Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/10550 E. 2022/12988 K. 25.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10550
KARAR NO : 2022/12988
KARAR TARİHİ : 25.10.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
No :

Dava, hizmet ve iş kazasının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle sübut bulmayan davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili ve davalılardan … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili ve davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının, davalı işyerinde hamal işçi olarak Eylül 2000-29.10.2013 tarihleri arasında çalıştığı halde sigortasının yapılmadığını, 29.10.2013 günü geçirdiği iş kazası nedeniyle işyeri ile ilişiğinin kesildiğini, davacının olay günü hastaneye götürülmediğini, bir gün sonra kendi imkanlarıyla Espiye Devlet Hastanesine gittiğini, sonrasında çeşitli hastanelerde tedavisinin yapıldığını, belindeki ve ayağındaki hasar nedeniyle malul kaldığını ileri sürerek, davacının kaza günü davalı işyerinde çalıştığının tespitine, 29.10.2013 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine ve 5.000 TL maddi 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini istemiştir.
II-CEVAP
Davalı işveren davaya cevap vermemiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, maddi-manevi tazminat taleplerinin işbu davadan tefriki ile, kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş, tashih şerhiyle, hüküm kısmının 6 numaralı bendinde “feri müdahil … ” ibaresi yazılmış ise de bu ibarenin sehven yazıldığı görülerek “davalı …” olarak, yine hüküm kısmının 5 numaralı bendinde 2.725,00-TL olarak yazılan meblağın “4.080,00-TL” olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince verilen 08/01/2019 tarihli ilk kararın, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 30/10/2019 tarih ve 2019/1832-2019/2150 E.K. sayılı ilamı ile; “..mahkemece taraflar arasındaki akdin hizmet akdi olmadığı, davacının piyasa hamalı olarak tabir edilen işi yaptığı, bu nedenle davanın reddine karar verildiği görülmüş ise de; hükmün eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Öncelikle her ne kadar re’sen tanık deliline dayanılmış ise de tanıkların önemli bir kısmının taraflar arasındaki çalışma şeklini tam olarak bilmedikleri yönünde beyanları karşısında davanın kamusal niteliği de göz önüne alınarak re’sen araştırma ilkesinin uygulanıp davacının çalışmasının nitelendirilmesi açısından çalışma şeklini bilebilecek kişi ve kişilerin araştırılması tarafların bu konudaki iddialarının detaylıca incelenmesi, özellikle davacının hamaliye işini yapıyor ise de bu çalışmasını sadece davalı yanında gerçekleştirip gerçekleştirmediği, yapmış olduğu işin ağırlıklı olarak ne kadar sıklıkla gerçekleştirildiği, başka işverenler yanında çalışıyor olup olmadığı, bunun geçici mahiyet arz edip etmediği, davalının açık veya zımni izninin bulunup bulunmadığı gibi hususların açıklığa kavuşturularak taraflar arasındaki çalışma şeklinin somutlaştırılması gerekmektedir. Ayrıca davacının talebi kazanın meydana geldiği gün hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı ve kazanın iş kazası olduğunun tespiti olmakla, davanın niteliği itibariyle …’nın davalı olarak yer alması gerektiği, mahkeme karar başlığında davalı olarak yer verilmiş ise de hüküm kısmında fer’i müdahil olarak hüküm kurulmasının da hatalı olduğu..” şeklindeki gerekçeleriyle ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ikinci karar hakkında; ilk derece mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekili ve davalı … vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı vekili, gerek davacı gerekse komşu işyeri tanıklarıyla davacının fiili çalışmasının ispatlandığını, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile karar verildiğini belirterek, hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
Davalı … vekili, hükmün 5 numaralı bendinde 2.725.00 TL vekalet ücretinin 4.080.00 TL olarak tashihine karar verilmiş ise de, gerekçeli kararın vekalet ücretine hükmedilen 5 numaralı bendinde davalı şirket denildiğinden, davalı olduğu mahkemece de kabul edilen Kurum lehine vekalet ücreti takdir edilmediği belirterek, kararın bu yönüyle bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
1- Hizmet tespiti yönünden yapılan incelemede;
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79. Maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 86. maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
İnceleme konusu eldeki davada, mahkemece, davacının, kazanın olduğu gün hastaneye gitmeyip ertesi günü gittiği, hastanede bir şikayette bulunmadığı, davacının serbest hamal olduğu, davacı ile davalı şirket arasında işçi işveren ilişkisinin dinlenen tanık beyanları ile ispatlanamadığı gerekçeleriyle iş kazası ve hizmet tespiti talebi yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Mahkemece yapılması gereken iş, davacının kendi nam ve hesabına bağımsız olarak piyasa hamalı olarak mı, işverene hizmet akdiyle bağlı olarak mı çalışıp çalışmadığı yönünden, talep edilen tüm dönemi kapsayacak şekilde, davalı işyerine komşu işyerleri, emniyet, zabıta ve … ile vergi dairesinden sorularak belirlenmek suretiyle, komşu işyerlerinin işverenleri ve çalışanlarının tanık olarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davalı şirket adına kireç yüklenilen ve kaza olayının meydana geldiği ileri sürülen dava dışı … Ticaret isimli işyeri sahibi …’un beyanı alınmalı, adı geçen işyerinde kayıtlara geçmiş çalışanlar tespit edilerek dinlenmeli, davalı işyerine ait 29.10.2013 tarihli sevk ve fatura irsaliyeleri istenmeli, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek, çalışma olgusu ve süresi tereddütsüz belirlenerek, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir
2- İş kazası tespiti yönünden yapılan incelemede;
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 13 ve devamı maddeleridir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 13. maddesinin birinci fıkrasında iş kazası,
“a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b)İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.” şeklinde belirlenmiştir.
İş kazası nedeniyle sosyal sigorta yardımlarının yapılabilmesi öncelikle Kurumun zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası olduğunu kabul etmesine bağlıdır. İş kazası olgusu Kurumca kabul edilmezse somut olayda olduğu gibi sigortalının ya da hak sahiplerinin olayın iş kazası olduğunu dava yolu ile tespit ettirmesi gerekmektedir.
Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde; hizmet tespitine ilişkin olarak çalışma olgusu belirlendikten sonra, dosyada mevcut hastane kayıtları ile meydana geldiği iddia olunan kazaya ilişkin eksik bulunması halinde tüm tedavi ve muayene kayıtları ilgili hastaneden celp edilerek irdeleme yapılmalı, toplanan ve toplanacak delillere göre karar verilmelidir.
3- Kabule göre, hükmün tavzihi HMK 305. maddesinde düzenlenmiş olup, tavzih yoluyla bir hükmün anlaşılamayacak biçimde bulunması veya açıklıkla anlaşılamaz ve çelişik fıkralar taşıması durumunda, hükümdeki gerçek anlamı meydana çıkarmak amacıyla başvurulan yasal bir yoldur. Hükmün tavzihi yoluyla, hükümle tanınmış haklar sınırlandırılamayacağı gibi genişletilmesi ve değiştirilmesi de olanaksızdır. Mahkemece, tavzihle vekalet ücreti ve taraf değişikliğine ilişkin bir değerlendirme yapılamayacağının gözetilmemesi isabetsizdir.
4- Ayrıca davalı şirket unvanı …. ve Tic. Ltd. Şti. iken, karar başlığında …………..) olarak gösterilmesi hatalıdır.
Açıklanan maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekili ve davalılardan … vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.