Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/10682 E. 2023/229 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10682
KARAR NO : 2023/229
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/746 E., 2022/854 K.
DAVALI OLMAKTAN
ÇIKARILAN : … vekili Avukat …
DAHİLİ DAVALI : …
vekili Avukat …
FER’Î MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 11.08.2016
HÜKÜM/KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/448 E., 2020/172 K.

Taraflar arasındaki prime esas kazancın tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı vekili, … vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı … Belediyesi Başkanlığı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacının daha önceden görev yaptığı Adana İl Özel İdaresi’nde iken intibak farkı alacağı ve tespiti için açtığı davada müvekkili lehine doğan ücret ve yıpranma prim farkı, ilave tediye, akdi ilave tediye farkı kalemlerinde farklar çıktığını ve bu farkların müvekkiline ödendiğini, Adana 2. İş Mahkemesi’nin 2012/1010 E. ve 2013/554 K. sayılı kararı ile intibakı yapılan müvekkilinin dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık dönem için gelir artışı ve buna bağlı olarakta SSK prim farkının çalıştığı kurumdan tahsili ile müvekkilinin primlerine yansıtılması gerekmekte olduğu halde bu hususa riayet edilmeyerek prim farkının yatırılmadığını, bu hususta Adana SGK İl Müdürlüğü’ne başvuru yapmalarına rağmen prim farklarının tahsiline yönelik bir işlem tesis edilmediğini, müvekkilinin çalışmakta olduğu dönemlerde aldığı ücret ve diğer gelirlerindeki intibak nedeniyle doğan artışların prim farklarının davalı kuruma yatırılması gerektiği halde riayet edilmeyerek yatırılmadığını, bu hususun müvekkilinin emekli maaşının da düşük bağlanmasına sebebiyet verdiğini belirterek, fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile Adana 2. İş Mahkemesi’nin 2012/1010 E. ve 2013/554 K. sayılı dosyasında belirlenen ücretlere göre SGK prim farklarının tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1-Dahili davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 6360 sayılı Kanun ile tüzel kişiliği sonlandırılan İl Özel İdaresinin kadrolu elemanı olmadığını, 6360 sayılı Kanun ile tüzel kişiliği sonlandırılan İl Özel İdaresinin ihale ile verdiği bir kısım işleri ihale alan yüklenici firmaların işçisi olduğunu, davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde 6360 sayılı Kanun ile tüzel kişiliği sonlandırılan İl Özel İdaresi söz konusu işlerin tamamını çeşitli yüklenici firmalara verdiğini, 6360 sayılı Kanun ile tüzel kişiliği sonlandırılan İl Özel İdaresi ihale ile vermiş olduğu işlerin bir kısmını kendi personeli ile yapmış olmadığından asıl işveren olmadığını, ihale alan şirketler ile 6360 sayılı Kanun ile tüzel kişiliği sonlandırılan İl Özel İdaresi arasında asıl-alt işverenlik ilişkisi de olmadığını, aynı yasanın (d) bendinde ise; “bu fıkra kapsamında nakledilen personel bakımından nakil tarihinden önce doğmuş ve nakil tarihinde ödenmesi gereken borçlardan nakledilen Kurum sorumlu tutulamaz, kıdem tazminatına ilişkin hükümler saklıdır” hükmünün yer aldığını, davacının talep etmiş olduğu alacak kalemlerinin Adana İl Özel İdaresi’nde görev yapmış olduğu döneme ilişkin olup, sözkonusu hüküm nedeniyle müvekkilinin ödemesinin söz konusu olamayacağını, ayrıca 6360 sayılı Kanun ile kapatılan Adana İl Özel İdaresi’nin taraf olduğu ve … Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’nın 26.05.2014 tarih ve 8515 sayılı kararı ile Belediyeye devredilen dosyaların devir işlemlerinin iptali için açılan davalar neticesinde yerel mahkemelerce verilen davaların reddine ilişkin kararların, Danıştay 8. Dairesi’nin oy birliği ile almış olduğu kararlarla bozulduğunu, Yüksek Mahkemeninde belirttiği üzere söz konusu yasanın yerel mahkemece yasanın lafzına ve ruhuna aykırı bir biçimde aşırı geniş yorumlanarak, adeta tüm davalarda husumetin Belediyeye yöneltilmesinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu belirterek, davanın reddine yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2-Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın hukuksal dayanaktan yoksun, usul ve yasaya aykırı olması sebebiyle reddi gerektiğini, Adana 2. İş Mahkemesi’nin 2012/1010 E. sayılı dava dosyasında taraf olmadıkları için yokluklarında yapılan tespitlerin Mahkemece delil olarak değerlendirilemeyeceğini, davacının mevcut hizmetine göre sigorta primlerinin ödenen ücret üzerinden 5510 sayılı Kanun’un 80-82 inci maddeleri hükümlerine göre belirlendiğini, kuruma bildirilen SPEK ile gerçek kazanç arasında mübayenetin resmi belge ve kayıtlarla ispatı gerektiğini, tarafların zarar görmemesi için kamu düzenine ilişkin bu davada delillerin noksansız celp edilip özenle değerlendirilmesi gerektiğini, prime esas kazancın diğer davalı tarafından bildirilmemesinde müvekkili Kurumun kusuru olmadığını, bu sebeple yargılama giderlerinden sorumlu olmayacaklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın