YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10893
KARAR NO : 2022/14355
KARAR TARİHİ : 16.11.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :
Dava, davacının iptal edilen sürede 2926 sayılı Yasa kapsamında (5510 sy. 4/1-b) sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının … sicil numaralı ve 01.09.1997 sigorta tescil tarih ile yapmış olduğu daimi tarımsal faaliyet sebebiyle tarım sigortalılığı kapsamında bir çiftçi olduğunu, bu faaliyetinin 12/06/2014 tarihine kadar kesintisiz bir şekilde devam ettiğini, davacının biriken pirim borcunu 21/07/2008 tarihinde çıkan af yasasıyla ödedikten sonra Kuruma sonraki primlerini düzenli olarak ödediğini, ancak davacının yaptığı başvuru üzerine ekmekli olmayı beklerken sigortalılığının geçmişe yönelik olarak iptal edildiğini, iptalin usule, yasaya ve aynı zaman da istikrar kazanan Yargıtay uygulamalarına aykırı olduğunu, davacının bu faaliyetinden ötürü Tepe – Yenice köyünde tarlaları kiralamak suretiyle pamuk, mısır ve buğday gibi ürünler ektiğini ve bunları fabrikalara sattığını, ancak davalı Kurumun davacının bir takım kayıtlarının olmadığından bahisle sigortalılığını iptal ederek tarım sigortalılığının büyük bir kısmını yok saydığını belirterek davacının 01/01/2002 – 12/06/2014 tarihleri arasında sigortalılığın tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Bismil … Başkanlığı kayıtlarında yapılan inceleme ile davacının üyelik kaydına ilişkin yönetim kurulu kararı bulunmaması, şahsi dosyası olmaması ve noter onaylı üye kayıt defterinde kayıtlı üyelerin kayıt tarihlerinin olmaması nedeni ile üye kaydının müteselsil olup olmadığının tespit edilememesinden dolayı davacının bir kısım sigortalılık süresinin iptal edildiğini ve yapılan işlemlerin yerinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kabulü ile davacının 01.01.2002-12.06.2014 tarihleri arasında Tarım Bağkur Sigortalısı olduğunun tespitine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle;, kurum işleminde hukuka aykırı bir durumun söz konusu olmadığını, eksik araştırma yapıldığını bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
Bölge Adliye Mahkemesince, Davalı Kurum vekilinin, Bismil 1. Asliye Hukuk (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi’nin 2020/46 Esas, 2021/543 Karar sayılı ilamına yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının tarım … sigortalısı olarak ilk tescilinin 01.09.1997 tarihi olduğu, davacı tarafından 21.07.2008 tarihinde toplu prim ödemesi yapıldığı, ardından düzenli olarak prim ödemelerini yatırdığı, en son prim ödemesinin 12.06.2014 tarihli olduğu, 1997, 1999 ve 2001 yıllarında ürün satışından kaynaklı prim tevkifatlarının bulunduğu, 16 yıl 9 ay 2 günlük hizmeti Kurum tarafından kabul edilmiş iken Kurum denetmeni tarafından yapılan inceleme sonucunda … kayıtlarının usulsüz olması dolayısıyla davacının bir kısım hizmetlerinin iptal edildiği, denetmen raporunda davacının meslek odası üye kayıt defterinde şahsa ait kaydın bulunmasına rağmen üye kayıt tarihi ile ilgili yönetim kurulu kararının bulunmaması, kişiye ait üyelik özlük dosyasının olmaması, üye kayıt defterinde üye kayıt tarihlerinin bulunmaması ve üye kayıt defterinde boş satırların bulunması nedeniyle şahsın Bismil … Odasındaki üyelik başlangıç ve üyelik terk tarihleri ile ilgili olarak herhangi bir tespitin yapılamadığının belirtildiği, davacının 01.09.1997 tarihli … giriş belgesinin mevcut olduğu, aralarında muhtar ve azaların da bulunduğu tanıkların, davacının icar yoluyla tarım yaptığını, kendisine ait traktörü ve tarım aletlerinin bulunduğunu beyan ettikleri, … yazı cevabına göre davacının 12.04.1997 – 02.06.2014 tarihleri arasında üye kaydının bulunduğu, davacının 2003, 2004, 2010, 2011 ve 2013 yıllarına ilişkin Çiftçi Kayıt Sisteminde kaydının bulunduğu, bu kayıtlara göre ürün yetiştirdiği tarım arazilerinin kiralanarak kullanıldığı, kolluk tarafından davacının 2002-2014 yılları arasında çiftçilik yaptığı, çiftçilik yaptığı tarlaları kiralamak suretiyle kullandığı, kendisine ait traktör ve aletleri kullandığı hususlarının tespit edildiği, davacı vekili tarafından 2004, 2005, 2009 yıllarına ilişkin özel şirketlere yapılan mal satışına ilişkin bir kısım makbuzların dosyaya sunulduğu anlaşılmaktadır.
6552 sayılı Yasanın 58. maddesi ile 5510 sayılı Yasaya eklenen Geçici 54. madde “Mülga 4355 sayılı … Kanunu, mülga 5373 sayılı … ve … Birlikleri Kanunu ve mülga 507 sayılı … Kanununa göre; esnaf ve sanatkâr siciline veya odasına ya da her ikisine birden kayıtları bulunmakla birlikte üye kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi üzerine, Kuruma kayıt ve tescili yapılmakla birlikte, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılık süreleri geçersiz sayılarak iptal edilen sigortalılardan 22.03.1985 tarihinden sonraki sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31.12.2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartıyla 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılır…” hükmünü içermekte olup anılan yasal düzenlemeyle getirilen lehe uygulamanın, sahte sigortalılıkta uygulanması mümkün değil ise de; Mahkemece öncelikle sigortalının anılan yasal düzenlemeden yararlandırılıp yararlandırılmayacağı yararlandırma hususunun kurumun kabulünde olup olmadığı konusunda davacıya verilecek mehille kuruma başvuru sağlanmalı ve varılacak sonuca göre değerlendirme yapılmalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Gaziaantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.