdine dayalı çalışmaya değer verilmelidir. Bu durumda somut olay bakımından uyuşmazlık konusu dönemde hem Bağ-Kur kaydı bulunan hem de davalı …’a ait işyerinde hizmet akdiyle çalışan davacının 6111 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin 1 inci fıkrası gereğince hizmet akdiyle çalışmasına üstünlük tanınmalıdır. Bu itibarla her ne kadar mahkemenin davacının ekonomik olarak baskın çalışmasının davalı …’a ait işyerindeki hizmet akdine dayalı çalışma olduğuna ilişkin gerekçesi isabetli değilse de sonucu itibariyle doğru olan direnme kararı yukarıda yazılı değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı yerinde görülmüştür.” gerekçesiyle inceleme yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. ..” gerekçesiyle inceleme yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

D. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Davacının 5510 sayılı Kanun’un 4/a kapsamında sigortalılığının tespitini talep ettiği 02.12.2011-09.06.2012 tarihleri arası dönemde aynı zamanda Bağ-Kur kaydı bulunması nedeniyle hangi sigortalılığa üstünlük verileceği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 5510 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin 1 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; kendisini vekil ile temsil ettiren davalı Kurum lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’ ye göre vekalet ücretine hükmedilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile 13.11.2019 tarihli mahkeme kararına, eklenmek suretiyle,

“Davalı SGK,kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ne göre 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı SGK’ya verilmesine, “ibaresi yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.