Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/11035 E. 2022/12951 K. 24.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11035
KARAR NO : 2022/12951
KARAR TARİHİ : 24.10.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
No :

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalılardan Kurum vekili ve … tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde 01.03.1985 tarihinde çalışmaya başladığını, çalıştığı süreçte 01.06.2004- 30.10.2013 tarihleri arasında bildiriminin yapılmadığını belirterek ,davacının 01.06.2004- 30.10.2013 tarihleri arasında davalı nezdinde çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II- CEVAP
Fer’i Müdahil SGK vekili, davada hak düşürücü sürenin dolduğunu, davalının 2015/9. aydan itibaren sigorta bildirimi yapılmadığını, davacının ilgili dönemde hizmeti görünmediğini, davanın kamu düzenine ilişkin olup her türlü araştırmanın re’sen yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı …, davacının hiçbir dönem çalışanı olmadığını, davacı vekili ile aralarında husumet bulunduğunu, söz konusu restaurantı yeğeninin işlettiğini, kendisinin işletme ruhsatı bulunduğunu ancak işleten olmadığını, davalıyı tanımadığını, sorumluluğun işyerini işleten kişiye ait olduğunu, hatta yeğeni olan bu kişi tarafından pek çok soruşturmaya maruz kaldığını, ayrıca restaurant olan bina için yıkım kararı bulunmakta olup bu karar sonrası işletmenin boşaltıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
“Davanın kabulüne;
… T.C. kimlik numaralı, … sigorta sicil numaralı …’ın … sicil sayılı davalı … isimli iş yerinde;
01/06/2004-30/10/2013 tarihleri arası hizmet akdi ile çalıştığının tespitine” karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“Davalı ve Fer’i Müdahil Kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı Kurum vekili, dinlenen tanıkların vasıflarının bu dava için uygun olmadığı, davanın ispatlanamadığı, eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiği, davalı …, işyerinin resmiyette kendi adına görünmesine rağmen işyerini yeğeni …’ün işlettiği, emekli olup zor geçindiği, işyeri açmasının mümkün olmadığı, vekaletname ve resmi evraklardan durumun anlaşılabileceği, davacıyı çalıştırmadığı gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Tanık beyanları değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren, işçi ve işyeriyle ilişkileri düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça bordrolu, komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar da dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Mahkemece her ne kadar tanık anlatımları hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmişse de verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Dinlenen tanıklar uyuşmazlığa konu dönemlerde davalı işyerinde çalışan bordro tanıkları olmayıp, çalışmayı bilebilecek durumda olan komşu işyeri çalışanı da değillerdir. Uyuşmazlık konusu dönemde ise 2008/3. aya kadar işyerinde tek bordrolu tanık davacının kardeşi …’dır.
Mahkemece resen araştırma ilkesi gereğince, davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan komşu işyeri sahipleri ve bordrolu çalışanları tespit edilip tanık olarak beyanları alınmalı, davalı işyerinden davacının şahsi sicil dosyası istenmeli, ücret bordroları, puantaj kayıtları varsa görev çizelgeleri getirtilmeli, ayrıca işyeri lokanta olduğundan bildirimi zorunlu hususlarda araştırma yapılarak kolluğa yapılan çalışan bildirimleri incelenmeli, sağlık müdürlüğünden portör muayene kayıtları getirtilmeli, varsa lokantaya mal getiren kişiler tespit edilip beyanlarına başvurulmalı, elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılardan Kurum vekili ve …’ün bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.