Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/11602 E. 2022/16451 K. 21.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11602
KARAR NO : 2022/16451
KARAR TARİHİ : 21.12.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
No :

Dava, hizmet ve prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili; müvekkilinin 01/09/2000-15/01/2006 tarihleri arasında davalılardan … Tel. Hiz. İht. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait … sicil numaralı kömür maden işyerinde asgari ücretin iki katı ücretle usta kazmacı olarak çalıştığını, müvekkilinin çalışmalarının kesintisiz olmasına rağmen davalı işverence kesintili olarak ve giriş-çıkış yapılarak bildirildiğini ileri sürerek 01/09/2000-15/01/2006 tarihleri arasında mezkur işyerinde kesintisiz olarak asgari ücretin iki katı ücret karşılığında usta kazmacı olarak çalıştığının tespitine karar verilerek, açılan davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini mahkememizden talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalılardan … Tel. Hiz. İth. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına tasfiye memuru … cevap dilekçesinde; şirketin maden şirketi olması nedeniyle sigortasız işçi çalıştırmasının söz konusu olmadığını, davacının 2000-2006 yılları arasında sürekli çalıştığı yönündeki iddiasının doğru olmadığını, şirkette ve bulundukları yöredeki bütün yer altı işletmelerinin mevsimlik faaliyet gösterin işletmeler olduğunu ve yerüstü çalışanları dışında Eylül-Mart ayları arasındaki dönemde faaliyet gösterdiğini, çalışma şartlarının ağır olmasından dolayı işçilerin 1 veya 2 aylık kısa sürelerde çalıştırıldığını, ayrıca bölgede çok sayıda yer altı maden işletmesi bulunduğundan işçilerin sık sık işletme değiştirdiklerini, şirkete ait kayıtlar arasında davacının 08/10/2004-05/01/2005 tarihleri arasında şirkette çalıştığına dair davacının imzasını havi sigortalı işe giriş bildirgesi ile aylık puantaj çizelgesinin bulunduğunu ve mezkur belgelerin cevap dilekçesi ekinde sunulduğunu, işçilerin hakları bulunmadığı halde emeklilik için gerekli sigorta gün sayısını arttırabilmek için kendileri gibi daha önce aynı yöre ve işletmelerde çalışan akraba ve arkadaşları ile birbirine yalan yanlış şahitlik yaparak işletme sahiplerini töhmet altında bıraktıklarını, davacının 2000-2006 yılları arasında başka işletmelerde çalışmasının bulunup bulunmadığının SGK kayıtlarından tespit edilmesi gerektiğini talep ettiği görülmüştür.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının çalıştığını iddia ettiği tarihlerde bordro kaydının bulunmadığını, davacının tespitini talep ettiği döneme ilişkin olarak kurum kayıtlarının esas alınması gerektiğini, davacının … kaydının bulunup bulunmadığının ve askerlik şubesine yazılarak çalıştığı iddia edilen tarihler ile askerliğin çakışıp çakışmadığının araştırılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
1-Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile;
-36854048592 TC kimlik numaralı davacı …’nin 000274.059.05-05 sicil numaralı işveren nezdinde;
-03/10/2000-31/10/2000 tarihleri arasında 77 gün, günlük brüt 5.00 TL ücretle,
-01/01/2001-31/03/2001 tarihleri arasında 90 gün, günlük brüt 5.00 TL ücretle,
-24/12/2002-31/12/2002 tarihleri arasında 2 gün, günlük brüt 10.92 TL ücretle,
-01/01/2003-31/03/2003 tarihleri arasında 90 gün, günlük brüt 10.92 TL ücretle,
-01/09/2005-31/12/2005 tarihleri arasında 31 gün, günlük brüt 16.29 TL ücretle,
-01/01/2006-15/01/2006 tarihleri arasında 15 gün, günlük brüt 17.70 TL ücretle çalıştığının tespitine,
2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
Malkara Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin 10/09/2020 tarihli, 2015/243 Esas – 2020/150 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan feri müdahil kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
temyiz eden feri müdahil Kurum vekili kararın bozulmasını talep etmiştir.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1-Dosyadaki yazılara, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, feri Müdahil Kurum avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Sigorta primine esas kazanç (ücret) tutarının tespiti istemi yönünden mahkemece verilen karar hatalı değerlendirmeye dayalıdır.
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun “Prime Esas Ücretler” başlığını taşıyan 77. maddesinin 1. fıkrası ile 5510 sayılı Kanunun “Prime Esas Kazançlar” başlıklı 80. maddesinin 1. fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayıl Kanunun 86/9. maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77. ve 80. maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun; 288. maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde, senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289. maddesinde, 288. madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292. maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 200. ve 202. maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas – 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas – 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas – 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas – 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas – 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.

1-Eldeki davada; Mahkemenin prime esas kazanç yönünden, davacının 01/09/2005-31/12/2005 ve 01/01/2006-15/01/2006 tarihler arasında asgari ücret ile çalıştığının kabul edildiği, ancak 03/10/2000-31/12/2000 tarihleri arasındaki brüt asgari ücretin günlük 3,96 TL olmasına karşın 5,00 TL kabul edildiği, 01/01/2001-31/03/2001 tarihler arası brüt asgari ücretin günlük 4,665 TL olmasına karşın 5,00 TL kabul edildiği, 24/12/2002-31/12/2002 tarihler arası brüt asgari ücretin günlük 8.36 TL olmasına karşın 10,92 TL kabul edildiği, 01/01/2003-30/03/2003 tarihler arası brüt asgari ücretin günlük 10,2 TL olmasına karşın 10,92 TL kabul edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece asgari ücretin üzerinde belirlenen ücret dönemleri yönünden yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme, araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Bölge adliye Mahkemesi gerekçesinde de belirtildiği üzere, mahkemece 03/10/2000-31/12/2000 tarihleri arasında 77 gün çalışmanın tespitine karar verilmesi gerekirken 03/10/2000-31/10/2000 arası çalışmanın tespitine karar verilmesi hatalıdır.
O hâlde, feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.