Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/10171 E. 2023/6885 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10171
KARAR NO : 2023/6885
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/674 E., 2021/2262 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/367 E., 2017/459 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasının tespiti istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının davalı şirkete ait … ili Delice ilçesi Yaylayurt köyünde bulunan mandıra inşaatında usta olarak çalışmakta iken 08.05.2013 günü saat 14.30 sıralarında duvar örmekte kullanılan iskelenin kırılması sonucu 3 metreden düşerek yaralandığını belirterek iş kazasının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı şirket vekili özetle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece özetle, “…davacının davalıya ait iş yerinde çalışması tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmelidir. Davacının ilk aşamada kaza hakkında bir iddiada bulunmaksızın yüksekten düşme şikayetiyle hastaneye başvurması, Sungurlu Cumhuriyet Başsavcılığı’ nın karar verilmesine yer olmadığı kararı, olay tarihinde davacının başka bir iş yerinde sigortalı olarak hizmetinin bulunması, yapılan kolluk araştırmasından iş kazasının varlığına yönelik bir tespitin yapılamamış olması ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının olay tarihinde “sigortalı sayılan” kapsamında davalı iş yerinde çalıştığının ispatlanamadığı anlaşılmış, mahkememizde yapılan yargılama sonunda izah edilen nedenlerle bilirkişi heyeti raporuna itibar edilmeyerek aşağıdaki şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmüştür ” gerekçesiyle davanın reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince özetle; “… … SGK İl Müdürlüğü 12.11.2014 tarih ve 2014/121 sayılı sosyal güvenlik denetmenliği raporunun incelenmesinde, sigortalının davete icabet etmediğinden ifadesinin alınamadığı, tanık olarak gösterilen kişilerin davalı işyerinde çalışmasının bulunmadığı, tanıkların sigortalı hizmetlerinin bulunmaması nedeniyle verecekleri bilgilerin bir anlam ifade etmeyeceği, iddiaları doğrulayan herhangi bir tespitte bulunulamadığı ve şikayetçinin mahkemeden karar alması gerektiği ifade edilmiştir. Kurumun 18.11.2014 tarihli komisyon kararında, “denetmen raporunda şahsın iddialarının doğruluğu konusunda bir tespit yapılamadığından iş kazası olup olmadığına karar verilemediği” ifade edilmiştir. Sungurlu Cumhuriyet Başsavcılığının 03.04.2014 tarih ve 2014/355 E. 2014/266 K.sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, mahkemenin isteği üzerine düzenlenen jandarma tahkikat evrakında dinlenen köy halkından kişilerin böyle bir olayın olmadığını ifade ettikleri, Sungurlu Devlet Hastanesi belgelerinin incelenmesinde; davacının 08.05.2013 tarihinde düşme şikayetiyle doğrudan ortopedi kliniğine başvurduğu ancak iş kazasından bahsetmediği, sağ tibia-fibula distal ve kırığı deplare olması nedeniyle ameliyat edildiği, adli vaka raporu düzenlenmediği, davacının ayağının ne şekilde kırıldığını söylemediği anlaşılmaktadır. … İli, Delice İlçesi, Yaylayurt Köyü, No:94/2 adresinde kurulu bulunan “inşaat” işyerinin 1018009.071 sicil numarası ile Uzeller İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi adına tescil edildiği, 741 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak 19.06.2013 onay tarihli yapı ruhsatının verildiği, Kurumun ilişiksizlik belgesinin 12.03.2014 tarihli olduğu bildirilmiştir. Davacının iş kazasının meydana geldiğini söylediği 08.05.2013 tarihinde 1028728.19.24 sicil sayılı inşaat işyerinde 7 gün hizmetinin bulunduğu, aynı yılın 6-12.aylarında hizmet bildirilmediği, bu işyerinin… İnşaat Taahhüt Turizm Taşımacılık İmalat Sanayi şirketine ait olduğu, işyeri adresinin ise Fatih Mah. Ayvaz Sokak No: 23/B Sungurlu / … olduğu, polis tarafından düzenlenen ve işyeri sahibi olduğu belirtilen Seyfettin Kulaksız’ın da imzaladığı 26.12.2016 tarihli tutanakta “10.11.2012 tarihinde çalışmaya başlayan davacının 20.03.2013 tarihinde işten ayrıldığı, ancak mağdur olmaması için sigortasının 30.11.2013 tarihine kadar bildirildiği” açıklanmıştır. Hizmet döküm cetvelinin incelemesinde 2013 yılının Mayıs ayında 7 gün hizmet