Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/10206 E. 2022/12731 K. 19.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10206
KARAR NO : 2022/12731
KARAR TARİHİ : 19.10.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
No :

Dava, hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı, davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince, istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, müvekkilinin, davalıya ait işyerinde 15/08/2014 tarihinden 15/02/2019 tarihine kadar sürekli ve kesintisiz olarak sigorta bildirimleri yapılmaksızın ustabaşı olarak çalıştırıldığını, işyerinde ustabaşı olduğunu ve kendisine en son olarak haftalık net 800,00 TL ücret ödendiğini, bu ücrete ilaveten kendisine haftalık net 100 TL yemek ücreti de ödendiğini beyanla müvekkilinin 15/08/2014 -15/02/2019 tarihine kadar sürekli ve kesintisiz olarak en son haftalık net 800,00 TL üretle yaptığı tüm çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II- CEVAP
Feri müdahil Kurum vekili, davaya feri müdahil olarak katılma taleplerinin kabulüne karar verilmesini, davacının, davalı işyerinde geçen sigortalı günlerinin tespitine ilişkin tespit taleplerinin hak düşürücü sürenin geçmesi nedeni ile reddi gerektiğini, davaya konu dönemler itibariyle davalı işverene ait işyerinde geçen çalışmasının olmadığının tespit edildiğini, işe giriş çıkışlara göre hizmetlerin tam olarak bildirildiğinin tespit edildiğini, eksik bildirildiği iddia edilen günlerin davacı tarafça resmi belgeler ile ispat edilmesi gerektiğini, beliterek davanın reddini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait işyerinde 20/06/2015 – 09/08/2017 ve 11/08/2017 – 15/02/2019 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine, davacının hizmet dökümünde görülen gün yönünden hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine,davacının prime esas ücretin tespiti talebinin reddine,tespitine karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı, davalı ile feri müdahil Kurumun istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Feri müdahil Kurum vekili, eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiği gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, bordro tanıklarının beyanlarının kendi içerisinde, resmi SGK kayıtları karşısında ve bordro tanıklarının birbirleriyle arasında çelişkili olup bu çelişki giderilmeden ve tam olarak hangi bordo tanıklarının beyanlarının hükme esas alınıp alınmadığı belirtilmeden karar verilmesinin eksik incelemeye dayalı olduğunu, belirterek kararı temyiz etmiştir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır.
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Tanık beyanları değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren, işçi ve işyeriyle ilişkileri düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça bordrolu, komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar da dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Somut olayda, Mahkemece verilen karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.
1- Mahkemece yapılması gereken iş; davacının kabul edilen dönem içinde, iş kazası nedeni ile bir günlük tespite Kurumca karar verildiği ,Mahkemece ise, yalnızca bu bir günlük tespit edilen günün hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verildiği; ancak davacının iş kazası sonrasında istirahat alıp almadığı araştırılmaksızın, kaza sonrasındaki tüm sürenin de kabulüne karar verilmesi isabetsiz görülmüştür. Bu kapsamda, davacının rapor alıp almadığı araştırılmalı, tanıklardan çalışma dönemi tereddütsüz sorularak, saptanmalı, istirahatli olunan süreler varsa dışlanarak karar verilmelidir.
2- 6552 sayılı Kanunun 11/09/2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7. maddesine eklenen 4. fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında feri müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir.
Davacının eldeki davada hizmet tespitini talep ettiği, davanın da 25.11.2019 tarihinde açılması karşısında, Kurumun davalı olarak gösterilmesi hatalı olup, davada fer’i müdahil sıfatı ile yer almalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı kaldırılarak; ilk derece mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 19.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.