YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10463
KARAR NO : 2022/13308
KARAR TARİHİ : 27.10.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :
Dava, ölüm aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin eşi müteveffa …’ın … ve … sigortalısı olduğunu, müvekkilinin eşinin askerliğini de yaptığını, müteveffa vefat etmeden önce kuruma yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunduğunu ve kurumun bu talebi kabul ettiğini, müvekkilinin eşinin ölmeden önce belli bir süre yaşlılık aylığını aldığını, kurumun daha sonra yaşlılık aylığını kestiğini, kesilme nedenini müvekkilinin bilmediğini, müvekkilinin, eşi vefat edince kuruma maaş bağlanması talebinde bulunduğunu, ancak kurumun müvekkilinin bu talebini reddettiğini, red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı kurumun red gerekçesinin müteveffa …’ın …’a tabi 1 yıl, …’ya tabi 4 ay 6 gün olmak üzere toplam 1 yıl 4 ay 6 gün hizmet süresi bulunduğunu ve kurumdan ölüm aylığı bağlanabilmesi için müteveffa sigortalının 5 tam yıl hizmet süresi olması gerektiği, hizmet süresinin 5 tam yıl olmaması nedeniyle reddedildiğinin bildirildiğini, müteveffa …’ın askerlik borçlanması yapılması halinde müvekkiline ölüm aylığının bağlanmasının yasa gereği olduğunu, kaldı ki müteveffanın 5 yıllık hizmet süresinin de bulunduğunu belirterek, davanın kabulüne, müvekkiline 01/06/2013 tarihinden itibaren maaş bağlanmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı kurum üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı … vekili mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacının müteveffa eşi …’ın hak sahibi olarak ölüm aylığı almak için kuruma başvurduğunu, başvurusunun müteveffanın çalışma sürelerinin toplam 5 yılı bulmadığı gerekçesi ile talebinin reddedildiği, ölüm aylığı bağlanmaması işleminin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek iş bu davayı ikame ettiğini, Kurum işleminde hukuka aykırılık olmadığını, davacının talebinin kurum tarafından incelenerek haksız bir talep olduğu için reddedildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
İlk derece mahkemesince, “Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Davacının murisi …’ın tüm prim borçlarını ve gecikme zammını ödemiş olması, toplamda 5.577 gün sigortalı (4/a hizmetleri ile beraber) hizmetinin bulunması, tahsis talep tarihi itibariyle 1978 yılı sigorta başlangıcı ile yeterli sigortalılık süresinin bulunması hususları bir arada değerlendirildiğinde, 5510 sayılı yasanın geçici 54. maddesi doğrultusunda iptal edilen sigortalı hizmetlerinin geçerli sayılarak yaşlılık aylığına müstehak olduğu, kendisinin vefatı nedeniyle eşi …’ın yaşlılık aylığının ölüm aylığına dönüşmesi ile ölüm aylığına hak kazandığı kanaatine ulaşılarak davanın kabulüne, “davacının murisi …’ın 5510 sayılı Yasa’nın geçici 54. maddesi doğrultusunda iptal edilen sigortalı hizmetlerinin geçerli sayılarak yaşlılık aylığına hak kazandığının ve vefatı nedeniyle eşi davacı …’ın yaşlılık aylığının ölüm aylığına dönüşmesi nedeniyle 01.06.2013 tarihinden itibaren ölüm aylığına hak kazandığının tespitine” şeklinde Gerekçesiyle, Davanın kabulüne, davacının murisi …’ın 5510 sayılı Yasa’nın geçici 54. maddesi doğrultusunda iptal edilen sigortalı hizmetlerinin geçerli sayılarak yaşlılık aylığına hak kazandığının ve vefatı nedeniyle eşi davacı …’ın yaşlılık aylığının ölüm aylığına dönüşmesi nedeniyle 01.06.2013 tarihinden itibaren ölüm aylığına hak kazandığının tespitine,” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davalı vekilinin Adana 2. İş Mahkemesi 21/10/2021 tarih, 2019/207 Esas – 2021/367 Karar sayılı ilamına yönelik istinaf başvurusunun, HMK’nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili, 510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel sağlık Sigortası Kanunu Mad. 32/2-a ya göre a) en az 1800 gün malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları pirimi bildirilmiş veya 4.maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları pirimi bildirilmiş