bildirildiği ve sonrasında bildirim bulunmadığı görülmektedir. Bu işyerinde 5.ayda bordroda ismi yer alan tanık … “…Davacı benim kardeşim olur. Kendisi Delice’de faaliyette bulunan davalı firmada çalışmaya gitti. Yanlış hatırlamıyorsam 4-5 yıl kadar oldu. Davacı orada inşaat işinde çalışıyordu. Kendisi tuğla ve kalıp ustasıdır. Davacı inşaatta çalışırken düşmüş. Düşünce de ayağı kırılmış. Bundan dolayı bir süre çalışamadı. Davacı kalasın kırılması nedeniyle düşmüş. Bu düşmeden sonra bir süre tedavi gördü. Şu an halen tedavisi devam etmektedir. Ayağı da kesilmiştir. İş yeri de mağdur olmasın diye sigortasını kapatmamış. Hastanede iken işyerinden ziyarete geldiler 500,00 TL para verdiler ve tüm mağduriyetlerini gidereceklerini söylediler. Ondan sonra herhangi bir gelen veya giden olmadı. Şu anda kendisi mağdur durumdadır. Bildiğim kadarıyla davacı bakım parasıyla geçiniyor…” biçiminde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanıklarından… talimat yoluyla alınan beyanında, “… 2013 yılı mart ayı gibi davalı … Şirketinin Delice İlçesi Yaylayurt Köyünde yaptığı mandıra inşaatında çalışmaya başladığımda davacı bu inşaat işinde çalışıyordu, yağmur nedeniyle iş olmayıp …’ya gelip tekrar gittiğimde davacı ayrılmıştı, ben aynı yıl 10. Aya kadar çalışmamı sürdürüp ayrıldığımda davacı bu inşaatta çalışmıyordu, benim çalıştığım dönemde bu inşaat işinde herhangi bir iş kazası olmadı, davacı da kaza geçirmedi, ancak ben ayrıldıktan sonra söylendiği gibi 2014 Mayıs’ında herhangi bir iş kazası oldu mu, nasıl oldu bunları bilmem…” biçiminde beyanda bulunmuştur. Davacının tanık olarak isimlerini bildirdiği …, …,…’nun davacının iş kazasının meydana geldiğini söylediği 08.05.2013 tarihinde davalı işyerinde çalışmasının bulunmadığı, dinlenen tanıkların “davacının 08.05.2013 tarihinde davalı şirkete ait mandıra inşaatında çalışırken iskelenin üzerinden düşerek iş kazası geçirdiğini, sigortasız çalıştıklarını, davacıyı araç ile Sungurlu Devlet Hastanesine götürdüklerini” söylemişlerdir. Davalı şirketin başka bir işyerinde (1002880.071) sigortalı olarak çalışan tanık …, “…Davacıyı tanımam, davalı şirketin sahibi teyzemin eş ve çocuklarıdır, bu şirkette 2013 yılı 5. Ayı gibi çalışmaya başlayıp yıl sonuna kadar çalıştım, gece gündüz bekçisiydim, çalıştığım yer delice ilçesindeydi, şirket mandıra hırdavat üzerineydi, en azından benim çalıştığım yer öyleydi, benim çalıştığım dönemde çalıştığım yerde herhangi bir iş kazası olmadı, kim tarafından neden tanık gösterildiğimi de bilmem…” biçiminde beyanda bulunmuştur. Yukarıda yer alan maddi ve hukuki açıklamalar ışığında, mahkemece yazılı gerekçe ile iş kazasının kanıtlanamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; A) Davacının 08.05.2013 tarihinde iş kazası geçirdiğini iddia ettiği … ili Delice ilçesi Yaylayurt köyü No: 94/2 adresinde bulunan Uzeller İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi Limited Şirketine ait inşaatın ruhsat tarihi 19.06.2013 ise de dinlenen bordro tanığı … ve davalı tanıklarından… beyanlarına göre iş kazasının gerçekleştiği 08.05.2013 tarihinde mandıra inşaatının faal halde bulunduğu, inşaat ruhsatının iş kazasından sonra alındığı, B) Davacının iş kazasının meydana geldiğini söylediği 2013 yılı Mayıs ayında dava dışı 1028728.19.24 sicil sayılı inşaat işyerinde 7 gün hizmetinin bulunduğu, aynı yılın 6-12.aylarında hizmet bildirilmediği, bu işyerinin… İnşaat Taahhüt Turizm Taşımacılık İmalat Sanayi şirketine ait olduğu, işyeri adresinin ise Fatih Mah. Ayvaz Sokak No: 23/B Sungurlu / … olduğu, polis tarafından düzenlenen ve işyeri sahibi olduğu belirtilen Seyfettin Kulaksız’ın da imzaladığı 26.12.2016 tarihli tutanakta “10.11.2012 tarihinde çalışmaya başlayan davacının 20.03.2013 tarihinde işten ayrıldığı, ancak mağdur olmaması için sigortasının 30.11.2013 tarihine kadar bildirildiği” açıklanmış ise de bu işyerindeki çalışmasının kaza tarihinden önce sona erdiğinin hizmet döküm cetveli, tutanak içeriği ve bordro tanığı … beyanı ile sübuta erdiği, C) Davacının tanık olarak isimlerini bildirdiği …, …,…’nun “davacının 08.05.2013 tarihinde davalı şirkete ait mandıra inşaatında çalışırken iskelenin üzerinden düşerek iş kazası geçirdiğini, sigortasız