Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/10560 E. 2022/15963 K. 14.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10560
KARAR NO : 2022/15963
KARAR TARİHİ : 14.12.2022

Mahkemesi : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
No :

Dava, prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı, müvekkilinin davalı şirkette tır … olarak 04.11.2003 tarihinde çalışmaya başladığını ve 26.03.2007 tarihinde emekli olduğunu, alacaklarını alabilmek ve vizesi bitene kadar davalı işveren yanında çalışmak zorunda kaldığını, 30.09.2007 tarihinde müvekkilinin işten ayrıldığını, müvekkilinin davalı şirkette hiçbir zaman asgari ücret üzerinden çalışmamasına rağmen davalı şirket tarafından primlerinin asgari ücret üzerinden gösterildiğini, müvekkilinin ilk işe girdiği 2003 yılının 11 ve 12’inci aylarında net yurt içi nakliye ücreti olarak 400,00 TL ve 2004 yılının 1 ve 2’inci aylarında net yurt içi nakliye ücreti olarak 500,00 TL aldığını, davalı şirketin daha sonra müvekkilini yurtdışına sefer yapmasına karar vermiş olup, her … seferi için 200 Dolar ücret ve 50 Dolar yemek ücreti ödendiğini, her Avrupa seferi için ise 350 Euro ücret ve 150 Euro yemek ücreti ödendiğini, müvekkilinin 2004 yılının 3 ve 12 ayları arasında bu şartlarda çalıştığını, müvekkilinin 2004 yılının 4. ayında 6 sefer yaptığını, ve aylık işverenden 1200 Dolar ücret ve ayrıca 300 Dolar yemek ücreti aldığını, 2005 yılından itibaren ise Avrupa’dan aldığı ticari malı …’ya bırakmak için Avrupa seferi için 500 Euro ve yemek ücreti olarak ise 150 Euro aldığını, … seferi için ise 200 Euro ücret ve 50 Dolar yemek ücreti aldığını, davalı şirketin 2009 yılına kadar sefer ücreti ödediğini bunun dışında bir ücret ödenmediği, yurt dışı şöförlerin sadece asgari ücret ile çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yurt dışı sefer harcırahının da sürekli bir ödeme olduğu için tazminata esas ücrete yansıtılması gerektiğini, mahkemece hizmet süresi boyunca aylık prime esas ücretin tespit edilerek eksik yatırılan primlerin davalı tarafından yatırılmasını, emekli maaşının ödenmeyen farklarının mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte bu duruma göre ödenmesini, … kayıtlarına bu yönde tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı … Tur. Tic. ve Nak. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, davacının sigorta kayıtlarında asgari ücret ve sefer başına harcırah esasına göre çalıştığını, davacının da bunu bildiğini, harcırahın işçinin salt ücreti olmadığından sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden yatırıldığını, davacının tanık delillerini kabul etmediklerini, davacı vekilinin davalı şirkete karşı açılan diğer dosyalarda şöförlerin sefer başına ücret aldıklarını kabul ettiklerini bildirmiş ise de böyle bir beyanlarının olmadığını, harcırahın her ay değişkenlik göstereceğinden İş Kanundaki ücret tanımına giremeyeceğini, ücretin sadece ay başına ödenen asgari ücret olacağı, harcırahın ise ücret dışı ödeme kabul edilmesi gerektiğini, açılmış olan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğundan davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, açılan davanın yersiz olduğunu, davacının kurumdaki dosyasında davalı işyerinde geçen çalışmaları ile işe giriş bildirgesine uygun olarak kuruma bildirildiğini, davalı şirketin davacıya ait tüm primleri kuruma ödediğini, davalı şirket tarafından primlerin eksik yatırılmış olsaydı, bunun davacının önceden bilmemesinin kabul edilemez olduğunu, davacının bunu şimdi dava konusu yapmasının iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, haksız olarak açılmış davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine;
1-) Davacının 2003 Kasım ve Aralık ayları için ödenmesi gereken 1.693,43 TL, … farkının Kasım ayı için 1.281,21 TL, Aralık ayı için 1.235,41 TL olduğu,
2004 Ocak,Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran aylarının her biri için ödenmesi gereken 1.776,21 TL her bir ay için fark SSPEK 1.226,58 TL, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık aylarının her bir için ödenmesi gereken 1.776,21 TL, fark … ise 1.332,06 TL olduğu,
2005 yılı Ocak,Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları için ödenmesi gereken 1.677,59 TL olduğu, fark … lerin her bir ay için 1.188,19 TL olduğu,
2006 yılı Ocak,Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları için ödenmiş olması gereken 1.808,68 TL, fark … lerin 1.277,68 TL olduğu,
2007 yılı Ocak, Şubat,Mart ayları için ödenmiş olması gereken 1.786,76 TL olduğu, fark … lerin Ocak ve Şubat ayı için 1.221,76 TL olduğu, Mart ayı için fark … 1.297,09 TL olduğunun tespitine, eksik primlerin davalı … şirketinden tahsili ile … ‘ya yatırılmasına,
2-) Davacının prime esas ücretinin … 1. İş Mahkemesi 2010/557 Esas ve 2014/562 Karar sayılı kararında belirtilen şekilde 1.000 Euro olduğunun tespiti ile hükme esas alınana raporda belirtildiği şekilde emeklilik maaşının bu ücrete göre tespitine, ödenmeyen farkların davacıya ödenmesine” karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
“1-İlk derece mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK ‘nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı kurum vekili, eksik inceleme nedeniyle davaya konu kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, eksik inceleme nedeniyle davaya konu kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davacı, davalı işveren yanındaki çalışmalarının geçtiği dönemde Euro/Dolar üzerinden sefer primi aldığını, prime esas kazancın bu ücret gözetilerek tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun; 288. maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belir bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289. maddesinde, 288. madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292. maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 200. ve 202. maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas – 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas – 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas – 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas – 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas – 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
5510 sayılı Kanunun “Prime esas kazançlar” başlığını taşıyan 80. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde prime esas kazanca dahil edilecek kazançların neler olduğu düzenlenmiş, (b) bendinde ise sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançların aylık tutarının belirlenmesinde dikkate alınmayacak ödeme ve yardımlar sıralanarak bunlar arasında yolluklara yer verilmiştir. Buna göre, maddenin 2. bendinde sayılan istisnalara girmemesi koşuluyla hizmet akdi karşılığı elde edilen gelirlerden sigorta primi kesilmesi asıldır.
