YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11071
KARAR NO : 2022/14280
KARAR TARİHİ : 16.11.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :
Dava, münhasıran davalı … nezdindeki sigortalılık süresi ve prim ödemelerine göre yaşlılık aylığı bağlanması ve alacak istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davalı T.C. … Bankası ve … Bankası A…. … ve Yardım Sandığı Vakfı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı ve davalılardan … vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi davacı ve davalı … vekili tarafından istenmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının … Bankasında çalışmaya başladığı 20.09.1982 tarihinden 4603 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi uyarınca 4046 sayılı Kanunun 22. maddesine göre … Genel Müdürlüğüne şef olarak atandığı 26.09.2002 tarihinde kadar T.C … Bankası ve … Bankası A…. … ve Yardım Sandığı vakfında çalıştığını, 2002-2020 yılları arasında da 5434 sayılı Yasaya göre sigortalı olarak çalıştıktan sonra … sandığı ve … nezdindeki hizmet süreleri birleştirilerek emekliye ayrıldığını ve kendisine 18.03.2020 tarihinden itibaren … (… Sandığı) … aylığı bağlandığını, her ne kadar davalı … tarafından 2829 Sayılı Yasa uyarınca hizmet birleştirmesi yapılarak … sandığı tarafından aylık bağlanmış ise de davacının … nezdinde geçen sigortalılık süresi ve prim gün sayısının doğrudan … Sandığı üzerinden emekliliğe yeter olduğunu, Kurum işleminin hatalı olduğunu, davacının … nezdinde sigortalı olduğu yaklaşık 20 yıllık süreye ilişkin prim borçlanmasının yok sayıldığını, … tarafından bağlanması gereken aylığa nazaran oldukça düşük bir aylıkla geçinmeye mecbur bırakıldığını, hizmet birleştirmesinin sigortalı aleyhine sonuç doğuracak şekilde uygulanmasının yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalılardan …’na 04.09.2020 tarihinde, diğer davalı Vakfa 24.08.2020 tarihli dilekçe ile başvuru yapılmış ise de davalı … tarafından cevap verilmediğini, … tarafından da olumsuz cevap verildiğini beyanla, davacının münhasıran T.C ……………… nezdindeki sigortalılık süresi ve ödemiş olduğu primleri karşılığında 18.03.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbiti ile 18.03.2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere davalı … tarafından yaşlılık aylığı bağlanmasını, her bir aylığın muaccel olduğu tarihten bağlanma tarihine kadar işleyecek mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; yargı yolu yanlışlığı nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, birebir aynı konuya ilişkin emsal dosyalarda davanın usulden reddine karar verildiğini, davada İdari yargının görevli olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını … Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının 20.09.1986 – 26.09.2002 tarihleri arasında toplam 19 yıl 3 ay 7 gün sosyal güvenlik yönünden müvekkili vakfa bağlı olarak çalıştığını, davacının vakfa bağlı çalıştığı sürede emekliliğe hak kazanmadığını, davacının iradesinin hizmet birleştirilmesi yönünde olduğunu, sonradan hizmet birleştirmesi istemediğini iddia edemeyeceğini, davacının müvekkili …’tan … olmak istediği yönünde bir başvurusu bulunmadığını, davacıya Vakıfça değil … tarafından aylık bağlanmasının yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, derdestlik, husumet, görev, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince ” Davacıya münhasıran T.C. ……………… kapsamındaki hizmetleri esas alınarak 01.04.2020 tarihinden itibaren bağlanacak yaşlılık ayığının 01.04.2020-03.09.2020 tarihleri arası tahakkuk eden aylıkların 03.09.2020 tarihinden itibaren, sonrasında tahakkuk eden aylıkların ise ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faiziyle davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, 5434 sayılı Yasa kapsamında bağlanan aylığın iptali istemi yönünden dava dilekçesinin yargı yolu yanlışlığı nedeniyle reddine, ” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
“…Dava dilekçesi incelendiğinde davacının talebinin davalı … tarafından yaşlılık aylığı bağlanması ve aylıklara faiz ödenmesi talebine ilişkin olduğu, davacının 5434 sayılı Kanun kapsamında bağlanan aylığın iptali talebi olmadığı, mahkemece taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak dava açılmayan konu hakkında yargı yolu yanlışlığı nedeni ile usulden reddine verilmesi hatalı olmuştur.
