Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/10255 E. 2022/13366 K. 31.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10255
KARAR NO : 2022/13366
KARAR TARİHİ : 31.10.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :

Dava, işlem iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı şirkette 20/10/2012-20/01/2014 tarihleri arasında fiilen çalıştığı halde kurumun söz konusu çalışmalarını iptal ederek bağladığı yaşlılık aylığını kestiğini, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kurum işleminin iptalini istemiştir.
II-CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan kurum denetimi sonucu davacının 01/08/2013-20/01/2014 tarihleri arasındaki hizmetlerinin iptal edildiğini, aylıkların kesildiğini, kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi, davanın reddine, karar vermiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi; İlk derece mahkemesi kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK’nun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, iptale konu çalışmanın fiili ve gerçek bir çalışma olup olmadığının yöntemince araştırılması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Yasa’nın 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
Eldeki davada davacının 19/10/2012-20/12/2012 ve 05/03/2013- 20/01/2014 tarihleri arasında davalı iş yerinden çalışmalarının bildirildiği, kurumun davalı şirkete ait Üreğil köyü Kuzgunkaya Mevkii adresindeki işyerinde yapmış olduğu denetim sonucu düzenlenen 17/07/2017 tarih 2017/91 sayılı raporda ifadesine başvurulan…’nin işletme ruhsatını 29/12/2012 tarihinde … … Ltd. Şti’ne devrettiğini ve bu tarihten sonra kademeli olarak faaliyetini bitirdiğini ve işçilerin en son Temmuz 2013 tarihinde çalıştığını beyan ettiği, denetmen tarafından … ve … dışında 2013/8 ve sonrasında yapılan tüm bildirimlerin iptal edilmesi gerektiğinin belirtildiği üzerine davacının 01/08/2013-20/01/2014 tarihleri arasındaki hizmetlerinin iptal edildiği, iptal neticesinde davacının Bağkur sonrası 1260 gün sigortalılık şartını yerine getirmediğinden bağlanan aylıkların durdurularak borç çıkarıldığı, Mahkemece, davacının alım satım işlerinde çalıştığını belirtmiş olduğu maden ocağının işletme ruhsatının 29/12/2012 tarihinde … … Ltd. Şti’ne devredildiği ve bu tarihten sonra kademeli olarak faaliyetini bitirdiğini ve işçilerin en son Temmuz 2013 tarihinde çalıştırıldığı, gerekçeleriyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece verilen karar eksik incelemeye dayalıdır. Davalıya ait işyerinin devredildiği şirkete ait dönem bordroları getirtilmeli, bordro tanıkları tespit edilip dinlenmeli, devirden sonra davacının devralan şirkette çalışması olup olmadığı ile şirketler arasında ortaklık bulunup bulunmadığı, devre rağmen davalı şirketin aynı yerde çalışmaya devam edip etmediği araştırılmalı toplanan tüm deliller değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.