Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/10572 E. 2022/14510 K. 21.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10572
KARAR NO : 2022/14510
KARAR TARİHİ : 21.11.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
No :

Dava, 1995 tarihli tevkifatın davacıya aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, ilamda belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüyle kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili, müvekkili …’ın çiftçi olduğunu, Haziran 1995 yılındaki … çiftçi primleri tevkifat bilidiriminde ismi … … olarak yazıldığını, tevkifat yapılanlara ilişkin bilgiler bölümüne … Tic. Paz. Ltd. Şti. tarafından Silifke ilçesi Susanoğlu mahallesinde birden çok … isminde şahısların üretici olarak bulunmaları nedeniyle müvekkili …’ın lakabı olan … isminin yazıldığını, bu nedenlerle … çifkçi primleri tevkifat bildiriminde “… …” olarak yazılan ismin “…” olarak tashihine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
II-CEVAP:
Davalı vekili, davacı tarafın ileri sürdüğü iddianın gerçeklikle bağlantısı bulunmadığını, tarımda prim tevkifatı uygulamasının yasa hükümleri ile ilgili ilk olarak, 01.04.1994 tarihinden itibaren başlanıldığını, 1 Ekim 2008’den sonra da, tarımda kendi nam ve hesabına çalışanların sattıkları ürün bedellerinden, … adına prim tevkifatı yapılmaya devam edildiğini, 1 Ekim 2008’den önce, satılan ürün bedellerinden hangi esaslara göre prim tevkifatı yapılacağı, günümüz itibariyle … tarafından yürütülen tarım prim tevkifatı uygulamalarının da, 1 Ekim 2008’den önceki 4 Seri Nolu Uygulama Tebliği hükümlerine göre yapılmakta olduğunu, tevkifat bildiriminin …’ ya tescili konusunda somut ve kesin deliller bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
“Davanın kabulü ile; 1995 yılı Kurum kayıtlarında tevkifat bildiriminde “… …” olarak yazılan ismin “…” olarak düzeltilmesine

Davacı tarafından yapılan harç, posta, davetiye ücreti 40,40 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ,
II-Davanın kabulüne,
Kurum kayıtlarında1995 yılı Haziran ayıındaki tevkifatın davacıya ait olduğunun tespitine, tevkifat bildiriminde “… …” olarak yazılan ismin “…” olarak düzeltilmesine,

Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafından başlangıçta yatırılan başvuru harcı ile peşin harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı kurum vekili, tevkifatın davacıya aidiyetinin ispatlanamadığı, delil bulunmadığı, eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiği gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosya kapsamından; … şirketinin 1995 yılı Haziran ayı tevkifat listesinde, sigorta sicil numarası ve baba adı olmaksızın, doğum yeri Silifke, adresi Susanoğlu Köyü olan … … adına … prim tevkifatının bulunduğu, davacının tevkifatın kendisine ait olduğu iddiası üzerine mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillerle tevkifatın davacıya aidiyetine karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir.
Mahkemece … … adına Silifke … Müdürlüğünden bilgi istenmişse de bu araştırmanın tüm Türkiye çapında yapılması gerekmekte olup, bu yöndeki araştırma yetersizdir.
Tanık beyanlarına göre, tanıkların davacıyı … olarak tanıdıkları, köyde birden fazla … olması sebebiyle 1995 yılındaki ürün tesliminde davacının isminin … olarak yazıldığı beyan edilmişse de; davacının … olarak tanınmadığı anlaşılmaktadır. …-… arasında ne gibi bir bağlantının bulunduğu yeterince açıklığa kavuşturulamamıştır.
Öte yandan tevkifatın hangi …’a ait olduğunun tespiti bakımından, köydeki diğer … isimli şahıslar tespit edilmeden ve beyanları alınmadan karar verilmesi isabetsizdir. Köyde bulunan diğer … adlı kişiler tespit edilip 1995 yılında ürün teslim edip etmedikleri yöntemince araştırılmalı, mümkün olması halinde ürün teslim alan şahıslar dinlenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yukarıda yazılı hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazları kabul edilmeli ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi hükmünün HMK 373/2. hükmü gereğince, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2022 gününde oybirliği ile karar verildi.