YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11364
KARAR NO : 2023/1696
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/895 E., 2022/1534 K.
…
KARAR : Direnme
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/487 E., 2019/79 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sigorta başlangıcı tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, … ve …’a ait … Ticaret isimli radyo imalatı işyerinde 01.10.1983 tarihinde işe girdiğini ve bir süre işçi olarak çalışmasına rağmen bu hizmetlerinin SGK tarafından tescil edilmediğini, davacının işe giriş bildirgesinin bulunduğunu, kurumun sigortalama ve teftiş görevini ihmal ettiğini, işverenin prim ödememesi ve/veya davalı kurumun prim tahsil etmemiş olmasının davacının sigortasız kalmasına neden olmaması gerektiğini, davacının çalışmalarının fiili ve gerçek olduğunu, davacının bu durumdan dolayı sosyal güvenliğinin sekteye uğradığını, davacının mağduriyetinin giderilmesi için … -…’a ait… Ticaret isimli radyo imalatı işyerinde 01.10.1983 tarihinde asgari ücret ile en az 1 gün çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve yersiz açılmış bir dava olup, reddinin gerektiğini, her ne kadar dava dilekçesindeki talep sigorta başlangıç tarihinin tespiti olarak belirtilmiş ise de davanın bir hizmet tespiti davası olduğunu, zamanaşımı/hakdüşümü itirazında bulunduklarını, davacının işbu davası ile talep ettiği dönem üzerinden 33 yılı aşkın zaman geçtiğini, davacının 1 günlük çalışmasının ispatı bakımından işe giriş bildirgesinden başka bir delil sunmadığını, fiili çalışmaya ilişkin başka yazılı bir delil sunulamadığı takdirde bu belgenin ispata yarar bir belge olmadığının açık olduğunu, ayrıca aradan 33 yıl geçtikten sonra davacının anılan işyerinde çalışıp çalışmadığını … sağlıklı tanıkların olmasının da mümkün olmadığını, davacı tarafom dava dilekçesinde dava dışı kim olduğu bildirilmeyen işyerinde 1 günlük bir süre için işçi olarak çalışmış olduğunu iddia ettiğini, ayrıca işbu davanın işverene ihbar edilmesini talep ettiklerini, işverene ihbar edilmesi halinde işverenin dosyaya sunacağı beyan ve delillerin incelenmesi gerektiğini, işbu davanın açılmasına davacı/diğer davalı neden olduğundan Mahkeme tarafından davanın kabulü cihetine gidilecek olursa davanın açılmasına sebebiyet vermemiş davalı taraf olan kurum aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.03.2019 tarihli ve 2018/487 Esas – 2019/79 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin … tarihli ve 2019/1046 Esas, 2020/1982 Karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine ancak HMK 355 maddesi gereğince kamu düzenine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereği kaldırılmasına, davanın kabulü ile; davacının …-… adına işlem gören 27179 sicil nolu işyerinde 01.10.1983 tarihinde asgari ücretle 1 gün sigortalı olarak çalıştığının tespitine, 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesi uyarınca sigorta başlangıç tarihinin davacının 18 yaşını ikmal ettiği 27.07.1988 olarak belirlenmesine, karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire bozma kararında; davacının çalışmalarının dava dışı 27179 sicil nolu … ,…-… ait işyerinde geçtiği tespit edildiğine göre, talep sonucu işverenlerinde hak alanını ilgilendirdiğinden HMK’nın 124 üncü maddesi dikkate alınmak suretiyle tespit edilen işverenlere husumet yöneltmesi için davacıya mehil verilmeli, dahil edilen işverenin göstereceği bütün deliller toplandıktan sonra, yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmesi ve SGK’nın fer’i müdahil sıfatıyla davada yer alması gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar Yüksek Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamında davanın yasal dayanağının 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi olup eldeki davada Sosyal Güvenlik Kurumu’nun fer’i müdahil sıfatıyla davada yer alması ve davanın kendilerine husumet yöneltilmeyen işverene HMK’nın 124 üncü maddesi gözetilerek yöneltilmesi eksiklikleri nedeniyle bozulmasına karar verilmişse de dava hizmet tespit davası olmayıp “sigorta başlangıç tarihinin tespitine” ilişkindir. Dairemizce de benimsenen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre eldeki davada, davadaki istemin niteliği gereği kurumun davalı sıfatında bulunması doğru olduğu gibi, sigortalı işe giriş bildirgesini düzenleyip kuruma veren işverene karşı davanın yöneltilmemiş olması eksiklik değildir. Dairemizce benimsenen yerleşik Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin içtihatları da aynı yöndedir. O halde davanın “sigorta başlangıç tarihinin tespitine” ilişkin olması karşısında Yüksek Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamındaki gerekçelerine katılınmamış ve davadaki taraf sıfatları korunarak dairemizin önceki kararı doğrultusunda Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamına direnilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili dilekçesinde özetle; hiçbir araştırma yapılmadan karar verildiğini belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcı tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesidir. Anılan Kanun’un 6 ncı maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…