Türk … Sözlüğü’nde yolluk; yol gideri olarak ödenen para, harcırah olarak tanımlanmış, 6245 sayılı Harcırah Kanununun 3. maddesinde, bu Kanunda geçen harcırahın, bu Kanuna göre ödenmesi gereken yol gideri, gündelik, aile gideri ve yer değiştirme giderinden birini, birkaçını veya tamamını ifade ettiği, 5. maddesinde, harcırahın; yol gideri, yevmiye, aile gideri ve yer değiştirme giderini içerdiği, ilgilinin, bu Kanun hükümlerine göre bunlardan birine, birkaçına veya tamamına hak kazanabileceği belirtilmiştir.
Diğer taraftan 28.08.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak 01.10.2008 günü yürürlüğe giren Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 103. maddesinde, değinilen 77. ve 80. maddelere koşut düzenleme yapılmış, 28.09.2008 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5510 Sayılı Kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) Bentleri Kapsamındaki Sigortalılar İle Sadece Genel Sağlık Sigortasına Tabi Sigortalıların Prime Esas Tutulacak Kazançlarına Dair Tebliğ’in “Prime tabi tutulmayacak kazançlar” başlığını taşıyan 2.3. maddesinde,
“2.3.1 – Ayni yardımlar;
2.3.3 – Görev yollukları;
Görev yolluklarından ne anlaşılması gerektiği, işverenlerin sigortalılar için ödediği yollukların neleri kapsadığı, 6245 sayılı Harcırah Kanununun 3 üncü maddesinde açıklanmıştır.
Buna göre, anılan maddede belirtilen yol masrafı, gündelik, aile masrafı ve yer değiştirme masrafı niteliğinde yapılan ödemeler yolluk kapsamındadır.
Bu bakımdan, sigortalılara bireysel iş sözleşmesine veya toplu sözleşmeye dayanılarak ve işveren tarafından sigortalının geçici bir görevle başka yere gönderilmesi veya görev yerini değiştirmesi dolayısıyla verilen ve yolluk kavramına giren ödemeler prime esas kazanca dahil edilmeyecektir….” düzenlemesine yer verilmiş, 01.09.2012 günü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girip anılan Tebliği ilga eden İşveren Uygulama Tebliği’nin “Prime Esas Kazancın Tespitine İlişkin Usul ve Esaslar” başlıklı 7. maddesinde,
“7.8 – Prime Tabi Tutulmayacak Kazançlar
7.8.1- Ayni Yardımlar
7.8.3- Görev Yollukları
Görev yolluklarından ne anlaşılması gerektiği 6245 sayılı Harcırah Kanununun 3 üncü maddesinde açıklanmıştır.
Anılan maddede belirtilen yol masrafı, gündelik, aile masrafı ve yer değiştirme masrafı niteliğinde yapılan ödemeler yolluk kapsamındadır.
Bu bakımdan, sigortalılara bireysel iş sözleşmesine veya toplu sözleşmeye dayanılarak ve işveren tarafından sigortalının geçici bir görevle başka yere gönderilmesi veya görev yerini değiştirmesi dolayısıyla verilen ve yolluk kavramına giren ödemeler prime esas kazanca dahil edilmeyecektir.” hükmü öngörülmüştür.
Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında yapılan değerlendirmede, uluslar arası nakliyat faaliyetini yürüten işverenlere ait işyerlerinde hizmet akdine tabi şoför olarak çalışanlara yurt dışı görevlendirmelerde “sefer primi”, “sefer yolluğu”, “harcırah” adı altında işverenlerce gerçekleştirilen ödemeler, 506 sayılı Kanunun 77. maddesinde yer alan “yolluk” veya 5510 sayılı Kanunun 80. maddesindeki “görev yolluğu” ibareleriyle teknik ve somut olarak tam anlamıyla örtüşmediğinden, bu tür uyuşmazlıklar yönünden maddelerdeki kavramlar, yalnızca araca bağlı zorunlu giderler şeklinde anlaşılmalı, başka anlatımla, sigortalılara söz konusu adlar altında yapılan ödemeler içerisinden yalnızca araca bağlı zorunlu harcamalar ayrıştırılıp geri kalan tutar sigorta primine esas kazanca dahil edilmeli, iddianın kanıtlanması konusunda 6100 sayılı Kanun hükümleri uygulanmalıdır. Buna göre inceleme konusu davada, dosyada yer alan yazılı belgeler irdelenmeli, ödemeler değinilen kapsamda ayrıştırmaya tabi tutulmalı, belgelerin, ait olduğu çalışma dönemi bakımından yazılı delil oluşturacağı gözetilerek elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.