Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/11576 E. 2022/15978 K. 14.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11576
KARAR NO : 2022/15978
KARAR TARİHİ : 14.12.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
No :

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı ve feri müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil davacı … …’ın, 03.12.2009 tarihinde …………. Ltd. Şti.nde işe girdiğini, davacının davalı şirket çalışanı … ve arkadaşı … ile davalı şirketin işini yapmak üzere 04.12.2009 tarihinde … çatı kaplaması işini yapmaya gittiklerini, işverenin müvekkilinin sigortalı olduğunu …’ya bildirmediğini, müvekkilinin tanığı … ile …’ın aynı tarihte davalı işyerinde çalışmaya başladıklarını, Anadolu 27. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/146 E. sayılı dosyasındaki yargılama sonucunda olayın iş kazası olduğu ve işveren yetkililerinin de kusurlu olduğunun değerlendirildiğini, iş kazasının …’ya bildirilmediğini, … yetkililerinin de iş kazası olmadığı sonucuna ulaştıklarını, kazadan sonra, önce … Hastanesine, sonrada Kartal … gidildiğini, müvekkilinin geçirdiği iş kazası sonucu ağır yaralandığını, yaklaşık 1 yıl çalışamadığını, hastanede iken yanında çalıştığı işyerinden arkadaşı … ve işyeri ustabaşı …’un bulunduğunu, müvekkilini …’un yanlış yönlendirme yaparak iradesini sakatladığını, bu nedenle 02.12.2009 ile 04.12.2009 tarihi ile yeniden çalışmaya başladığı döneme kadar müvekkil davacının Arben yapı şirketinde çalıştığına ilişkin hizmetinin tespitinin yapılmasına karar verilmesini” dava ve talep etmiştir.
II- CEVAP:
Davalı … vekili; Davacı tarafın dilekçesinde …’ın 03.12.2009 tarihinde müvekkil şirkette işe başladığını iddia ettiğini, ancak davacının müvekkil şirketin çalışanı ve bağlantısı olmadığını, müvekkilinin o dönem iş faaliyetinin … olduğunu, bu yerdeki sundurma yükseltme işinin … isimli şahsa götürü usulde verildiğini, şirket uygulaması olarak götürü usulde verilen işlerde, iş verilen kişinin işyerinde sigortalı olarak işe başlatıldığını ve yanında çalıştırmak istediği kişileri de müvekkil şirketten bildirilmesinin istendiğini, bu bildirimin devamında müvekkil şirketin işçilerin sigortasını yaparak çalışması için … işçilerin isminin bildirildiğini, aksi takdirde işçilerin askeri bölgeye girmesinin ve çalışmasının mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının müvekkil şirket tarafından değil, götürü usulde iş yapan … tarafından işe alındığını, …’un müvekkil firmaya davacının işe alınışıyla ilgili herhangi bir bilgi verilmediğini, Kartal 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/146 E. numarasıyla görülen ceza davasında mahkeme tarafından sorulması üzerine …Müdürlüğünce verilen cevabi yazıda, ‘davacının giriş kapısındaki otomasyon programında kaydının olmadığı, araç ile giriş yapmış olduğu düşünüldüğünde şoför olarak araç giriş defterinde kaydının olmadığının’ belirtildiğini, ayrıca adı geçen müdürlüğün gönderdiği diğer yazılarda ‘taşeron tarafından bildirilmeyen işçilerin kışlada çalışmasına imkân bulunmadığının’ açık bir şekilde ifade edildiğini, davacının savcılık aşamasında verdiği ifadesinde ‘sanıklardan …’un kendisini ustabaşı olarak tanıttığını, kendisini işe alan kişinin … olduğunu, müvekkil firmanın yetkilisi olan ……’ı tanımadığını’ beyan ettiğini, davacının geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun da muallak olduğunu, 13. İş Mahkemesinin 2013/… E. numaralı dosya kapsamında bulunan ………… yazmış olduğu yazıda, “…’ın kimlik bilgilerinin incelendiğini, 01.12.2009 – 00.02.2010 tarihleri arasında hastaneye iş kazası olarak geldiğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığı, …’ın hastaneye başvurduğu sırada hastalığı ile ilgili bir ifade ve adli raporun bulunmadığının’ belirtildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Feri müdahil kurum vekili; Davacı tarafından hizmet akdine tabi olarak çalıştığını iddia ettiğini, işveren ve kanuni hasım olarak müvekkil … Başkanlığını davalı gösterilmek suretiyle hizmet tespiti davası açıldığını, davaya ve duruşmalara 6552 sayılı yasa hükümlerine göre Feri Müdahil sıfatı ile katılmak istediklerini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A- İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece Mahkemesi tarafından, “Davanın kabulü ile;