Taraf sıfatı taraflarca süreye ve davanın açılmasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği gibi taraflar ileri sürmemiş olsa bile mahkemece resen nazara alınmalıdır.
Davacı vekili, her ne kadar davalılar lehine vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuş ise de; davacının … tarafından yaşlılık aylığı bağlanmasını talep ettiği, 5434 sayılı Yasa kapsamında … aylığı bağlayan …’nın işbu dava yönünden dava açılmasına sebebiyet vermediği gibi aylıkların … tarafından bağlanacağından …’ya husumet yöneltilmesinin hatalı olduğu, … yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi ve lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davalı kurum yönünden yargı yolu yanlışlığı nedeni ile reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan, istinaf başvurusu kabul edilerek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve dosyada mevcut delillerin hüküm kurmak için yeterli olduğundan delil toplanmasına ve duruşma açılmasına gerek olmaksızın davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle yerel mahkeme kararı kaldırılarak, “1-Davalı T.C. ……………… Vakfının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2- Davacı ve Davalı … vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.3 maddesi gereğince kabulüne,
… 41. İş Mahkemesinin 2020/241 E., 2022/37 K., sayılı kararının kaldırılmasına,
3-a)Davanın … yönünden husumet yokluğundan reddine;
b)Davanın Türkiye ……………… yönünden kabulü ile;
c)Davacıya münhasıran T.C. ……………… ve Yardım Sandığı Vakfınca 01.04.2020 tarihinden itibaren … aylığı bağlanması ve bağlanacak yaşlılık aylıklarının hakediş tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiziyle davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,” şeklinde karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ NEDENLERİ:
Davacı vekili; davalı Kurumun 2829 sayılı Yasa kapsamında aylık bağlaması nedeniyle sorumlu olduğunu, aleyhe yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı … vekili, yetkisiz mahkemede dava açıldığını, eksik araştırma ve inceleme yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ
Dosya kapsamı incelendiğinde, davacının, münhasıran T.C. ……………… nezdindeki sigortalılık süresi ve ödemiş olduğu primleri karşılığında 18.03.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbiti ile 18.03.2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere davalı … tarafından yaşlılık aylığı bağlanmasını, her bir aylığın muaccel olduğu tarihten bağlanma tarihine kadar işleyecek mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile ödenmesini talep ettiği, davalı … vekili tarafından süresinde yetki itirazında bulunulduğu, yerel mahkemece bu husus değerlendirilmeksizin karar verildiği,davalı … vekili tarafından istinaf dilekçesinde belirtildiği halde, ilgili bölge adliye mahkemesince, yetki itirazı değerlendirilmeksizin, davalı … Başkanlığı yönünden husumet yokluğundan reddine, davalı … yönünden ise davanın kabulüne dair karar verildiği anlaşılmıştır.
HMK nın 355. Maddesi “(1) İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.” hükmüne amirdir.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 6. maddesinde, “İş mahkemelerinde açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir. (2) Davalı birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. (3) İş kazasından doğan tazminat davalarında, iş kazasının veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. (4) İş mahkemelerinin yetkilerine ilişkin olarak diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır. (5) Bu madde hükümlerine aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir.” 9. maddesinde de, “Bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümleri uygulanır.” düzenlemeleri bulunmaktadır.
Yukarıda belirtilen hususlar kapsamında somut olaya dönüldüğünde, bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararda, davalı … Başkanlığı yönünden husumet yokluğundan reddine, davalı … yönünden ise davanın kabulüne dair karar verilmiş ise de, süresinde yapılmış yetki itirazı değerlendirilmeksizin karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
O hâlde, davacı vekili ile davalı … vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.