YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1161
KARAR NO : 2023/2149
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2483 E., 2021/2279 K.
…
…
…
…
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 35. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/529 E., 2019/730 K.
Taraflar arasındaki sigortalının iş kazasında vefatı nedeniyle hak sahiplerinin manevi tazminat istemlerinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı … İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin oğlu sigortalı …’in 15.10.2016 tarihli iş kazasında vefat etmiş olması nedeniyle 150.000,00 TL’şer manevi tazminatın kaza tarihinden ticari avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffa işçinin dava dışı …,… adi ortaklığının işçisi olduğunu, aynı şekilde müteveffanın bindiği servisinde bu adi ortaklığa ait olduğunu, müvekkilinin iş kazasından dolayı herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunmuştur.
2.Davalı … Şirketi vekilince süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dosya kapsamında yer alan tanık beyanları müfettiş soruşturma raporu ceza dosyası ve içindeki deliller ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde müteveffanın davalı ortaklığın işçisi olduğu ancak mesai bitiminde dava dışı … himayesindeki … plakalı servis minibüsü ile yolcu olarak şantiye binasına dönerken aracın takla atması sonucu vefat ettiği müteveffanın işverenin talimatları doğrultusunda işverenlik tarafından kiralanmış bulunan araç ile şantiyeden iş çıkışı dinlenmeye giderken …,…Madeni Karayolu üzerinde tünel çıkışında aracın kayarak takla atması sonucu vefat ettiği olayın meydana gelmesinde yukarda alınan ve tespit edilen kusur oranlarına olayın oluş şekli ve dosya kapsamı itibari ile mahkememize katılmanın mümkün olmadığı olayın meydana gelmesinde müteveffanın işverenleri olan davalıların %50 dava dışı servis şöforünün %50 kusurlu olduğu kanaatine varılarak davacıların müteveffanın anne ve babası olduğu nazara alınarak genç yaşta evlatlarını kaybetmenin üzüntüsünü ve duydukları acıyı bir nebze olsun telafi etmek açısından duyduğu üzüntü ve elem derecesi, paranın alım gücü, ekonomik ve soysal durumlar kusur oranları göz önüne alındığında davacı anne ve baba lehlerine 50.000 TL’şer manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazla istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmaksızın karar verildiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, benzer davalarda hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, reddedilen miktar üzerinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen faizin hatalı olduğunu, her bir müvekkil için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tüm taleplerinin toplam olarak değerlendirilerek tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin ve yargılama giderlerinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı … Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; hem müteveffa hem de olayda kusurlu olan şoförün ihbar olunanın işçisi olduğunu, müvekkilinin olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müteveffanın ve idarenin kusurlarının dikkate alınmadığını, dosyada yer alan raporlar arasında çelişki olduğunu ve hükmedilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu savunmuştur.
3.Davalı … Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; hem müteveffa hem de olayda kusurlu olan şoförün ihbar olunanın işçisi olduğunu, müvekkilinin olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müteveffanın ve idarenin kusurlarının dikkate alınmadığını, dosyada yer alan raporlar arasında çelişki olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu ve daha sonra vermiş olduğu ek beyan dilekçesinde red vekalet ücretinin de hatalı olduğunu savunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, davalılar ile dava dışı …,… adi ortaklığı arasında asıl/alt işveren ilişkisi bulunduğu dolayısı ile davalıların dava dışı adi ortaklığın işçisinin kusurundan da sorumlu oldukları ve aleyhlerine manevi tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı inceleme raporundaki kusur tespit ile yargılama sırasında aldırılan kusur raporu arasında esasen bir çelişki bulunmadığı, davacının her iki raporda da kusurlu olmadığının tespit edildiği, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu iş kazasının oluş şekli, kaza tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının da somut olaya uygun olduğu, davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmemesinde ve hükmedilen yargılama giderlerinde de bir isabetsizliğin bulunmadığı, kaza tarihinden itibaren yasal faize de hükmedilmesinin yerinde olduğu, davalı … Şirketi vekillince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden iki haftalık yasal süre geçtikten çok sonra, 20.03.2020 tarihli dilekçe ile red vekalet ücretinin hatalı olduğu ileri sürülmüş olup, süresinde ileri sürülmeyen ve kamu düzeninden de olmayan bu istinaf sebebi de açıklanan nedenlerle yerinde görülmediği belirtilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin 1.fıkrasının b- 1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili ile davalılardan … İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur bilirkişi raporuna itirazlarının karşılanmadığını, hükmedilen manevi tazminatların emsal iş kazası olaylarında hükmedilen miktarlar gözetildiğinden az olduğunu, avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ret vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, her bir müvekkili açısından lehlerine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir iken tüm taleplerinin toplam olarak değerlendirilerek tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunun, yargılama giderlerine eksik hükmedildiğini, müvekkilin adli yardımdan yararlanmaya başlamasından önce dosyada bir çok yargılama gideri yapılmış olup bu giderler konusunda da mahkeme hatalı ve eksik karar verdiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı … İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin işveren sıfatı olmadığını, işin tamamına yakınını dava harici …,… Asi Ortaklığına verilmiş olmasına karşın şantiyede müvekkil şirket yetkililerince düzenli olarak denetimler yapıldığını ve eksik ve hatalı görülen hususlarda ihbar olunan şirketlerin uyarıldığını, nihai olarak müvekkil şirket üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ve müvekkil şirketten kaynaklanmayan sebeplerle dava konusu kazanın meydana geldiğini, sürücünün %100 kusurlu olduğu halde müvekkiline kusur verilmesinin hatalı olduğunu, Karayolları Genel Müdürlüğünün işaretleme yapmaması, sigortalının ise emniyet kemeri takmaması nedeniyle kusurlu olduklarının değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatların fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
C.A. Davalı … İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3.Dosya içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli kararında davacıların her biri lehine 50.000,00 TL’şer manevi tazminatın hüküm altına alındığı kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli kararında istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, hükmedilen manevi tazminatların ayrı ayrı karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
C.B. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigortalının vefatı nedeniyle anne ve babasının manevi tazminata hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 56 ve 417 inci maddeleri, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri, 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle manevi tazminat miktarlarının dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olarak belirlenmesine ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen karardaki gerekçelerin yerinde olmasına göre usul ve kanuna uygun olan karara yönelik davacılar vekilince ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı … İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2. Davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmün ONANMASINA,
3. Davalı … İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nden peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,
4. Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,
5.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…