YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11269
KARAR NO : 2022/13794
KARAR TARİHİ : 08.11.2022
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :
Davacı, 01.01.2013-07.09.2017 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalılığının tespiti, aksine Kurum işleminin iptali ve yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtilen gerekçelerle, davanın kabulüne, davacının 01.01.2013 -07.09.2017 tarihleri arasında sigorta primleri ödenen toplam 1687 günlük sigortalılık döneminin isteğe bağlı sigortalılık olarak kabulüne, aksine Kurum işleminin iptaline ve 01.10.2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı alabileceğinin tespitine karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada, mahkemece verilen karar, dairemizin Bozma ilamı ile; “…2926 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalılık koşullarını taşımadığı halde prim ödemesi olanların, isteğe bağlı sigortalı sayılması engeli yok ise de, ödeme tarihinden ileriye doğru kapsadığı süre kadar isteğe bağlı sigortalılık olarak değerlendirilmesi mümkündür. Mahkemece, davacının dava konusu edilen dönem için yaptığı prim ödemelerinin karşılık geldiği isteğe bağlı sigortalılık süresi davalı kurumdan sorularak tereddütsüz belirlenmeli, dava konusu dönemde davacının isteğe bağlı sigortalı sayılması halinde prim borcu olup olmadığı sorulmalı, bu yönde uyuşmazlık halinde bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, tahsis koşulları bu çerçevede ve yeniden incelendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi…” gereğine işaret edilerek araştırma yapılmak üzere bozulmuştur.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. …, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr……….., … Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 …, 1974, sayfa 395 vd.)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Eldeki davada ise, bozmaya uyulmuş ise de, bozma gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmakta olup, davacı bakımından yaptığı her bir prim ödemesine göre ve ileriye etkili olacak şekilde, her bir ödeme bakımından yapılacak irdeleme sonucunda isteğe bağlı sigortalılığının kabul edilebileceği gözetilerek, davalı Kurumdan bu yönde yapılacak araştırma ile isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin tespiti ve uyuşmazlık halinde her bir ödeme tarihine göre yine ileriye etkili olarak belirlenecek süreler kadar isteğe bağlı sigortalılık süresinin tespit edilmesi ile sonucuna göre tahsis şartlarının irdelenmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.