Davacının , davalı … sicil nolu işverenden 03/12/2009 – 04/12/2009 tarihlerinde 2 gün 23,10 TL kazanç üzerinden hizmeti olduğunun tespitine, ” karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı Feri Müdahil vekili; Yeterli inceleme yapılmadan hüküm kurulmuş bulunduğunu, hükme esas alınan 09.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda davacının tespiti mümkün çalışma süreleri olarak 2 gün tespit edilmiş ise de dikim evi askeri bir kurum olup giriş çıkışlar kayda alınan bir sisteme tabi olduğunu, Sıkı denetime rağmen birlik alanı içerisine girilmesi mümkün olmadığını, Dikim evinin mahkemeye göndermiş bulunduğu cevabi yazıda …. Ltd. Şti.nin dikim evinde çalışma yapmadığı, taşeron tarafından bildirilmeyen işçilerin kışlalarında çalışmasına imkan bulunmadığı, … isimli şahsa ait herhangi bir giriş çıkış kaydı veya çalıştığına dair belgenin bulunmadığını bildirir yazı karşısında, davacının çalıştığına dair kabulun isabetli olmadığını, davacının iddialarının ispatlanmadığını, davacının sosyal yardım fonlarından yardım alıp almadığı hususu da araştırılmadan hüküm kurulduğunu, zira davacının sosyal yardım fonlarından yardım alması herhangi bir çalışmasının olmadığının kanıtı olacağından ilgili Kaymakamlığa müzekkere yazılarak bu hususun araştırılması gerektiğini, istinaf incelemesi esnasında nazara alınacak res’en bozma sebepleri dolayısı ile istinaf başvurusunun kabulü ile kararın ortadan kaldırılmak sureti ile davanın reddine karar verilmesini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İlk derece mahkemesi kararına karşı … vekili; Yerel mahkemece eksik inceleme yapılarak hakkaniyete aykırı olacak şekilde karar verildiğini, dosyada dinlenen tanıklarının beyanlarına itibar edilmediği, sadece davacı tanıklarının beyanları dikkate alınarak hüküm kurulduğunu, davacı tarafça dinletilen tanıkların, davacının akrabaları olup, müvekkil işyerinde herhangi bir çalışması bulunmadığını, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereği, hizmet tespiti talebine ilişkin davalarda aynı işyeri veya komşu işyerlerindeki bordrolu çalışanların tanık olarak dinlenmesi gerektiğini, davacının, huzurdaki dosyada hizmetinin tespit edilmesini talep etmiş olup 04.12.2009 tarihinde … yolundaki …’ne çatı kaplaması yapma işine gittiğini iddia ettiğini, Fakat; bu iddiası gerçeğe aykırı olup dosyaya giren müzekkere cevaplarına gerekçeli kararda yer verildiğini,
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“… Anadolu 29. İş Mahkemesi’nin 22/10/2020 tarihli, 2017/242 Esas – 2020/513 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan feri müdahil kurum vekili ve davalı Arben Yapı Telekomünikasyon vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,” karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf gerekçeleri ile kararı temyiz etmişlerdir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, 5510 sayılı Kanun’un 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin … gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Eldeki davada; davacının çalıştığını iddia ettiği ………… müzekkere yazılmış ve ilgili cevaplar dosya arasına alınmış, davalı işveren yanından 19/11/2009-18/12/2009 tarihleri arasında bildirimleri bulunan tanık … ile 06/08/2009-25/08/2010 arasında bildirimleri bulunan tanık …’nin ve diğer tanıkların beyanları alınmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin kararı eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Mahkemece yapılacak iş; davacının hizmet tespitini talep ettiği dönem yönünden, davacının çalıştığı ve kaza geçirdiği işyerinin askeri kurum olması karşısında, davalı işverene ait bu iş ile ilgili tüm ihale evrakları getirtilmeli, çalışanların listesinin askeri birimlere verilip verilmediği araştırılmalı, verildi ise celb edilmeli, davacının geçirdiği iddia olunan kazaya ilişkin, kazanın gerçekleştiği askeri idare tarafından soruşturma yapılıp yapılmadığı, aleyhe beyanda bulunan tanık …’nin ifadesi ile birlikte varsa aynı dönemde çalışmış diğer bordro tanıklarının da ifadelerine başvurulmalı tanık anlatımları arasındaki çelişki giderilmeli ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.