çalıştıklarını, davacıyı araç ile Sungurlu Devlet Hastanesine götürdüklerini” söyledikleri, davalı tanığı…’ın talimat yoluyla alınan beyanında, “… 2013 yılı mart ayı gibi davalı … Şirketinin Delice İlçesi Yaylayurt Köyünde yaptığı mandıra inşaatında çalışmaya başladığımda davacı bu inşaat işinde çalışıyordu, yağmur nedeniyle iş olmayıp …’ya gelip tekrar gittiğimde davacı ayrılmıştı…” şeklinde beyanda bulunduğu, tanık …’ın “…Davacı benim kardeşim olur. Kendisi Delice’de faaliyette bulunan davalı firmada çalışmaya gitti. Yanlış hatırlamıyorsam 4-5 yıl kadar oldu. Davacı orada inşaat işinde çalışıyordu. Kendisi tuğla ve kalıp ustasıdır. Davacı inşaatta çalışırken düşmüş. Düşünce de ayağı kırılmış…” biçiminde beyanda bulunduğu, anlaşılmakla “davacı …’ın davalı Uzeller İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi adına 1018009.071 sicil numarası ile tescilli … ili Delice ilçesi Yaylayurt köyü No:94/2 adresinde kurulu bulunan inşaat işyerinde 08.05.2013 tarihinde geçirdiği kazanın 5510 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesine göre iş kazası olduğunun tespitine” karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 bendi uyarınca yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yerine davanın kabulü ile olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.” gerekçesiyle, “1-Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 bendi uyarınca kabulüne, 2-… İş Mahkemesine ait 05.10.2017 gün ve 2016/367 E. 2017/459 K.sayılı kararının kaldırılmasına, yerine, 3-Davanın kabulü ile davacı …’ın davalı Uzeller İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi adına 1018009.071 sicil numarası ile tescilli … ili Delice ilçesi Yaylayurt köyü No:94/2 adresinde kurulu bulunan inşaat iş yerinde 08.05.2013 tarihinde geçirdiği kazanın 5510 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesine göre iş kazası olduğunun tespitine,” karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Dairece; “… davacının davalı şirket nezdinde herhangi bir işte çalışıp çalışmadığı, davalı şirketin davacının işvereni olup olmadığı ve taraflar arasındaki ilişkinin niteliği (istisna akdi – hizmet akdi) irdelenmeli, bu hususun aydınlatılması için gerekirse keşif yapılarak hizmet akdinin varlığına kanaat getirilmesi halinde davacının iddia ettiği, belirttiği tarihte davalının iş yerinde iş kazası geçirip geçirmediği hususu aydınlatılmalı, dosyada mevcut tanık ifadeleri arasında çelişkiler olduğu görülmekle bu çelişkiler giderilmeli, davacının olay gününe ait hastane kayıtlarında iş kazasına dair bir beyanının veya bu yönde bir kaydın olmadığı, yine ilk hastane kayıtlarında herhangi bir kayıt veya beyan olmamasına karşın davacının daha sonra sunduğu dilekçelerde iddiasına konu iş kazası sebebiyle ayaklarının ampute olduğunu beyan etmesi karşısında, 2013 yılında geçirdiğini iddia ettiği iş kazası sebebiyle ayağının kırılması olayıyla daha sonra bu kaza sebebiyle ayaklarının ampute olduğu iddiası arasında illiyet bağı olup olmadığı araştırılmalıdır. Belirtilen açıklamalar ve benimsenen ilkeler kapsamında, uyuşmazlık konusu husus yeniden usulünce incelenip, yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Kararda özetle: “1-6100 sayılı HMK’nın 356 ve 359 uncu maddeleri uyarınca davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, … İş Mahkemesine ait 05.10.2017 gün ve 2016/367 Esas 2017/459 Karar sayılı kararının kaldırılmasına,yerine; 2-Davanın kabulü ile, davacılar murisi …’ın davalı … İnş. Taah. Tic. ve Sanayi limited şirketi adına kurumda 1018009.071 sicil numarası ile tescilli … İli, Delice İlçesi, Yaylayurt Köyü, No:94/2 adresinde kurulu bulunan inşaat iş yerinde 08.05.2013 tarihinde ayağının kırılması şeklinde geçirdiği kazanın 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesine göre iş kazası olduğunun tespitine,” dair karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmün bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosya kapsamında dinlenen tüm bordrolu tanıklar, çalıştıkları süre boyunca müvekkile ait iş yerinde herhangi bir kaza meydana gelmediğini belirtmişlerdir diyerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,

14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.