Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/10309 E. 2023/4674 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10309
KARAR NO : 2023/4674
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/960 E., 2022/1373 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/26 E., 2019/342 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 4101199701416 sicil numarası ile 08.05.2008-01.12.2013 tarihleri arasında büro elemanı olarak çalışmış olduğunu, davacının 01.05.2008-01.04.2009 tarihleri arasında 1073017 işyeri numarası ile kayıtlı işyerinde, 01.04.2009-01.09.2011 tarihleri arasında 1091134 işyeri numarası ile kayıtlı işyerinde, 01.10.2011- 01.11.2013 tarihleri arasında 1094488 işyeri numarası ile kayıtlı işyerinde, 01.11.2013-01.12.2013 tarihleri arasında 1124129 işyeri numarası ile kayıtlı işyerinde çalışmış olduğunu, her ne kadar işyeri numaraları değişmiş olsa da davacı ve diğer çalışanlar ile her zaman işyeri sahibi olan Cafer İmat ve işyeri yöneticisi olan …’ın muhatap olduğunu, davacının iş arkadaşlarına 2014 yılında Sigorta İl Müdürlüğünden çağrı kağıdı gönderildiğini ve ifadelerinin alındığını, ifadeleri alınan arkadaşlarının beyanları üzerine davacının da Sigorta İl Müdürlüğüne giderek orada kendisinin de ifade vermiş olduğunu, davacının ifade esnasında çalıştığı işyerinin dolandırıcılık ile suçlandığı ve davacının sigorta primlerinin SGK İl Müdürlüğü tarafından iptal edildiğini öğrenmiş olduğunu, bunun üzerine davacı SGK tescil ve hizmet dökümünü incelediğinde sigorta primlerinin başlangıçtan itibaren her ay iptal edildiğini görmüş olduğunu, davacının kendisinden kaynaklanmayan sebeplerle, herhangi bir kusurunun bulunmamasına rağmen mağduriyete uğradığını beyanla işyeri numaralarıyla belirtilen tarihler arasında davacının fiili çalışmasının bulunduğunun tespit edilerek, davacının bu hizmetlerinin diğer hizmetleriyle birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, ayrıca davanın süresi dışında açıldığından zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının 01.10.2011-01.11.2013 tarihleri arasında çalıştığını iddia ettiği 1094188 sicil nolu dosyada işlem gören MMC Petrol Boya İnş. Nak. Kim. San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyeri ile ilgili olarak işyerinin sahte olduğu gerekçesiyle denetimin gerçekleştirilmiş, Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından tanzim edilen 25.09.2014 tarihli 114 sayılı raporda işyerinin sahte olduğu, davalı kuruma bildirimleri yapılan sigortalıların işyerinin sahte olması sebebiyle bildirimlerinin iptal edilmesi gerektiği tespit edilmiş olup bu tespit neticesinde aralarında davacının da bulunduğu bir çok sigortalının sigorta bildirimlerinin iptal edilmiş olduğunu, davacının 18.02.2014 tarihli tutanaktaki ifadesinde unvanları bulunan işyerlerini bilmediğini ve o işyerlerinde çalışmasının bulunmadığını beyan ettiğini, davacının ya Sosyal Güvenlik denetmenine gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, yada davasında gerçeğe aykırı iddialarda bulunduğunu, davacının mezkur işyerlerinde çalışmadığını sadece davacının değil işyeri sahibi ve davada tanık olarak gösterilen kişilerinde beyan ettiğini, davacının çalıştığını iddia ettiği 1073017 sicil sayılı dosyada işlem gören Has Fetih inş. Ltd. Şti. unvanlı işyeri ile ilgili olarak Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından düzenlenen 28.10.2015 tarih 111 sayılı denetmen raporunda davacının 05.05.2015 tarihli ifadesinde bu kez davacının kendi işlerinin yanında …’ın emlak trafik sigorta işlerini takip etmeye başladığını, dolayısıyla kendisinin sigortasını yaptığını, yaptığı işlerden de yevmiye aldığını, kendisinin …’ın yanında çalıştığını beyan ettiğini, tüm denetmen raporlarının ve bizzat davacının ve gösterdiği tanıkların ifadelerinden de anlaşılacağı üzere davacının hiçbir şirkette fiili çalışmasının olmadığını, fiili çalışmaya dayanmayan sigortalılığın iptal edilmesi şeklindeki davalı kurum işleminin herhangi bir hukuka aykırılığının bulunmadığını beyanla hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Dosyadaki mevcut delil durumuna göre, davacının kuruma dava dışı 4 işyeri tarafından bildirilen sigortalı çalışmaların iptal edilmesine yönelik olarak, kurum denetim elemanlarınca düzenlenen denetim raporlarında tespitlerin 5510 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesinde belirtildiği şekilde aksi ispatlanıncaya kadar geçerli olduğu kuralına göre, raporlarının aksinin Yargıtay’ın aradığı kriterlere göre ispatlanmadığı” gerekçelerine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının Has Fetih İnş. Taah. Ltd, Şti., Cimat İnşaat Nakliyat Çelik Könstrüksiyon San. Tic. Ltd. Şti., HMR Kimyevi Maddeler Plastik ve Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti., MMC Petrotboya İnşaat Nakliyat Kimya Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketlerde, fiili olarak çalıştığını, bu hususun yerel mahkeme dinlenen tanıklarla ispat edildiğini, davacının şahsından kaynaklanmayan sebeplerle herhangi bir kusurunun bulunmamasına rağmen asıl mağdur olan kişi olduğunu, işveren şirketlerde işçi sıfatı ile çalışan müvekkilinin SGK ile işveren arasında yaşanan böyle bir durumdan veya şirketin hukuki vasıflarını taşımayan bir şirket olduğuna ilişkin duruma dair bilgi sahibi olmasını kendisinden beklenmeyeceğinin oldukça açık olduğunu, Yerel mahkemece anılan iş yerlerinde aktif olarak çalıştığını ispat edebilmek adına yerel mahkeme huzurunda tanık beyanları alındığını, davalı SGK denetmeni tarafından tanzim edilen raporda müvekkilinin unvanları bulunan iş yerlerini bilmediğini o iş yerlerinde çalışmasının bulunmadığını beyan edilmiş ise de bu beyanlarının kabulünün mümkün olmadığını, yerel mahkemece sunulan bilirkişi raporunda ise bazı hususların göz ardı edildiğini, yanlış anlaşılmaları bulunduğunu eksik inceleme neticesinde rapor hazırlandığını, yerel mahkemece eksik inceleme neticesinde verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı çalışmalarının iptaline ilişkin kurum işleminin iptali ile 08.05.2008- 01.12.2013 tarihleri arasında çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.