Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/10854 E. 2022/14756 K. 23.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10854
KARAR NO : 2022/14756
KARAR TARİHİ : 23.11.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
No :

Dava, iptal edilen sigortalılık sürelerinin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf isteminin kabulü ile davanın reddine dair karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkillerinin 2002 ve 2003 yıllarına ait bir kısım çalışma ve hizmet sürelerinin davalı Kurumca iptal edildiğini, oysa ceza yargılaması sonucu, ayrı ayrı beraatlerine karar verildiğini ve ilgili kararın kesinleştiğini, kesinleşmiş yargı kararına rağmen çalışma ve hizmet sürelerinin düzeltilmemiş olduğunu, başvurunun reddedildiğini beyan ederek müvekkillerinin 2002 ve 2003 yıllarında yasaya ve usule aykırı şekilde iptal edilen, kesinleşmiş yargı kararına rağmen düzeltilmeyen sigorta hizmet ve çalışma sürelerinin düzeltilmesini ve geçerli sayılmasını talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davacıların Boğazköy küçük sanayi sitesi inşaatı iş yerine ait yasal kayıt belgelerinin kurum müfettişi incelemesi sonucu davacıların fiilen çalışmadıkları halde sigortalı olarak kuruma bildirdikleri, bu şekilde kurumu dolandırarak zarara uğrattıklarının tespit edildiğini, kurum tarafından yapılan işlemlerin yasaya uygun olduğunu beyan ederek açılmış olan davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince “davanın kabulü ile;
1-Davacının iptal edilen 26/04/2002-2003 yılı 1, 2, 3 ve 4. aylarına ilişkin sürelerinin 1479 sayılı Yasa (BağKur) sigortalısı olarak tespitine,” karar verilmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
“…Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında; davacının, …. Tic. Koll. Şti.nin şirket ortağı olması ve 10/01/1990-30/11/2008 döneminde ikamet amaçlı binaların inşaatı alanında mükellefiyet kaydının bulunması karşısında, ortağı olduğu şirketten bildirilen 2002-2003 yıllarına ait sigortalılık bildirimlerini iptal eden Kurum işleminin yerinde olduğu anlaşılmakla…” gerekçesiyle yerel mahkeme kararı kaldırılarak, “1-Davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulü’ne,
2-Yozgat İş Mahkemesinin 18/11/2021 gün ve 2021/31 Esas 2021/526 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yerine,
3-Davanın reddine,” şeklinde karar verilmiştir.
V-TEMYİZ NEDENLERİ:
Davacı vekili, hükmün gerekçesinde çelişkiler olduğunu, eksik incelemeye dayalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ
Dosya kapsamı incelendiğinde, davacının 2002 ve 2003 yıllarında yasaya ve usule aykırı şekilde iptal edilen 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık sürelerinin geçerli olduğunun tespiti için açmış olduğu işbu davada, mahkemece verilen kabul kararının, bölge adliye mahkemesince, davacının ilgili kollektif şirketin ortağı olması ve kendi adına 10/01/1990-30/11/2008 tarihleri arasında mükellefiyet kaydının bulunması nedeniyle ortağı olduğu şirketten bildirilen sigortalılık süresinin iptaline ilişkin kurum işleminin yerinde olduğu belirtilerek yerel mahkeme kararı kaldırılıp davanın reddine dair karar verilmiş ise de, söz konusu kararın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmıştır.
Öncelikle, davacının ortağı olduğu iddia edilen …. Tic. Koll. Şti’ndeki ortaklık kayıtlarının dosya kapsamına alınmadığı anlaşılmakla, söz konusu kayıtlar getirtilerek, davacının bu şirketteki ortaklık süreleri netleştirilip, şirketin faaliyet durumu da araştırılarak, 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılık statüsünün değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davacının yukarıda belirtilen hususlar nazarında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun anlaşılması durumunda, dava konusu dönemdeki bildirimlerin 506 sayılı Yasa kapsamında bildirilip denetim raporuyla 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğu ve 506 sayılı Yasa kapsamında olamayacağı belirtilmekle birlikte davacının 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığı hakkında da bir belirleme yapılmadığı dikkate alınarak, mahkemece, davacının ilgili döneme ilişkin hangi sigortalılık statüsünde olduğunun tespiti yönünde beyanı alınarak dava konusu belirlenmeli, talebin 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılık tespitine yönelik olduğunun anlaşılması durumunda, ilgili şirket kayıtları ikmal edilerek davalı Kurum işlemi ile ilk derece mahkemesi tespitleri irdelenip, davacı talebi nazarında karar verilmesi gerekmektedir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.