olma şartı ile ölüm aylığı bağlanabilir. sigortalılık hem de pirim gün sayısı bakımından şartları taşımayan davacının bu konuda hak sahibi olamayacağını, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosya kapsamı incelendiğinde, 15.12.1997 tarihli müstahsil makbuzu ile yapılan tevkifata istinaden 01.01.1998 tarihinden başlamak üzere 5451 gün tarım bağkur prim ödeme günü, 126 gün 4a sigortalılık hizmeti toplam 5.577 gün üzerinden davacının murisine kısmi yaşlılık aylığı bağlandığı, 26.09.2011 tarihli 2011/137 nolu bağkur oda kayıt tutanağına göre oda kayıtlarının geçersiz sayılmasıyla davacının murisinin 31.12.1998 tarihinden itibaren tarım bağkur sigortalılıklarının iptal edilerek yaşlılık aylığının da iptal edilmiş olduğu, davacının murisinin; 01.06.1998 – 30.04.2008 tarihleri arası tarım bağkur sigortalılık sürelerini ek 17 nci madde kapsamında ihya ederek 22.06.2011 tarihinde 12.358,71 TL olarak prim borçlarını ödediği, 30.04.2008 – 30.11.2010 arası 4.351,73 TL prim borcunu yapılandırmak suretiyle 20.06.2011 tarihinde ödemiş olduğu, 30.11.2010 – 30.05.2011 arası prim borcunu 1.182,00 TL olarak 22.06.2011 tarihinde ödemiş olduğu, askerlik borçlanmasını 600 gün üzerinden 20.06.2011 tarihinde 4.798,91 TL olarak ödemiş olduğu,mahkemece; 31.12.2013 tarihi öncesinde davacı murisi tarafından prim borçları ödenmiş olduğundan, geçici 54 ncü madde hükmünden yararlandırılması gerektiği, iptal edilen sigortalılıklarının geçerli sayılması gerektiği ve davacının ölüm aylığına hak kazandığı değerlendirmesinin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın, oda kaydının usulsüz olmasından kaynaklı olduğu anlaşılmakla, 11.09.2014 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanunun 58. maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 54. maddesi “Mülga 4355 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, … Odaları ve Ticaret Borsaları Kanunu, mülga 5373 sayılı … … ve … … Birlikleri Kanunu ve mülga 507 sayılı … ve … Kanununa göre; … ve sanatkâr siciline veya odasına ya da her ikisine birden kayıtları bulunmakla birlikte üye kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi üzerine, Kuruma kayıt ve tescili yapılmakla birlikte, 4’üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılık süreleri geçersiz sayılarak iptal edilen sigortalılardan 22.3.1985 tarihinden sonraki sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31.12.2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartıyla 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılır.
4’üncü ve 7’nci maddeler ile 2926 sayılı Kanunun 2’nci, 5’inci ve 9’uncu maddelerine göre kayıt ve tescili yapılanların, sigortalılık tescil ve sürelerine esas tarımsal faaliyetleri ile ilgili kurum ve kuruluş üye kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi üzerine sigortalılıkları geçersiz sayılarak iptal edilenlerin, tescillerinin yapıldığı tarihten 31.12.2010 tarihine kadar geçen sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31.12.2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartıyla, 4’üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılır. Ancak, tevkifat kesintisine binaen geriye dönük yapılan tescillerden, tevkifatın yapıldığı tarihte ziraat odası kaydı bulunmayan, daha sonra geriye dönük tesis edilen kayıtlar geçerli kabul edilmez. ” hükmüne amir olup, anılan yasal düzenlemeyle getirilen lehe uygulamanın, sahte sigortalılıkta uygulanması mümkün değil ise de; Mahkemece öncelikle sigortalının bu kapsamda bir başvurusunun olup olmadığı ve kurum tarafınfdan kabul edilip edişlmediği belli olmadığından, anılan yasal düzenlemeden yararlandırılıp yararlandırılmayacağı yararlandırma hususunun kurumun kabulünde olup olmadığı konusunda bu hususta çıkarılan 2014/32 sayılı genelge çerçevesinde davacıya verilecek mehille kuruma başvuru sağlanmalı ve varılacak sonuca göre değerlendirme yapılmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm sair yönler incelenmeksizin bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.