Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/11396 E. 2022/13544 K. 02.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11396
KARAR NO : 2022/13544
KARAR TARİHİ : 02.11.2022

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma üzerine ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar …. ve ….Ltd.Şti. ve … A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar o okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, 11.08.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden kazalının hak sahiplerine bağlanan peşin sermaye değerli gelir ile fiili ödemelerden oluşan kurum zararının davalılardan rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davanın yasal dayanağı, olay tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanun olup kusurun belirlenmesinde, mahkemece, öncelikle trafik iş kazasının ne şekilde olduğu, cezadaki maddi olgu ve dosya içeriğindeki tüm deliller gözetilip, mevcut çelişki giderilerek belirlenmeli ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, kusur oran ve aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesine gidilmelidir.
Bu tür iş kazalarında kusurun belirlenmesinde, kabul edilen maddi olgular doğrultusunda; tarafların kusur oran ve aidiyetleri işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilerden alınacak bilirkişi raporu uyarınca saptanmalıdır. Kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığının ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının, 506 sayılı Kanun’un 26., 4857 sayılı Kanun’un 77., İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek belirlenmesi ile oluşa uygun kusur raporu alınması gerekir.
Bu tür iş kazalarında kusurun belirlenmesinde, kabul edilen maddi olgular doğrultusunda; tarafların kusur oran ve aidiyetleri işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilerden alınacak bilirkişi raporu uyarınca saptanmalıdır. Kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığının ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının, 506 sayılı Kanun’un 26., 4857 sayılı Kanun’un 77., İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek belirlenmesi ile oluşa uygun kusur raporu alınması gerekir.
Zararlandırıcı olay nedeniyle düzenlenen kurum denetmen raporunda cezadaki rapora atıf yapılarak davalı …’ın %100 kusurlu olduğu, kesinleşen ceza yargılamasında …’ın asli ve tek kusurlu olduğu, mahkemece bozma öncesi esas alınan bilirkişi raporunda asıl işveren şirketin % 20, alt işveren …’un %30, davalı sürücü …’ın %50 kusurlu olduğu; bozma sonrası alınan kusur raporunda asıl işveren şirketin % 20, alt işveren …’un %30, davalı sürücü …’ın %50 kusurlu olduğu ifade edilmekte olup, kusura ilişkin tüm bu tespitler incelendiğinde aracın servise uygın olup olmadığı yönünde yeterli araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece araç sahibi …’a müzekkere yazılarak aracın muayene ve bakımlarını yaptırıp yaptırmadığı, varsa belgeleri istenmeli araç muayenesini yapan ………. A.Ş.’den araç muayene kayıtlarının istenerek aracın servis işine uygun olup olmadığı belirlenmesine yönelik, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak yaklaşık 500 metre öncesinde durup yolcu indirdiği beyan edilmekle bu maddi olgu dikkate alınarak fren tertibatında herhangi bir eksiklik bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli, aracın servise uygun olması halinde kullanım hatasından kaynaklanan kazadan dolayı işvereninin kusurlu olmayacağı değerlendirilmek suretiyle, sürücünün ceza yargılamasında asli kusurlu olduğu dikkate alınarak, gerekirse yeni bir bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar …. ve ….Ltd. Şti. ve … A.Ş. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 02.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.