YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10859
KARAR NO : 2022/14575
KARAR TARİHİ : 21.11.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İlk Derece
Mahkemesi : … 27. İş Mahkemesi
Dava, sigortalılık sürelerinin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ve kesilen emekli maaşının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkindir
İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı, dava dışı … EI. Nak. İnş. unvanlı işyerinde geçen 17.02.2012-31.12.2012 tarihleri arasındaki hizmetlerinin iptaline ilişkin işleminin iptaline, Kurum tarafından kesilen aylıkların kesildiği tarihlerden itibaren yasal faiz ile birlikte davalıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil …, şirket ortağı olduğuna dair ticaret sicil gazetesi örneği sunduğunu, davaya katılma kararı verilmesini, verilecek kararın kendisini de etkileyeceğini beyan etmiş, 24/09/2019 tarihli celsede yargılama sonucundan etkilenme ihtimaline binaen katılma talebinde bulunan Yasemin Tiryakinin davalı taraf yanında feri müdahil olarak davaya katılmasına karar verilmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, “davacının 17.02.2012-31.12.2012 tarihleri arası 01.1198325.006 sicil sayılı dava dışı … Elk. Nak. Hafr. İnş. Kim.ve Kim. İml. As .Mak. Tah. San. Tic. Ltd. Şti.’ne ait işyerinden bildirilen hizmetlerin fiili çalışmaya dayanmaması, davalı Kurumun … Elk. Nak. Hafr. İnş. Kim.ve Kim. İml. As .Mak. Tah. San. Tic. Ltd. Şti.’ne ait 01.1198325.006 sicil sayılı işyerinden bildirilen hizmetlerinin resen hizmet iptali işleminin iptali edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenledir ki; 31.12.2012 tahsis talep tarihi itibari ile, 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığına müstehak olmadığı için davacıya yaşlılık aylığı bağlanması ve kesilen aylıkların da davacıya ödenmesinin mümkün olmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi, “iptale ilişkin rapor içeriği ve ekindeki belgeler, rapora da konu olan ceza dosyası ve yargılama sırasında dinlenen tanık …’nin beyanları karşısında davacı gibi çalışması iptal edilmiş tanıklar ile davacının hizmetinin bildirildiği şirket ortağı …’nın beyanlarına ve davacı tarafından ibraz edilmiş fatura ve sair evraka itibar edilemeyeceği kanaatine varılmakla davacının iptal edilen hizmetlerinin fiili çalışmaya dayanmadığı ve iptal edilen sigortalılık süresi gözetildiğinde de tahsis talep tarihi itibariyle aylık şartlarını taşımadığı anlaşıldığından sonuç itibariyle davanın reddine dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, davacının imzasının bulunduğu belge, fatura ve sözleşmelerin davacının dava dışı firmada fiilen çalıştığını açıkça ortaya koyduğunu, işyeri sahibinin fatura düzenlemek suçundan ceza almış olmasının ve işyerinde sahte fatura düzenlediğine ilişkin vergi tekniği raporu olmasının yapılacak tespite bir etkisi bulunmadığını, bir işyerinde onlarca iş yapılmakta olup bu işlere karşılık fatura kesildiği, davacının çalıştığı işyerinde de belirtilen şekilde işler yapıldığı, işyerindeki faturaların sahteliğinden bahsedilmişse de davacının yaptığı işlerden dolayı bir sahtelik olup olmadığı hususunun belirlenmediğini, işyerinde yapılan birçok işten bazısı hakkında faturaların sahteliği söz konusuysa da bu husus işyerinde başkaca iş yapılmadığı yani işyerinde fiili çalışma olmadığı anlamına gelmeyeceğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
Dosya kapsamından, kurum denetmen raporları doğrultusunda kurumda 1198325 sicil sayılı dosyada işlem gören … Elk. Nak. Hafr. İnş. Kim.ve Kim. İml. As. Mak. Tah. San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinin sahte işyeri olduğu ve davacının bu işyerinde geçen 17.02.2012–31.12.2012 tarihleri arasındaki çalışmasının fiili bir çalışmaya dayanmadığı gerekçesine dayalı bildirimlerin iptal edildiği, Kurumca 1260 gün şartının oluşmaması sebebi ile 506 sayılı kanunun geçici 81/B-A maddesine göre bağlanan yaşlılık aylığının baştan itibaren iptal edilerek borç çıkarıldığı, Mahkemece davacının hizmetlerinin fiili çalışmaya dayanmadığı kabul edilerek hüküm kurulduğu, ancak verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, Mahkemece;
1- Öncelikle ihtilaf konusu dönem yönünden davacının çalışmalarının nerede geçtiği, ne kadar süre ile hangi işlerin yapıldığı, sözleşmeler uyarınca kimlerle birlikte çalışılarak sözleşmelerin ifa edildiği hususu davacıya açıklattırılmalı,
2- Davacı tarafından dava dışı şirkete ait bir takım sözleşmeler, geçici kabul tutanakları, hak ediş belgeleri sunulması karşısında, davacının imzaların kendisine ait olduğunu iddia ettiği belgelerin aslı üzerinde imza incelemesi yaptırılmalı,
3- Şirketin taraf olduğu iddia edilen sözleşmelere konu işlerin nerede ifa edildiği tespit edilerek hizmet alımına ilişkin ihale evrakı ve iş yapım sözleşmeleri temin edilmeli, sözleşmelerin gerçek olup olmadığı belirlenmeli.
3- İşyerinin kapastitesini belirlemeye yönelik olarak şirket adına elektrik, su, telefon abonelikleri olup olmadığı tespit edilerek bu kapsamda işyerlerinin faal olup olmadığı belirlenmeli,
4- Dava dışı şirket adına tescilli işyerlerine ait bordrolar getirtilerek hizmetleri iptal edilmeyen bordrolu çalışanlar belirlenerek tanık sıfatıyla dinlenmeli, davacının çalışmalarının geçtiği merkez ve şube işyerlerine komşu işyerleri sahipleri ile çalışanları Sosyal Güvenlik Kurumu, Vergi Dairesi, Emniyet, Belediye, Ticaret Odası aracılığıyla tespit edilerek bu kişilerin bilgi ve görgülerine başvurulmalı, dinlenen tanıkların hizmet cetvelleri celp edilmeli, tanık beyanları arasında çelişki bulunması halinde giderilmeli, böylece uyuşmazlık konusu husus hiçbir kuşku ve duraksamaya yer verilmeyecek biçimde çözümlenip hasıl olacak sonuca göre tahsis şartları irdelenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. Maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.