Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/11464 E. 2022/13740 K. 07.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11464
KARAR NO : 2022/13740
KARAR TARİHİ : 07.11.2022

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : …..

Dava, haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamından sonra yapılan yargılama sonucunda hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karar dairemizin 05.04.2021 günlü ilamıyla “Dava konusu mesken her ne kadar yeni bir yapı olmasa da konum olarak Şişli’nin mutena bir yerinde bulunmakta olup, …’un sosyal ve ekonomik olarak üst düzeyde olan bölgelerinden biridir.
Mahkemece davacının sosyal ve ekonomik durumu araştırılıp, Şişli ilçesi içerisindeki farklı mahallelerde fiyat olarak daha makul meskenler olabileceği gibi çevre ilçelerde de davacının ailesiyle birlikte haline münasip daha uygun fiyatlı evlerin olabileceği değerlendirilmeli, bu meyanda bilirkişilerden …’un ve Şişli ilçesinin değişik yer ve konumlarını irdeler şekilde rapor alınarak elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir” gerekçeleriyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gereği yerine getirilmeyerek, davacının Kağıthane gibi ilçelerde daha uygun bedelli bir evde oturmaya zorlanmasının anayasal hakkın ihlali niteliğinde olacağı kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı).
Mahkemece uyulan bozma ilamı gereği gerekli araştırma yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.