kabulüne, davacının 21.12.2007 – 29.02.2008 tarihleri arası 184.18 TL, 01.03.2008 – 31.08.2008 tarihleri arası 543,78 TL, 01.09.2008 – 28.02.2009 tarihleri arası 561,59 TL, 01.03.2009-31.08.2009 tarihleri arası 603,87 TL, 01.09.2008 – 28.02.2010 tarihleri arası 631,91 TL, 01.03.2010 – 31.08.2010 tarihleri arası 656,08 TL, 01.09.2010 – 28.02.2011 tarihleri arası 667,07 TL, 01.03.2011 – 31.08.2011 tarihleri arası 620,61 TL, 01.09.2011-29.02.2012 tarihleri arası 642,48 TL, 01.03.2012-31.08.2012 tarihleri arası 798,92 TL, 01.09.2012-21.12.2012 tarihleri arası 569,99 TL olmak üzere toplam 6.480,47 TL prime esas kazancın eksik bildirildiğinin tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı, … ile feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı … Belediyesi Başkanlığı vekili, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın Adana İl Özel İdaresinde görev yapmış olduğu döneme ilişkin olduğunu, müvekkili tarafından mahkeme hükmü nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmasının söz konusu olamayacağını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, husumetin müvekkili belediyeye yönetilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunmuş, mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı … Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığı vekili, mahkemece müvekkili kurumun davalı taraf olmaktan çıkarıldığını, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müvekkili kuruma hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili kurum lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini savunmuş, Mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Feri müdahil SGK vekili kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tespiti istenen dönemin üzerinden uzun zaman geçtiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, savunmuş, Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının il özel idaresinde çalıştığı dönemdeki bir takım alacakları için Adana 2. İş mahkemesinin 2012/1010 esas sayılı davasını açtığı, 2013/554 karar sayısı ile verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği ve alacakların icra dosyasına göre ağustos 2014 de tahsil edildiği, bu arada davacının devir tasfiye komisyonunun kararı ile Büyükşehir belediyesine devredildiği ve 30.03.2014 tarihine kadar Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çalıştığı, bu sebeple daha sonra tahsil edilen işçilik alacaklarına ilişkin prime esas tutarının fesih tarihindeki maaşına dahil edilmesi gerektiği, ayrıca mahkemece Adana valiliğinin hmk 124 gereğince taraf olmaktan çıkarıldığı belirtilmesine rağmen 124/4 son cümle gereğince bu davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve lehine yargılama giderine hükmedilmemesinin de hatalı olduğu fakat bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediği, 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak anılan gerekçelerle davanın kabulü ile; davacının, davalı … Belediyesi iş yerinde 2014 yılı Mart ayında aylık 30 günlük süreye ilişkin sigorta primine esas aylık kazancının usuli kazanılmış hak gözetilerek 6.480,47 TL olduğunun tespitine, prime esas kazancının belirtilen şekilde düzeltilmesi gerektiğinin tespitine, şeklinde karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı , feri müdahil Kurum vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, kararın … Yatırım İzleme Kordinasyon Başkanlığı lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı … Belediyesi Başkanlığı vekili, istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

3. Feri Müdahil Kurum vekili, istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2-Davanın Yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun “Prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77 inci maddesinin 1inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanunun “Prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin birinci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9 uncu maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 ve 80 inci maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun; 288 inci maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289 uncu maddesinde, 288 inci madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292 nci maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 200 ve 202 inci maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur.

Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10 – 480 E., 2010/523 K., 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 E., 2010/524 K., 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 E., 2010/525 K., 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 E., 2011/649 K., 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 E., 2013/850 K., sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurulları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun’a uygun olup, davacı vekili ile davalı … Belediyesi Başkanlığı ve Kurum vekilleri tarafından ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.