Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/11067 E. 2023/64 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11067
KARAR NO : 2023/64
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/220 E., 2022/1014 K.
DAVA TARİHİ : 27.02.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 33. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/61 E., 2020/192 K.

Taraflar arasındaki yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve aylıkların faizi ile ödenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 06.09.2018 tarihli tahsis talebi doğrultusunda 01.10.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti ve ödenmeyen aylıkların faizi ile tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya topluluk sigortası prim borcu bulunduğunun 11.03.2019 tarihli yazı ile bildirildiğini, Kurum işlemlerinde hata bulunmadığını, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ilk tahsis talebinde bulunduğu 06.09.2018 tarihinde aylık bağlama koşullarının prim borcunun bulunması nedeniyle oluşmadığı, prim borcu ödendikten sonra davacının aylık almaya hak kazanacağı, koşulların sonradan tamamlanmasının ilk tahsis talebi tarihinde aylık almasına olanak sağlamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, yerel mahkeme kararının hakkaniyete ve adalete aykırı olduğu, davanın kabulüne karar verilmesini gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının prim borcu bulunduğu ve prim borcunun ödenmesi üzerine davacıya aylığın bağlandığı, aylık bağlanması için prim borcunun bulunmaması gerektiği, talebin reddine ilişkin mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davacıya yaşlılık aylığı bağlanmasına engel kabul edilen 2008/4-9 aylara ait topluluk sigortası primlerinin zamanaşımına uğradığını, bu primler haricinde de tahsis talep tarihinde yaşlılık aylığı koşulları bulunduğunu, prim borcu olduğuna dair kendisine tebliğ edilen 11.3.2019 tarihli bir yazı bulunmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya yaşlılık aylığı bağlanması ve faizi ile ödenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
19.3.1969 tarih ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 186 ncı maddesi ile avukatların topluluk sigortasına tabi olacakları belirtilmiş, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun Geçici 20 nci maddesi ile; barolar da; bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları, borsalar veya bunların teşkil ettikleri birlikler gibi kabul edilip, anılan Kanun kapsamı içinde değerlendirilmiş ve avukatlar 86 ncı madde gereğince zorunlu topluluk sigortasına tabi tutulmuşlardır. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olan 5510 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 186, 188 ve 191 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 86 ncı maddesi yürürlükten kaldırıldığından, topluluk sigortası uygulamaları da 1.10.2008 tarihinde sona ermiş, ancak, topluluk sigortasından yararlananlar açısından geçiş hükümleri getirilmiştir.

Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun mülga 86 ncı maddesinde, Kurum 2 nci ve 3 üncü maddelere göre sigortalı durumunda bulunmayanların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca onanacak genel şartlarla (iş kazalariyle meslek hastalıkları), (hastalık), (analık), (malullük, yaşlılık ve ölüm) sigortalarından birine, birkaçına veya hepsine toplu olarak tabi tutulmaları için, işverenlerle veya dernek, birlik, sendika ve başka teşekküllerle sözleşmeler yapabilir.(Ek fıkra: 29/07/2003 – 4958 S.K./40. md.) Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi, bu Kanun’un 78 inci maddesine göre belirlenen prime esas kazanç alt ve üst sınırı arasında olmak şartıyla kendilerinin belirleyeceği miktarın % 30’udur. Ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar ödenmeyen primler için bu tarihten başlanarak 80 inci madde hükmüne göre gecikme zammı uygulanır.(Ek fıkra: 29.07.2003 – 4958 S.K./40. md.) düzenlemesi bulunmaktadır.

3. Değerlendirme
Eldeki dosyada, davacının 06.09.2018 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, davalı Kurumun 506 sayılı Kanun topluluk sigortası prim borcu olduğundan bahisle aylık bağlama işlemlerinin gerçekleştirilemediğini bildirdiği, davacının 2008 yılı 4-9 aylar arasına ait prim borcunu 31.07.2019 tarihinde ödemesi üzerine 01.08.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.

15.09.1966 doğumlu davacının 01.03.1988 tarihli sigorta başlangıcına göre 06.09.2018 tahsis talep tarihinde 25 yıl sigortalılık süresi, 5375 gün prim ödeme gün sayısı ve 50 yaş koşullarını haiz olduğu, uyuşmazlığa konu 2008/4-9 aylara ait sigortalılık süresi dahil edilmeden de 506 sayılı Kanun Geçici 81/B-g maddesi kapsamında tahsis koşullarının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Tahsis talep tarihi itibariyle mevcut sigortalılık süresinin tahsise hükmedilmesine yeterli bulunması karşısında, primi ödenmemiş bulunan 2008/4-9 aylara ait sürenin 506 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesi kapsamındaki prim olup, bunların Kurumca tahsilinin her zaman mümkün bulunmasına göre, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz eden ilgiliye ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.