Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/10501 E. 2022/13408 K. 01.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10501
KARAR NO : 2022/13408
KARAR TARİHİ : 01.11.2022

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :

Dava, iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince Dairemizce verilen bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul ve kısmen reddine ilişkin kararın davacılar ve davalı vekilleri tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği, anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. …, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. …’e …, … Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 …, 1974, sayfa 395 vd.)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Mahkemece uyulmasına karar verilen, Dairemizin 06.07.2021 ve 2021/4837 E- 2021/9681 K sayılı ilamında da belirtildiği gibi kusur yönünden “hükme esas alınan kusur raporunun olayın oluşuna uygun olmadığı, ceza mahkemesi ve aynı olayla ilgili diğer sigortalı dosyasında esas alınan kusur oranları arasında çelişki olduğuna işaretle, davaya konu iş kazası ile ilgili Ceza Mahkemesinde kesinleşen dava dosyasındaki maddi vakalar ile aynı olayda vefat eden diğer sigortalı yakınları tarafından açılan dosyada tespit edilen olgular, bir bütün olarak değerlendirilip, dava taraflarının ve iş kazasına etkisi olan dava harici üçüncü kişilerin kusur oranlarının kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre almaları gereken iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerin neler olduğu, hangi tedbirleri aldıkları; hangilerini almadıkları noktasında somut tespitlere dayanır nitelikte rapor düzenlenmesi için dosyanın kazanın gerçekleştiği alanda uzman A Sınıfı iş güvenliği uzmanlardan oluşturulacak üçlü heyete tevdii ile sonucuna göre tespit edilecek kusur oranlarına göre tarafların tazminat sorumlulukları hakkında bir karar verilmesi yönünden” bozulduğu, bozma sonrası bilirkişi heyetinden alınan raporda davalı … Müdürlüğüne %55, … İşçisi olarak görev yapan dava harici …’ya %5, elektronik teknikeri olup olay yerinde doğalgaz operatörü olarak görevli olan müteveffa sigortalı …’ya %40 kusur verilmiş ise de; aynı iş kazasında vefat eden ve Dairemizin 15.12.2020 tarih ve 2020/6782 E- 7186 K ile düzeltilerek onanmasına karar verilen sigortalı… yakınları tarafından açılan tazminat dosyasında … Müdürlüğüne %55, … İşçisi olarak görev yapan dava harici …’ya %5, inşaat teknikeri müteveffa…’a da %40 kusur verildiği, o halde müteveffa… kusuru içerisinde aynı göçük alanında çalışan iş bu dosya hak sahiplerinin desteği …’nın da kusurunun bulunmasının gerektiği, ancak o dosyada bu hususun davacı tarafça temyize getirilmemiş olması nedeniyle Dairemizce bozma sebebi yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalar doğrultusunda, 14.11.2013 tarihli iş kazasında vefat eden … ile daha önce karara bağlanan dosya hak sahiplerinin desteği müteveffa…’un müştereken %40 oranında kusuru olmakla beraber, sigortalı…’un aynı zamanda davalı işverenin işçisi olması nedeniyle o işçinin kusurundan da adam çalıştıranın sorumluluğu hükümleri kapsamında sorumlu tutulması gerektiği açıktır. Bu kapsamda %40 müşterek kusur içerisinde sigortalılar … ve… kusurları ayrı ayrı belirlenmeli, davalı işverenin dava harici müteveffa sigortalı…’un kusuru nedeniyle de adam çalıştıran olarak iş bu dosya davacılarına karşı sorumlu tutulması gerektiği açıktır. Öte yandan davacılar vekilinin önceki kararı kusur yönünden temyizi olmaması nedeniyle davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak kapsamında davalı işverenin kusuru ve eylemlerinden adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında sorumlu olduğu kişiler kusuru ile beraber en fazla %75 oranındaki kusurdan sorumlu tutulabileceği hususunun da gözetilmesi gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacılar ve davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada tarafların temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 01.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.